canım oğlum
güzel yavrum
gözümün ışıltısı
ölümden
ölmekten
değil korkumuz
dalda yaprak
açar birgün
güler birgün
solar birgün
savrulur
“karışır toprağa toz olur gider”
bunlar kırlangıç yavrum
güneyli güzellerimiz
gelirler birgün fırtınayla
yazarlar mavimizi pırıltılarla
doldururlar mavimizi güneşli çığlıklarla
harmanlayıp yavruları ağustos kapısında
karalayıp mavimizi çılgınca
birgün birdenbire bir fırtınayla
çekip giderler
aralanmış mavi kalır yukarda
çatılarda yuvalar
üşür birgün
tozar birgün
dağılır
“karışır toprağa toz olur gider”
ölümden
ölmekten
değil korkumuz
yaprak düşer,
çiçek solar
soğur elbet yuvalar
taa eskiden
çok eskiden
binlerce yıldan beri
kırlangıçlar gibi savrulur günlerimiz
ve kimbilir
nerde
nasıl
ne biçim
çıkar birgün karşımıza sonumuz
ölümden
ölmekten
değil korkumuz
daha güzel bir dünya
yaşanılır bir vatan
diye başlarken şarkımıza
vurulup kahpe tuzaklarda bir geyik gibi
düşmek boyluboyunca
cepte vergi makpuzumuz
bundan işte korkumuz
canım oğlum
güzel yavrum
gözümün ışıltısı
bundan kaygumuz!