Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: 32 kez öldürüp 33 kez öldürülmek
Tarih: 21.04.2007 Saat: 06:42 Gönderen: karakutu
 

- “Kalbimi zalimce paramparça ettiniz, ruhuma tecavüzde bulundunuz, vicdanımı ateşe verdiniz. Siz, acınacak durumda olan bir çocuğun hayatını söndürdüğünüzü düşündünüz. Sayenizde ben de Hz. İsa gibi ölüyorum; zayıf ve savunmasız insanların nesillerine ilham kaynağı oluyorum.”

Bu sözler, Virginia katliamını gerçekleştiren 23 yaşındaki Güney Koreli Cho Seung-Hui'ye ait.



Öldürürken ölen, 'öldürmek' de ne kelime, öldüre öldüre ölen bir gence...

Kendi ifadeleriyle:

Paramparça edilen bir kalbin,

Tecavüzde bulunulan bir ruhun,

Ateşe verilen bir vicdanın,

Söndürülen bir hayatın sahibine...

Bir kurbana yani. Evet, hem de kalp, ruh, vicdan ve hayat sahibi bir kurbana...

Hz. İsa gibi çile çeke çeke ızdıraplar içinde öldüğüne inanan; insanlık için, gelecek nesiller için kendini feda ettiğini düşünen bir kurbana...

32 kez öldüren, 33 kez öldürülen Cho Seung-Hui'nin içindeki öfke ve nefret, nasıl da yoğun bir mağduriyet hissiyle beslenmiş olmalı ki ölüm denizinde yıkanışını –hem de hiç tereddüt etmeden– bir çırpıda Hz. İsa'nın çilesi (passion) ile özdeşleştirivermiş.

Hristiyanî sembollerle ifade edilen bu eylemin faturasını Hıristiyanlığa mı ödetmeliyiz; tıpkı Malatya'daki o vahim hâdiseyi İslâm'a mâledenlerin yaptığı gibi?

Veya, Güney Kore'yi hıristiyanlaştıran misyonerliğin en nihayet emeklerinin mahsulünü Hıristiyan Amerika'dan devşirdiğini mi düşünmeliyiz?

Hiç kuşkusuz, böylesi bir halk avcılığı, hakikatin o sevimli yalınlığına açıkça haksızlık etmek anlamına gelecektir.

O hâlde bu yöntemi, bu haksızlığa ihtiyaç duyanlara bırakıp yolumuzu kendi tarzımızca yürümeyi sürdürelim.

Kendisini, şu veya bu sebebe istinaden 'kurban' eden fedaî, gerçekte bir 'hiç' haline gelerek varolmayı seçtiği için, kahramanlaşmak, yani ister istemez kahramanca hiçleşmek zorundadır. Ne pahasına olursa olsun taşradan (dışarıdan) ses almalı, sesi her halukârda taşradan almalıdır. Bir türlü varolduğunu hissedemeyenin şiddete başvurmak suretiyle Varlık'tan ses almayı denemekten başka çıkar yolu yoktur çünkü.

Ne garip değil mi, öfkenin son menzilidir nefret.

Hiç beklemeyelim ve tam da yeri gelmişken bir çocuk masumiyetiyle soralım:

Nedir nefret?

Bugün ilk akla gelen sözcükler: iğrenmek ve tiksinmek...

Sözcük biraz dikkatle ve itinayla kullanılırsa pekâlâ daha hafif anlamlar da bulunabilir. Meselâ ürküp kaçmak, sakınmak, kaçınmak, beğenmemek, hoşlanmamak, sevmemek ya da uyuşmamak, zıtlaşmak, bir şeye ters düşmek, muhalif olmak...

Nefret'in sözlük anlamları arasında dolaşmayı tercih edenlerin bu listeyi zenginleştirmekten elde edecekleri kâr, sanılanın aksine, çok önemsiz olacağından, sözü çoğaltmayıp sadede gelmeli ve şimdilik, 'nefret' duygusunu kavramayı mümkün kılacak bir tek mefhumla yetinmeli: itmek.

Öfke gücünün ifrat hâline gelmesiyle oluşan nefret duygusu, gerçekte, itmek'ten, dışlamaktan ibarettir. Kısacası her nefret –son tahlilde– bir itiştir, bir dışlayıştır.

Eskiler 'nefret' etmeyi kullandıkları kadar 'teneffür' etmeyi de kullanırlardı. İlkinde itişin bir anda, ikincisinde ise bir süre içerisinde gerçekleştiğini söylemek isterlerdi; yani bir şeyden bir anda nefret edilebileceği gibi, zamanla da nefret edilebileceğini vurgulamaya çalışırlardı. (Bu sözcüklere mukabil, 'tenafür' veya 'münaferet' ise, itişin karşılıklı olduğunu gösterirdi ki bu lâfızlar, “itiş kakış”taki işteşliği neredeyse tam olarak ifade ederler.)

Başkasına duyulan nefretin, tek başına 'başkası'ndan kaynaklandığını sanmak kadar büyük bir yanılgı olamaz. Çünkü kendisinden nefret etmedikçe, kendisini itmedikçe, kimse başkasını itemez. Daha doğrusu, kişi, kendisini ittiği, itebildiği, kendisiyle itişebildiği içindir ki başkasını da iter, başkasıyla da itişebilir. Hareket harekete yol açar ve tam anlamıyla toplumsal bir itiş kakış (münaferet) ortaya çıkar.

Toplumdaki itiş kakışı analiz etmek isteyenlerin toplumu mercek altına alıp nedenleri kalabalığın içinde aramaları beyhudedir. Bakılması gereken asıl nokta, insandır, insandadır; huzurunu kaybedip “Hz. İnsan” olmaktansa sadece 'insan' olarak kalmış insanda...

Ne üzücü değil mi, 32 kez öldürüp 33 kez öldüren Cho Seung-Hui de bir insandı; sadece bir insan!



Yenişafak
21/04/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"32 kez öldürüp 33 kez öldürülmek" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke