Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 229 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Latife Tekin: Kurumuş göllere su yürüyebilir...
Tarih: 16.04.2007 Saat: 07:35 Gönderen: karakutu
 

Sabahın karatavuk vaktinde tüfek sesiyle uyandım, erkekler avlanıyor, keklik var buralarda, karatavuklara da ateş ediyorlar, ama kekliklerin peşindeler, keklikler kanat patlatarak uçuşup kaşıyor...

Türkiye'de kaç kadının ruhsatlı tabancası vardır acaba... Tüfeği, av çiftesi? Polis, asker kadınlar arasında iyi nişancılar var mıdır? Ağaran güne karşı düşünüyorum, kuşu gözünden vurup kafasını koparmış, atmış çantasına...



Erkek öldürür, kadın pişirir derler, kota uygulaması, fermuar sistemi, Ka-der açmazı, ne pişireceğiz Meclis'te biz kadınlar, düşünüyorum alacakaranlıkta... Peru'da mı olmuştu bu, muhalefet partisinin kadın milletvekilleri, ellerinde demir çubuklarla meclisi basıp iktidar partisinin erkek milletvekillerini dövmüşlerdi, yatırmışlar yere adamları, demir kırbaç, başa sar, bir daha göster, şaşkın mutlu seyretmiştim, şiddetin güzeli, hoşu olmaz, insanın yüreği coşuyor diyelim...

Otuz santim uzunluğunda, az biraz paslanmış, benim de bir demir çubuğum var, ellili yıllarda annemin tüfeği vardı, evimizde tüfek vardı daha doğrusu, babam uzaklara gittiğinde, annem, o tüfeği kullanabileceğini hissettirirdi bize, benim demir çubuğum ot sökmek için...

İşçi kızları tokatlayan ustabaşı kadınları düşünerek, eli sopalı kadın gardiyanları, kadın satıcısı kadınları, üvey anne masallarını, zalim kaynanaları... Nükleer santral kurmak isteyen dişi patronları... Hitler'in tatlı bebeğini, uçuşan entarisiyle o ağaca, bu ağaca sarılıp kır bayır

şarkılar mırıldanan, hasretinden kelebek olmuş, başı hülyalı, doğrulup bahçeye indim, bahçede ot sökmenin tadı yok bu sene...

Toprağı yaz çiçeklerine hazırlamanın sevinci, coşkusu yok... Kadınıyla, erkeğiyle biz insanlar, baharın ömrünü kısalttık, otuz gün kısalttık, mayıs ortasında kuruyan otlar, nisan ortasında sararıp kavruldu, kadınlar mecliste hesabını sorabilecek mi bunun, hesabını verebilecek mi açmayan çiçeklerin...

Buralarda köylülerin Güzel Osman dedikleri, bir sap üstünde gök pembesi açan soğanlı bir bitki var, açmadı bu bahar, kılıçsı, zarif yaprak-larıyla yamaçlarda cansız düştü, defnelerin gölgesinde bir sap pembelendiyse...

Dudağımızın üstüne atmış ikiden tavşan yapıp da gireceğimiz mecliste, baharın ömrüne sahip çıkabilir miyiz? Dünyanın sürüklendiği felaket kadar ağır, derin bir yüzleşme gerekiyor, ertelenemez bir yüzleşme...

Dünyanın geleceği için kadınlar harekete geçmek zorunda, harekete geçtiler, evet, kadınlar da ümit var, bir zamanlar yeryüzünde yaşanmış mutlu bir hayatın hatırasını saklıyorlar içlerinde, o ruh dilini kurup da, içimizde olanı dışımıza çevirebilirsek ancak, dünyada yeni bir hayat yeşerebilir...

O ruh dilini nasıl kuracağız peki, erkek öldürdü, biz pişirdik ama bizi birbirimize düşürmek isteyenlere karşı cins birliği yapalım, konuşmayalım bunları dersek eğer... Suyu, bulutu insana küsmüş, sarı rüzgârların estiği kurumuş bir dünyada, biz kadınlar meclise girersek, meclisin ortasından ırmaklar akmayacak.

Birbirimizin ağzını kapatıp susma siyaseti yapmazsak akabilir, kurumuş göllere su yürüyebilir, renklenir çiçekler, bütün açıklığımızla, sakladığımız o uzak, derin hatıranın temizliğiyle konuşabilirsek...




Birgün
14/04/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Kurumuş göllere su yürüyebilir..." | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke