Barzani, sanki bugüne kadar gizlemiş gibi, devlet kurmak istediğini bir kere
daha açıklayınca, bizim enayiler çok
şaşırdılar.
Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulacak mıdır? Evet, kurulacaktır.
Tam bağımsız olur ya da Bağdat'a yarı bağımlı olur, onu şartlar gösterecek.
Biz bağırıp çağırmaktan, bol bol kınamaktan ve
'asarız keseriz ha' diye
tehditler savurmaktan öte hiçbir şey yapamayacağız. Amerika Birleşik Devletleri
neyi nereye kadar yapmamıza izin verirse onu oraya kadar yapabiliriz, daha
fazlasını, hayır.
Kerkük elden gitmiş
midir? Evet, gitmiştir.
Peki Kerkük ne zaman bizim elimizdeydi ki, şimdi gitmiş olsun? 1918 yılından
beri bizim değildir. Misak-ı Milli sınırları içinde yer alsa bile bu misak
İstanbul Meclisi'nin 1920 yılında dağıtılmadan önce
aldığı bir 'temenni'
kararıdır ve biz buna uymadık, Musul'dan da, Kerkük'ten de vazgeçtik. Paşalar
1923 yılında batıya bu tavizi verdiler ve konu kapandı!
Peki bu Kürt devletinde Türk soydaşlarımızın durumu ne
olacaktır?
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan 'dış Türk' kardeşlerimizin durumu
Yunanistan'da, Bulgaristan'da ne olduysa, o.
Belki o zaman, burada yaşayan bazı azınlıkların çektikleri sıkıntıyı da
anlayacağız. 'Bir Kürt devletinde Türk azınlık olmanın' ne anlama geldiğini, bir
Türk devletinde Rum olan, Ermeni olan, Yahudi olan vatandaşlarımıza
soracaksınız! Kerkük'te soydaşlarımıza yapılmış ve yapılacak olan saldırıları,
6/7
Eylül 1955 gecesini yaşamış yaşlı bir Rum'a sorun da anlatsın.
Bizim yöneticilerimiz, Kuzey Irak 'da bir Kürt devletinin kurulmasından,
Kerküklü soydaşlarımızın kara kaşlarına kara gözlerine çok bayıldıkları için
değil, 'sonra
bizden de toprak ister' diye korkuyorlar.
İsteyecek midir? Evet, günün birinde isteyecektir. İran'dan koparması şimdilik
çok zor olduğu için önce bizden isteyecektir (bu arada George Bush umduğu gibi
İran'ın işini de
bitirebilirse, oradan da ister)...
Verecek miyiz? Elbette vermeyeceğiz. O zaman da çok büyük belalar gene bizi
bekliyor.
Yeni gençlik çatışmalarına, yeni siyasi cinayetlere, yeni bir anarşi ortamına
şimdiden
hazırlıklı olunuz.
Amerikan uşağı bir Kürt devletinin bizim topraklarımıza doğru açılmak istemesi,
Avrupa Birliği'nin hoşuna da elbette gitmeyecektir. Çünkü o da kendi güdümünde
bir 'Avrupa Kürdistan'ı' istiyor!... 'Petrol
bölgesinin güneyine Amerika el
koydu, bari kuzeyi de benim olsun' diyor. Bizi bu nedenle zorluyor.
Bir yandan CIA, öbür yandan çeşitli Avrupa gizli servisleri burayı çok kötü
karıştırırlar. İki büyük gücün bizim üzerimizden
petrol kavgası, bizim ağzımıza
sıçar.
Durum bu kadar açık seçik ama, siz bu konuda daha binlerce yazı okuyacaksınız
tabii. Arkadaşlar ekmek parası kazanacaklar.
Fakat benim içimden gelmiyor, çünkü
bizim kuşak bu açıdan yorgundur.
Yaşanacak olan yeni '12 bilmemnelerin' tasasını gençlere bırakıyorum... Biz
sıramızı savdık, ben de sıkıldım.
Onun için de, bakın ne güzel kısa yazı oldu, üç bin
vuruş.
Akşam
01/02/2005