Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 20 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: Gül'ün adı
Tarih: 26.04.2007 Saat: 10:34 Gönderen: karakutu

 

Abdullah Gül, yıllar önce parlamenter olarak katıldığı bir Avrupa gezisindeki sohbetimizde ailesinden söz etmişti:
"Oğlumu Ankara'nın en iyi okuluna verdik; ama okulda 'Faziletli'nin oğlu' diye dışlandı. Okul yöneticileriyle konuştum, sonuç alamadım. Okuldan almak zorunda kaldık" demişti.
Eşi de başı kapalı diye üniversiteye kayıt olamamıştı.
Buruktu.



"Onların ne günahı var?" diye soruyordu.
Bunu soran adam, şimdi devletin zirvesine oturmaya aday...
Zor soru şu:
Çankaya'da rövanş mı arayacak, toplumsal uzlaşma mı?
"Siz benim ailemi dışladınız; ama şimdi davacı, davalı oldu" diye öç alma peşine mi düşecek; yoksa bir daha hiçbir çocuğun dışlanmayacağı bir Türkiye idealine mi hizmet edecek?

* * *

Ben Abdullah Gül adının, mevcutlar içindeki en iyi seçenek olduğuna inanıyorum.
Yumuşak üslubu, uzlaşmacı yaklaşımı, devlet adamı tavrı ve güler yüzüyle Erdoğan'dan farklı bir çizgi izleyegelmiştir.
Türkiye'nin, farklılıklarını zenginlik haline getirecek bir kucaklaşmaya duyduğu ihtiyacı en iyi bilenlerdendir.
Talihsizliği, mazide kalmış sözleri, eşinin türbanı veya devleti bir dönem Avrupa mahkemelerine şikâyet etmiş olması değil... hak varsa, herkes içindir.
Talihsizliği, seçiliş biçimindedir.
O makama, baştan hak ettiği için gönderilmek yerine, Erdoğan imzalı dolambaçlı bir entrikanın son dakika formülüyle aday gösterilmiştir.
Bu, onu da rencide edecek bir yöntem olmuştur.

* * *

Gerek o yöntem, gerek devletin en önemli 3 koltuğunun, oy oranıyla mütenasip olmayan bir Meclis çoğunluğuna dayanarak AKP'ye geçmiş olması, toplumda haklı kaygılar yaratıyor.
Çankaya'da tek parti iktidarını dengeleyen Sezer'in sahneden çekilmesiyle sistemin fren sisteminin arızalanması ve gaza basan hükümetin "Artık her şeyi yapabiliriz" sarhoşluğuna kapılması, korkulan ihtimaldir.
Bu ihtimal gerçekleşirse gerginlik kaçınılmaz olur.
Sezer'in üstlendiği denge işlevini Köşk sürdürmezse daha sert bir muhalefetin, Tandoğan'ın siyaseten sahipsiz kitlelerinin, üniversitenin, sokağın, yargının daha çok devreye gireceğini tahmin etmek zor değil.

* * *

Burada Gül'ün tavrı büyük önem kazanıyor.
Toplumdaki kaygıları gidermek, AKP gömleğini tamamen çıkarabilmek, zaman zaman Erdoğan'la çatışma pahasına Çankaya'nın bir tasdik makamı olmayacağını göstermek zorundadır.
Kendisini oraya yollayanlarla, karşı koyanlara aynı mesafede durabilmelidir.
Bunu yapamazsa, siyasal ömrü en fazla Erdoğan'ınki kadar olur.
Yapabilirse Türkiye'nin de, kendisinin de önünü açar ve sadece tansiyonun düşmesine değil, devletle toplumun, merkezle çevrenin, cumhuriyetle demokrasinin barışmasına da katkı sağlar.

* * *

Bu tarihi misyonda Abdullah Gül'ün henüz başlarında olduğu siyasi kariyerini de düşünerek büyük resme bakacağına ve uzun soluklu bir siyasete odaklanacağına inanıyorum.
Ona bu şans verilmeli, o da bu şansı, ilk demecindeki gibi, herkesi kucaklamak için kullanmalıdır.
"Biraz da bizimkiler öbürlerini dışlasın" diye değil, bir daha hiç kimse dışlanmasın diye...



Milliyet
26/04/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.66
Toplam Oy: 6


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Gül'ün adı" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Gül'ün adı (Puan: 1)
Gönderen: edement Tarih: 21.05.2007 Saat: 13:14
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
önce gülü desteklerken sonradan cumhurbaşkanı olursa fren sisteminin bozulacağından bahsetmiş. soruyorum: Atatürk başta olmak üzere sonraki c.başkanları hiç mi tek partili sistemde secilmedi. 'tek parti kendi fikrinde olursa fren patlamaz, sana uymuyorsa patlar.' o freni sen çoktan sabotaj etmişsin bile.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke