Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 138 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Baskın Oran: “Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık
Tarih: 11.05.2007 Saat: 04:34 Gönderen: karakutu
 

Bu önemli mitinglerin temalarını dikkatle incelemeliyiz ki gerekirse ders alalım, gerekirse verelim. Laiklik dışında iki tema daha vardı: “Anti-emperyalizm” ve ”Tam Bağımsızlık”. İkincisinden başlayalım.



Bağımsızlık, bir dış politika terimi. “Bir devletin başka bir devlet yönetimi ve denetimi altında olmaması” demek. 1920’lerde ve 1960-70’lerde de öne çıkmıştı. Ama bu seferki takvimini şaşırmış (anokronik). Çünkü, M. Kemal 1920’lerde “İstiklal-i Tam” derken, ekonominin önemine gönderme yapıyordu. Miting hocalarında ekonomi, özelleştirmeleri protestodan ibaret. 60 ve 70’lerde solcular “Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye” diyordu. Miting hocalarının çoğu demokrasiyi “Kemalist Ordu konuşacak!” diye anlıyor. Silahlı konuşursa silahsıza ne düşer?

Bu hocaların niye böyle konuştu? Çünkü hem dış politikayla hiç ilgisiz dallardan geliyorlar, hem de 1) Kavramın içeriğini bilmiyorlar; 2) Bugünün, 1920 ve 60-70’lerdeki dünya ve Türkiye’den 180 derece farklı olduğunu görmüyorlar. Anlatalım ve gösterelim.

Bağımsızlık yok, “Göreli Özerklik” var

Bağımsızlık, aslında “sınırlılık” demek. Nasıl bireyin özgürlüğü başkalarının özgürlüğüyle sınırlıysa, devletin bağımsızlığı da ötekilerin bağımsızlığıyla sınırlı. Üstelik, bağımsızlığı sınırlayan iki unsur daha var: 1) Devletler, daha avantajlı görüyorlarsa, kendi kendilerini imzalarıyla sınırlıyorlar (Bulgaristan’ın vs. AB’ye girmek istemesi); 2) Devletleri hem iç hem de dış dinamikler sınırlıyor (birazdan geleceğiz).

Yani, alınmayın ama devletin tam bağımsızlığı diye bir şey yok. Uluslararası ortamdan mutlak tecrit diye bir durum mümkün olmadıkça da olmayacak. Bakın, rakipsiz ABD bile kıtipiyoz Saddam Irakı’na saldırabilmek için nasıl tam 21 ülkenin askerine muhtaç oldu. Hatta, bağımsızlık da yok. Dahası, özerklik bile yok.

Peki, ne var? Literatürde “Devletin Göreli Özerkliği” denen şey var. Yani, ilke olarak içte de dışta da bağımlı olan devleti zaman zaman nispeten rahatlatıcı dönemler var. Bize bağımsızlık (hatta, tam bağımsızlık) diye öğretilmiş bu kavramı daha yakından tahlil edelim:

1) Devletin İç Göreli Özerkliği, o devletin ülkedeki sosyal sınıfların etkisinden kimi durumlarda nispeten sıyrılması demektir. a) Sınıflar tam oluşmadığında (Atatürk Türkiyesi); veya b) Dengede olduğunda (60 ve 70’ler) yaşanır. Ama konumuz bu değil.

2) Konumuz, Devletin Dış Göreli Özerkliği (bundan sonra: Özerklik). Bir devletin a) başka devletlerin; ve b) uluslararası sistemin (ittifaklar, vs.) sınırlayıcı etkisinden kimi durumlarda nispeten sıyrılması demektir. Bu, a ve b’nin geçici olarak etkisizleştiği dönemlerde görülür. 1929 Bunalımı ve Hitler-Mussolini çıkınca 1930’larda ve ABD-SSCB dengesi kurulunca 60 ve 70’lerde yaşandığı gibi. Biraz daha yakından bakalım da, miting konuşmalarının değerini ölçelim.

Göreli Özerkliğin de koşulları var

Bir devletin Özerklik’e sahip olması iki unsura bağlı: Uluslararası ortama (dış dinamik) ve ulusal ortama (iç dinamik).

1) Dış dinamik: Türkiye buna etki yapamaz. Çünkü devedişi gibi iki güçten oluşuyor: a) “Sermayenin yayılması” biçiminde tanımlanabilecek küreselleşme; b) Uluslararası siyasal sistem.

Birincisini alalım. Yılda 44 trilyon dolarlık dünya gayri safi üretiminin yüzde 20’sini ve dünya ticaretinin yüzde 70’ini gerçekleştiren çokuluslu şirketleri “Benim jeostratejik önemim var ama!”yla nasıl etkileyeceksiniz? Dünya para piyasalarında bir günde işlem gören 1,5 trilyon doların yüzde 90’ı spekülasyon amaçlı serseri mayın iken bunu hangi Merkez Bankası denetleyecek?

1909 yılında 371 tane olan NGO’lar bugün 25.000’in üstünde. Demek ki, soyadı asimilasyon olan Ulus-devlet “Ben içişlerime karıştırmam. Ben kendi insanıma istediğim muameleyi yaparım” dediği anda özerkliği daha da zorlaşıyor.

İkincisini alalım. Türkiye’nin (+Osmanlı, Bizans) velinimeti olan Kuvvet Dengesi bitti. 1930’ların ve 60-70’lerin Özerklik ortamı yokken, hangi Tam Bağımsızlık?

2) İç Dinamik: Özerklik’i güçlendirmek için yapılacak tek şey, bunu düzeltmek. Nasıl? Dış politikanın ardında bulunan ve üç halkadan oluşan (Askerî, Ekonomik, Toplumsal) “arkaplan”ı güçlendirerek. Oysa, askerî bakımdan Türkiye ABD’nin verdiği silahlara bağımlı. Ekonomik bakımdan da İMF’ye.

Sonuç

Bu durumda, Özerklik için yapılacak tek bir şey var: Toplumsal halkayı güçlendirmek. Yani Kürt ve İslam sorunlarını cesurca karşına alıp çözmek. Oysa miting profesörleri Türkiye’nin 75 yıldır yapageldiği devekuşluğunu, yani bütün sorunları halı altına süpürmeye devam etmesini istediler nutuklarında.

Kürt sorununu bütün Kürtleri Türk yaparak çöz ve olmayacağım diyenlere de “TC’nin Düşmanıdır ve Öyle Kalacaktır” bildirisi yayınla. Ermeni sorununu “Yağmur yağınca mağaradaki iskeletleri sel götürmüş, ama bakın Roma seramikleri var” diye çöz. İslam sorununu, başını örtenlere evinden çıkmayı haram ederek çöz. Sonuçta, kendini de çöz, gitsin. Ondan sonra da “Tam bağımsızlıkçıyız”, öyle mi?


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Baskın Oran
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Baskın Oran:
“Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

“Cumhuriyetimizin kıyıya çektiği aydın: Cemil Meric”
“Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık
Ünlü şair İlhan Berk vefat etti
Veda
Medya ve oyun
Tamer Gülbek: Reddiye
Kör döğüşü ortamı
Tamer Korkmaz: Şifreleri çözelim…

"“Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke