Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 228 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Üçkağıt
Tarih: 29.01.2005 Saat: 09:21 Gönderen: karakutu
 

Kimbilir kaç yüz kere söyledik ama, bir kısım basın kütükleri için bir kere daha yazalım:

Avrupa Birliği'ne 'biz AKP'den daha iyi gireriz' lafının hiçbir anlamı yoktur. Solculuk, kapitalist Avrupa Birliği'ne girmeyi başarmak değildir.

'Serbest piyasa ekonomisini', 'düşünce ve inanç özgürlüğünü savunmak' çağdaş solculuk değil, çağdaş sağcılıktır.

Bunun tersini savunmak da olsa olsa 'çağdışı solculuk' sayılabilir ki, Türkiye'de böyle birtakım dinozor fosilleri yaşamakta direnseler bile hiçbir 'kıymet-i harbiyeleri' kalmadı.



Peki çağdaş sol nedir? Ne yapmalıdır?

Hiçbir şey. Çünkü çağdaş sol diye bir şey yoktur!

Çağdaş sol olduğu ileri sürülen 'bulanık ve elbette iyi niyetli fikirler manzumesiyle' liberal ve uygar sağcılık arasında belirgin ve önemli hiçbir farklılık yok.

'Piyasalar ve işverenler üzerinde ölçülü denetim' istiyorlarsa, bunu her kapitalist devlet, 'regülatör' sıfatıyla, değişik ölçülerde zaten yapıyor. Bunun için solcu olmaya falan gerek yok.

Durum böyle olunca, CHP içinde kendine 'sol kanat' süsü veren ekibin de tek derdi, kendini Baykal'a harcatmamak ve koltuklarını korumak. Gerisi tıraştır.

İleri bir ülkede, sanayileşmesini çoktan tamamlamış, 'sanayi ötesi iletişim toplumuna geçmiş' bir memlekette sosyaldemokrasi yapılabilir. Nitekim İskandinav ülkelerinde, Fransa'da yapıldı. Almanya ve İngiltere'de de buna benzer birşeyler yapılmadı değil.

Fransa'da, sosyaldemokratlar seçim kazandılar ve işçinin ücretli izin hakkını önce yılda 4 haftadan 5 haftaya, sonra 6 haftaya çıkardılar, sonra da haftalık çalışma süresini 40 saatten 35 saate indirdiler.

Türkiye'de bu yapılamaz.

Hangi renkten olursa olsun hiçbir CHP ilerigeleninin ağzından böyle bir icraat programı duydunuz mu? Hayır.

Kalkınma aşamasında olan ülkeler, daha az çalışmaya değil, tam tersine daha çok çalışmaya muhtaçtırlar!

İşsizliğin böylesine kol gezdiği ülkelerde, sendikal haklar değil, tam tersine, ne pahasına ve hangi koşullarda olursa olsun iş bulmak ve sömürülmek istenir! Bir kısım basının 'niçin artık eskisi gibi grevler yapılmıyor' diye ağlaması gülünçtür.

Türkiye'de çalışan sınıfın gücü bir sol partiyi iktidara taşıyacak kadar değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Kaldı ki çalışan sınıf da hiçbir zaman 'homojen' ya da 'monolitik' bir kitle olmamıştır.

İşi, mesleği ve sınıfı belirsiz lumpen kitlesi de sola değil, tam tersine sağa, hatta pis faşizme meyleder.

İşte bu nedenle ve halkın kollektif bilinçaltında varolan (her ne kadar Avrupa Birliği'ne 'ekonomik nedenlerle' girmek istese de) batıya ve batılılaşmaya tepki nedeniyle, CHP hiçbir zaman tek başına iktidara gelemez, bu oyu toplayamaz.

Mustafa Sarıgül hareketi de 'başörtüsüne göz kırpalım da daha çok oy alalım' şeklinde basit bir 'oportünizm' örneğinden başka hiçbir şey değildir. Kaldı ki Baykal bunu da denemiş, Pir Sultan, Hallac-ı Mansur falan edebiyatı yaparak Alevi vatandaşları gıdıklamaya çalışmıştı, tutmadı.

'Kemalizm edebiyatıyla' da ancak bürokrat ve aydın oyları toplanabilir ki, bu da hiçbir partiyi iktidara getirecek sayıda olamaz.

Kaldı ki Atatürkçülük, solculuk değildir.

'Vurulduk ey halkım unutma bizi' diye ağlayarak saz çalmak da hiçbir seçmenin bilmemneresinde değildir ve olmaz da.

Bir kısım basın bütün bunları bilmez mi? Bal gibi bilir.

Peki öyleyse niçin böyle yapar?

Hiiiç. Puştluğundan.
 




Akşam

29/01/2005

 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Üçkağıt" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke