Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 233 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ece Temelkuran: Miting, darbe, pozisyon: Aydınlar ne yapmalı?
Tarih: 09.05.2007 Saat: 06:15 Gönderen: karakutu
 

ABD'deydik, iş için. Geldik, gördük ve fakat durum sakat. Gitmeden evvel "Ankara mitinginden sonra, bu memleket üzerine düşünen, yazan herkesin pozisyonunu gözden geçirmesi gerek" diye yazmıştım.



Yazmaz olaydım. Pozisyonlar öyle bir gözden geçirilmiş ki entelektüel ve siyasi sahada görülmemiş bir pozisyon zenginliği yaşanmış. Fazla zinde, fazla çevik pozisyon değişiklikleri olmuş. Yeni pozisyonlar hayırlı olsun!

Pozisyon zenginliği

Velhasıl İstanbul'a çıktığımda vaziyeti umumiye şudur:
Saflar keskinleşmiş. Gitmeden evvel yazmıştım, memleketin siyasi ve toplumsal atmosferini belirleyen iki kamp var. Aşırı milliyetçilik ve siyasi İslam. Bunlardan hangisinin daha başa bela olduğu konusunda anlaşamayan aydınların ve kitlelerin bölünüşü içinden geçtiğimiz siyasi ortamı bir taşra piyesi kalitesizliğine düşürüyor, bu açık.
Oysa sokak, yani malum mitingler, kürsülere çıkıp konuşanların aksine "Ne darbe ne şeriat" diye bağırıyor. Aydınlar ve siyasetçiler arasında ise bu netlikte "Bizim derdimiz bir değil, iki" diyebilenlerin sayısı çok az. Oysa ...

Ne militarist ne şeriatçı

Bir ... Genelkurmay'ın açıklamasıyla mitinglerin daha da coşmuş olması bu mitingleri otomatik olarak militarist yapmaz. Bu coşkunluk şunu gösterir:
Halkımızın darbe sonrası sokak korkusunu ancak "meşru mecralardan" gelen mesajlar alt edebiliyor. O mecranın tek meşru kabul edilmesi apayrı bir problem. Ben hâlâ mitinglerin bize bir şey söylediğini düşünüyorum. Anadolu'da durum İstanbul'dan göründüğü gibi değil. Muhafazakârlaşma insanların tepesine biniyor, taşradaki eğitimli orta sınıfa, gençlere, kadınlara nefes alacak yer bırakmıyor. Mitinglerdeki insanlar AKP'ye karşı değil, aslında hızla değişen ve sıkışan hayatları için bağırıyor.

İki ... Yoksulluk eskisi gibi bir yoksulluk değil. Artık çalışanlar da yoksul. Mitinglerde tuzu kuru "vatandaş" yok. Çocuğunu doğru dürüst doyuramayan, adı kaldı yadigâr orta sınıf var. Orucunda namazında olan "halka" göre daha Batılı giyiniyor ya da görünüyor olmaları, Türkiye tarihinden kalan az buçuk karizmaları onları, epeydir "ayrıcalıklı zümre" yapmıyor. Bu insanlar yoksulluk ve yoksunluk için bağırıyor.

Üç ... Mitinglerde kullanılan bayrak ve Atatürk referanslarını yeterince ilerici bulmayanlar olabilir. Ve fakat bu ülkenin solu bu ülkeye darbe sonrasında hangi yaşam kültürünü, hangi dili bıraktı, bırakabildi? Güneş gözlüklü, şapkalı kadınlar (herkes kızacak buna) sanıyor musunuz ki baş örtülü kadından çok farklı, çok daha özgür, çok daha bağımsız bir hayat yaşıyor?
Bu ülkede herkes üç aşağı beş yukarı aynı hayatı, aynı biçimde yaşıyor zaten. Bu mitinglere katılan insanlar bu ülkenin kuruluş ideolojisini taşıma görevi kendilerine verilen insanlar. Onlar da öyle yapıyorlar. Ülkelerini koruyorlar. Bunların içinde sağcısı da var, ulusalcısı da, sosyal demokratı da, sadece canı sıkılan da. "Eskiden açık hava sinemasına giderdik" diyenler de var ...

Yol işaretleri

Bize bir şey söylemeye çalışıyorlar. Darbe istediklerini ya da AKP'ye karşı olduklarını değil. Daha büyük ve derin bir mesaj bu. Kendilerinin de itiraf ettiği üzere aydınlar tarafından yeterince anlaşılmayan bir mesaj . Ama bundan daha fenası var.

Aydınlardaki bu halktan korku niye? "Bunlar ne yapmaya çalışıyor?" diye uzaktan şüpheyle bakmak da nesi? Halk bu işte. Sizin, bizim cümlelerimize ihtiyaç duyan öfke, örgütlenmesi, doğru kanallara akıtılması gereken enerji burada. Aydınların birbiriyle konuşacağına onlarla ve onlara konuşması gerekiyor.
Şimdi bu ülkede neyin bağırılması gerekiyor, nasıl bağırılması gerekiyor? Bu soruları aydınlar cevaplayacak ki bu alanların cümleleri olabilsin. Öyle ya da böyle, insanlar daha iyi bir Türkiye için yola çıkmış. Yol işaretlerini verecek olanlar nerede?





Milliyet
09/05/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek

"Miting, darbe, pozisyon: Aydınlar ne yapmalı?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke