Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Serdar Turgut: Darbe stili
Tarih: 29.04.2007 Saat: 04:25 Gönderen: karakutu
 

Hemen her darbede kendimin de tutuklanmam gerektiğini düşündüğümden evdeki veya bürodaki sakıncalı kitapları yakmaya başlarım. (Eskiden sobalar vardı, onları da özlüyorum. Kitap yakma kolaylıkları açısından...).

Uyarılarını internetten yapmayı düşünecek kadar modernleşen bir kurumun artık kitap toplayacağını düşünmememe rağmen önceki gece de yakılacak kitap listesini gayrıihtiyari yaptım.

Elimde fazla miktarda direkt sakıncalı olabilecek kitap da yoktu. Ben de ‘bunlar mutlaka bir şekilde zararlı olmalılar’ diyerek elimdeki Slavoj Zizek kitaplarını torbalara doldurmaya başladım, daha sonra uygun bir ateş bulursam yakacağım onları.


* * *

Türkiye’de her şeyde olduğu gibi ‘Diyalektik materyalizm’in işleyişinde bir tuhaflık, bir abukluk var. 28 Şubat post-modern darbeydi.

Şimdi henüz daha darbe yok ama açıklamanın kendisi son derece modern bir şekilde yapıldı.

‘Online darbe’ye gider gibi bir durum var ortada.

Benim gibi radyodan muhtıra dinlemeye alışmış ve hatta nostaljik duygularla bunları bile özleyebilen bir insan açısından, muhtıra benzeri bir açıklamanın internette yapılabilmesi, benim tahammülümün ötesinde modern bir davranıştır.

Benim favori darbe stilim şöyledir: Radyoda Türk Sanat Müziği dinlerken, program anında kesilecek. Sonra aniden Hasan Mutlucan’ın söylediği bir türkü başlayacak. En sonunda da bildiri okunacak.

Bunu duyar duymaz benim klasikleşmiş davranışlarım vardır.

Hemen her darbede kendimin de tutuklanmam gerektiğini düşündüğümden evdeki veya bürodaki sakıncalı kitapları yakmaya başlarım. (Eskiden sobalar vardı, onları da özlüyorum. Kitap yakma kolaylıkları açısından...).

Uyarılarını internetten yapmayı düşünecek kadar modernleşen bir kurumun artık kitap toplayacağını düşünmememe rağmen önceki gece de yakılacak kitap listesini gayrıihtiyari yaptım.

Elimde fazla miktarda direkt sakıncalı olabilecek kitap da yoktu. Ben de ‘bunlar mutlaka bir şekilde zararlı olmalılar’ diyerek elimdeki Slavoj Zizek kitaplarını torbalara doldurmaya başladım, daha sonra uygun bir ateş bulursam yakacağım onları.

Zizek’in kitapları arasında ‘Interrogating The Real’, ‘Tarrying With The Negative’ başlıklı kitaplar da var.

Eğer bir gün onları okuyup da anlayan bir insan bulunabilirse bunların zararlı yayın kategorisine girip girmeyeceklerini de anlayacağız inşallah.

Bildirinin yayınlandığı gecenin öğle saatlerinde Yalçın Küçük ile birlikte yemekteydim. Acaba o ne hissetti açıklama hakkında onu da merak ediyorum...

Bir de ne komik olurdu biliyor musunuz; Yalçın Küçük bir kanalda konuşma yapmaktayken program yarıda kesilip bildiri okunsaydı...

Komik olmaz mıydı? Bence olağanüstü olurdu bu. Hoca sinirlenirse kimbilir neler yapardı, neler söylerdi; bunu düşünmek bile hoş geliyor insana.

Bu da ayrı bir style konusu tabii ki...

Eğer darbe tarihinden bir darbe stilleri tarihi çıkaracaksak, Kenan Evren’in de darbe biçimini tamamen ayrı bir kategori çerçevesinde değerlendirmek gerekecek.

O, televizyonu yoğun kullanırdı ve stand-up yapan şovcu kadar espri de yapardı bence.

Daha sonra birçok insan onların aslında espri değil ciddi fikirler olduğunu da söyledi ama olsun, ben onlara yine de çok gülmüştüm.

Komedi şovlu darbe stiliydi o. Şimdiki askerlerde o kadar fazla espri nosyonu maalesef yok.

Askerlerde espri nosyonunun neden az olduğunu ve neden durmadan daha da azaldığını da ayrı bir stil konusu olarak ele alıp incelemek gerekiyor.


Akşam
29/04/2007

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 2
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek

"Darbe stili" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke