Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 26 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Cem Akaş: Márquez ve mor gözü
Tarih: 18.05.2007 Saat: 07:43 Gönderen: karakutu

 

Márquez ve mor gözü Elli yaşında, sevimli bir delikanlı karşımızdaki; dayak yediğine üzülmüşe benzemiyor, demek ki ya hak etmiş, ya onur meselesi yüzünden bu hale düşmüş

Bu fotoğraf 1976 yılında, Sevgililer Günü'nde çekilmiş: Meksika'daki La Jornada gazetesinin 2007'de, Gabriel Garcia Márquez'in sekseninci doğumgününde yayımladığı, Güney Amerika'daki pek çok gazetenin de iktibas ettiği fotoğrafta ünlü yazar, gözündeki morluğa rağmen gülümseyerek bakıyor fotoğrafçı Rodrigo Moya'nın kamerasına.



Elli yaşında, sevimli bir delikanlı karşımızdaki; dayak yediğine üzülmüşe benzemiyor, demek ki ya hak etmiş, ya onur meselesi yüzünden bu hale düşmüş, ya da kavga ettiği adamın durumu daha da beter.

Son seçeneğin doğru olmadığı biliniyor, çünkü Márquez'in kavga ettiği adam, ünlü Perulu yazar Mario Vargas Llosa'ydı, kavganın mekânıysa Mexico City'de bir sinema salonu. And dağlarına çarpıp parçalanan bir uçaktan sağ çıkmayı başaran, sonra hayatta kalabilmek için kendi arkadaşlarını yemek zorunda kalan bir grup insanın hikâyesini anlatan 'Alive'ın prömiyerinde, Llosa Márquez'e doğru seğirtmiş, Márquez'in masumca kendisine sarılma girişimine yüz vermeyerek suratına yumruğu patlatmış ve her taraf kan içinde kalmıştı.

İkinci seçeneğin geçerli olduğunu düşünenler, bu fotoğrafın yayımlanmasına kadar çoğunluktaydı. Márquez'le Llosa arasında ciddi bir politik görüş ayrılığı ortaya çıkmıştı; Márquez solcuydu, Llosa'ysa sağa kaymaya başlamıştı (1990'da da serbest pazarı savunan bir cumhurbaşkanı adayı olacaktı. Arjantinli yazar Alberto Manguel, 'Tanrının Casusları' adlı derlemesinin önsözünde sözü Llosa'ya getiriyor ve bu 'kültürlü kalem efendisi'ne öyle bir sözel dayak atıyor ki, Márquez'in morarmış gözü onun yanında hafif abartılmış makyaj gibi kalıyor. Lafı dağıtmak pahasına, Manguel'in Llosa'yla alıp veremediği şu: Llosa 1995'te El Pais'te yayımlanan 'Ateşle Oynamak' başlıklı yazısında, Güney Amerika'nın darbeci askerlerini, yaptıkları katliamları ve işkenceleri mazur göstermiş, suçluların cezalandırılmasının 'harika bir şey' olacağını ama bunun mümkün olmadığını, çünkü suçluların yalnızca askerlerle sınırlı kalmadığını, toplumun bütün kesimlerinin suçu olduğunu söylemişti. Manguel, bunun nasıl aşağılık bir taktik olduğunu, bu önsözde lafını sakınmadan ortaya koyuyor. Zaten kitap da 'baskıya başkaldıran hikâyeler'den oluşuyor )

Fotoğrafı çeken ve bunca yıl hiçbir yerde yayımlanmasına izin vermeyen Moya ise, kavganın kadın meselesi yüzünden çıktığında ısrarlı, dolayısıyla da ilk seçeneğin doğru olma olasılığını güçlendiriyor. Moya'nın anlattığına göre o günlerde Llosa ve karısı kavgalıymış, oldukça zor günler geçiriyorlarmış, Márquez de kadını 'teselli etmiş'. Yumruklaştıkları geceden bu yana geçen otuz bir yıl içinde iki yazar birbirleriyle hiç konuşmamış.

Moya bu fotoğrafı kavgadan iki gün sonra çekmiş; aynı gün çektiği diğer fotoğraflarda Márquez'in bu kadar iyi görünmediğini, Meksika polisinden dayak yemiş bir hali olduğunu anlatıyor New York Times'daki söyleşisinde. "Çok titiz bir adamdı," diyor Márquez için, "yaşadığı farklı anların belgesinin olmasını isterdi. O gün de bir anda, mor gözlü bir fotoğrafı olmasını istediğine karar verdi."

Hikâyenin sonu tatlıya bağlanıyor: Dördüncü Uluslararası İspanyol Dili Kongresi bu yıl Kolombiya'da toplandı ve Yüz Yıllık Yalnızlık'ın 40. yıl özel basımı yapıldı; kitabın önsözünü Vargas Llosa yazdı ve düşman kardeşler barıştı. Norman Mailer'la Gore Vidal bile barıştıktan sonra...



Radikal
18/05/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Kitap Tenkidleri
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Kitap Tenkidleri:
Doğunun Limanları - Kitap Özeti


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Doğunun Limanları - Kitap Özeti
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
SEBEB-İ TELİF
'Merhamet' erdemine -hâlâ- inananlar, 'Earthlings'i ne yapıp edip izleyin!
Seçme Mısralar-3
Hüküm Giymiş Bir Kitap İçin Yazıt
Hangi kitaptan sinemaya uyarlanırdınız?
Kitaplar

"Márquez ve mor gözü" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke