Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 148 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Salih Tuna: Benim oyum Baykal'a ama bir şartla!
Tarih: 16.05.2007 Saat: 05:00 Gönderen: karakutu
 

Hayır, işi yokuşa sürmeyeceğim; Deniz Baykal darbelere, muhtıralara aslanlar gibi dirensin demiyorum. Şartım bu değil.



Bunca yılın Baykal'ından (iktidara geldiğinde) Türkiye'yi “muasır medeniyet seviyesine” nasıl çıkaracağını açık-seçik anlatmasını da istemiyorum. O kadar vicdansız değilim.

CHP'yi, Ali Topuz'lardan arındırmasını da şart koşmuyorum. Her şeyden önce bu, (vaktiyle “Muhtar bile olamaz!” dediği Başbakan'a) Bülent Arınç'ın uzaklaştırılmasını sipariş veren Ertuğrul Özkök'ün tarzıdır, benim değil.

Demem o ki; bir oy vereceğim diye, eşeğin (…) su kaçırıp, Baykal'dan olmayacak şeyler yapmasını bekleyemem.

Mesela, bürokratik ve ekonomik imtiyazlarına tehdit gördüğünde, demokrasi dışı her türlü alavere dalavereye başvuran elitokrasiye tavır alması gerekmiyor. Hatta, halkın dini duyarlıklarına karşı küstah ve nobran tutum sergileyen telmaşa laik Türk literatisinin akıllarına itibar etmesi de problem değil. Paşa gönlü bilir; sandık orada bekliyor nasılsa.

Lafı daha fazla koşturursak rezillik elverecek besbelli. Biz iyisi mi, zıplayalım bu berzahı da şartımıza gelelim:

Deniz Baykal, cumhuriyet mitinglerinde yükselen, “Ne ABD, ne AB, tam bağımsız Türkiye” sloganını (hiçbir şerh düşmeden, kıvırmadan; virgülüne dokunmadan) orijinaline sadık kalarak bir kez söylesin oyumu cebinde bilsin. Aha şuracığa yazıyorum; yegane şartım budur. Özde değil, sözde söylesin; sorun yaparsam namerdim. Yahu, yüksek volüme hiç gerek yok; tıslarcasına söylesin; yeter ki söylesin.

Kan ter içinde peşinden koştuğu Kemal Derviş'i milletvekili yapan, “AB fotoğrafında biz de olalım…” diyen Deniz Baykal, gövde gösterisine dönüştürdüğü İzmir mitinginde atılan söz konusu sloganı asla 'terennüm' edemez mi diyorsunuz? Daha bir sloganda birleşemedikten sonra, ben ne anladım o zaman, “Birleşin, birleşin…” muhabbetinden?

AB'nin gönüllü acentesi, yılmaz savunucusu Mehmet Ali Birand, “Ne ABD, ne AB, tam bağımsız Türkiye” sloganının yeri göğü inlettiği İzmir mitingine (“Uykudaki dev uyanıyor” diyerekten) öyle bir 'güzelleme' döşenmiş ki, sormayın gitsin! Vay ki, vay vay! Bu Birand, AB'ye 'takiyye' yapmış olmasın lan?

Mezkur sloganı tartışmıyorum burada, yanlış anlaşılmasın. Benim derdim sahtecilikle. Yani, kimse hak etmediği üzerinden ne cezalandırılsın, ne ödüllendirilsin!

Ey ıssız dağdaki yırtıcı kuşa rızık, Salih Tuna'ya yükseklik korkusu (uçaktan acayip tırsarım), yumurtaya can, Tuncay Özkan'a akıl veren Allah'ım; bu nasıl bir sahteciliktir?

“Anlaşılan siyasi çoğunluk devlet iktidarını ele geçirmek istiyor” diyebilen anayasa profesörü Erdoğan Teziç'in demokrasi anlayışı mı sahici? Yoksa, '27 Nisan süreci' dolayısıyla 'mağdur' durumuna düşürülen hükümetin mensubu olduğu için, kendisi de otomatikman aynı pozisyonda gözüken Cemil Çiçek'in mağduriyeti mi?

Kim sahteci, kim sahici? Bre medet; aklımız sıçrayacak! Kendilerine vehmedilenin üzerine yatanların sahteciliği nasıl anlaşılacak? Ve bu sahtecilik ne zaman bitecek?

Halkı istediği gibi yönlendirince 'halkçı' olan köşe yazarı insanları arasında galiba en sahicisi Bekir Coşkun. Hiç değilse, istemediğini iktidara taşıyan seçmene “göbeğini kaşıyan adam” diyecek kadar içinden geleni yazıyor.

Gelgelelim, onun da köşesinin adı hiç mi hiç 'sahici' değil. Doğruları söylediği için dokuz köyden kovulmuş da, “amiral gemisi” tesmiye edilen gazetenin üçüncü sayfasını “Onuncu köy” belleyerek bağdaş kurmuş. Halbuki, her köye ondan bir tane lazım!

Ne demekteydik? Evet, benim oyum Deniz Baykal'a ama, o sloganı söyleyecek, başka yolu yok! Valla 'sahici' olması da gerekmiyor. Bir kere söylesin yeter.



Yenişafak
16/05/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek

"Benim oyum Baykal'a ama bir şartla!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke