Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 47 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Cem Akaş: Bar yazarları, yazar barları
Tarih: 15.04.2007 Saat: 23:08 Gönderen: karakutu
 

Lauren Sherman yaptığı derlemede, yazarlarla anılan barları anlatmaya New York'taki mekânlarla başlıyor

Bir aralar pek popüler bir tartışma konusu vardı: Şair olmak için içmek gerekir mi, içmeyen adamdan şair olur mu? 'Alkol şarttır' kampının liderinin Can Yücel olduğunu tahmin edersiniz; içki masasında çekilmiş rakılı sigaralı yazar fotoğraflarını gözünüzün önüne getirirseniz, bu yargıya katılan epey şair ve yazar olduğunu anlayacaksınız.



Yalnız Can Yücel mi? Ben kadeh kaldırmayan bir Cemal Süreya'yı, Turgut Uyar'ı, Tomris Uyar'ı düşünemiyorum açıkçası. Şair ve yazarların içmek için yeğlediği mekânlar da zaman içinde bu özellikleriyle tanınır oldu. Bostancı'daki Hatay Lokantası böyle bir yerdi örneğin.

Dünyada da sıkı içen yazarlar, sık sık gittikleri yerlerle özdeşleşegelmiş. Lauren Sherman'ın Forbes dergisi için yaptığı derleme, bu konuya merak duyan okurlar için iyi bir başlangıç noktası. Sherman, yazarlarla anılan barları anlatmaya New York'taki mekânlarla başlıyor. Dylan Thomas'ın bir oturuşta 18 tek viski içip öldüğü White Horse Tavern, Anais Nin, Jack Kerouac ve Allen Ginsberg'ün de uğrak yeri. 1880'de açılan bar, Manhattan'ın en 'entel' mekânlarından biri olmayı sürdürüyor.

Yine New York'taki Algonquin Oteli'nin barı, 1920'lerin en canlı mekânlarından biriydi. Dorothy Parker buranın değişmez simasıydı; Vanity Fair dergisi için yazan Parker'ın sözleri, bugün barın peçetelerini süslüyor.

Jack London, romanlarından birinde (John Barleycorn) Heinold's First and Last Chance Saloon'dan sık sık söz eder. Barın sahibi Heinold, London'ın üniversitedeki ilk yılında okul harcını ödemiş adamdır; London da okulu bitirememiş olsa bile Vahşetin Çağrısıgibi yapıtlarını Heinold'un masalarında kaleme almıştır.
Bloody Mary içkisinin doğduğu yer olarak bilinen Harry's New York Bar, aslında Paris'te; müdavim yazarları arasında da Ernest Hemingway ve Sinclair Lewis var. Hemingway'in martini tarifi burada hâlâ uygulanıyor: İyi bir şişe cin alın (Hemingway Gordon's'u tercih ediyordu) ve önünden bir şişe vermut geçirin.
Hemingway Paris'te epey içmişti, dolayısıyla Ritz Hotel'deki barın adının Hemingway olmasına şaşmamak gerek. Buraya F. Scott Fitzgerald ve Marcel Proust da sık sık gelirdi.
Havana'daki Floridita, Hemingway'in yirmi yıl boyunca neredeyse çıkmadığı bar. Oturduğu tabure hâlâ boş tutuluyor; barda bir de Hemingway heykeli var. Burası da daiquiri'nin keşfedildiği yer olarak biliniyor.

Charles Dickens'ın en sevdiği bar olan Ye Olde Cock Tavern Londra'da ve hâlâ açık. İş çıkışı saatlerinde tıklım tıklım oluyor, ama gelenlerin hepsi herhalde yazar değil.
Dublin'deki Davy Byrnes, James Joyce hayranlarının her yıl hacca gider gibi gittiği bir bar, çünkü Joyce'un Ulysses'ta adından sık sık söz ettiği bir yer. Samuel Beckett da burasını severmiş. Joyce ve Beckett Dublin'de aynı masada içmiş midir bilmiyorum; Paris'teyken bir pezevenk tarafından bıçaklanan Beckett için Joyce'un özel bir hastane odası ayarladığını biliyorum ama.
Narnia Günlükleri ve Hobbitlerin ortak noktası nedir? Oxford'daki Eagle and Child barının Tavşan Odası. Buraya C.S. Lewis ve J.R.R. Tolkien dışında pek çok yazar gelirdi ve Salı sabahları edebiyat matineleri düzenlenirdi.

Uzakdoğu'daysa Singapur'daki 120 yıllık Raffles Oteli'nin Long Bar'ını unutmamak gerek: Bölgenin meraklısı yazarlar (Rudyard Kipling, Somerset Maugham, Anthony Burgess) buranın en çok rahat ortamını severmiş.



Radikal Kitap
13/04/2007

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Derleme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Derleme:
Cemil Meriç'ten inciler... Yapmanız gereken önce anlamak!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Ölümünün 20. yılında yeni bir Cemil Meriç portresi
“Cumhuriyetimizin kıyıya çektiği aydın: Cemil Meric”
Cemil Meriç'in Tarık Buğra'ya cevabı
Cemil Meriç'ten inciler... Yapmanız gereken önce anlamak!
Ölmeden önce yapmamız gereken 1 şey!
Valery Önce Taharet Almayı Öğrensin
İddianame iki gün önce ellerindeydi
Cengiz Çandar: Irak Savaşı; 5 yıl önce, 50 yıl sonra...

"Bar yazarları, yazar barları" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke