Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Perihan Mağden: Baykal neden bu kadar mutlu? Sahi, biz neden mutsuzuz?
Tarih: 07.04.2007 Saat: 17:33 Gönderen: karakutu
 

Nasıl mutlu biri Deniz Baykal!
Nasıl yerli yerinde; nasıl ışıldıyor, parlıyor mutluluktan tavandan sarkıtılan aynalıparçalı disko topları gibi.
Bi tane kırışık, buruşuk, sivilce, yara, Şarkçıbanı, samyeli, ülkerfındıkezmesi yok yüzünde. Allah tarafından botokslanmış gibi. Hatta kendine mütemadiyen maksimum özeni gösteren bu adamın kullar tarafından da düzenli olarak botokslandığı rivayetleniyor. (Ben rivayeti çıkaranın rivayetçisiyim.)



O bi kere yüzünü her gün defnesabunuyla yıkıyor. Saçlarını da öyle.

Onun için fışır fışır dalgalanıyor saçları. Arada bir alnına düşünce, nasıl edalı işveli geriye itiyor.  Günde iki saat yüzüyor Antalya'da. Günde üç saat yürüyor Ankara'da. Tüm bu güzel güzellik aktiviteleri için bolkepçe bolkepçe vakti var. Torunlarına bile zaman ayırabiliyor. Hemen kameraları çağırıyor.

Bi sürü parası var CHP'nin. Nereye harcayacaklarını bilemedikleri kadar, Atatürk'ten filan miras, bi dolu, çil çilyon paraları var.
Hop: Akıllı Parti binası yaptırıyorlar.
Küt: içini ne biçim döşetiyorlar.
Baykal kapıda belirdiğinde Akıllı Parti 'Hoş gelmişsiniz efem' diye kapılarını sonuna kadar açıyor. Baykal o gençliği, güzelliği, dinamikliği hiç tükenmeyen adımlarıyla bi yandan Akıllı Parti'sinden içeri girerken, diğer yandan (2'si aynı anda yaaaa!) etrafa neşe saçıyor. (Kâfiye de düşmüş oldu.)
Bi ara bir Edep Ali Felsefe(ci)liği üfürmüştü.

Çok etki yaratmıştı kitlesinin üstünde. Çoook. Üfür üfür etkişanlanmalar.
Sonra unuttu.

Michael Jackson'ı da unuttu. Hani parti kongresine çalsın Michael'lar/oynasın adımlar hoplaya zıplaya merdivenlerden 1 iniş inmişti. Sis ve gece bombaları atılmıştı.
Çok havalıydı.

Michael Jackson'ı en son Japonya'da hayranlarıyla para karşılığı tanışırken, üstünde aslancıklar aslancıklar desenli kadife takım elbisesiyle görmüştük medyalamadan.
Ünlü mü ünlü 1 jinekoloğumuzun kızı Jackson'la kafayı çizdiği için, o da uçuvermişti Big in Japan'e, parayı bastırmış ilahına utkularını ve tutkularını çabucak anlatıvermişti. (O da: 'I see' demişti bilge bilgeç.)
Baykal da öyleydi. Yani: Big in Japan/Small in Turkey'di. Pardon: Small in Japan (zira Japonya'da her şeyin miniminnacığı -örn.: bonzai- makbuldür) Big in Turkey'di.
Hakikaten extra extra larj bi insandı Baykal. Gamsızlığın bu kadarı görülmemişti. Duyulmamıştı. Emsalsizdi.
Bi Allah'ın kuluna muhalefet partisi liderliği bu kadar mı yakışırdı? (Şarkı: 'Bi kulunu çok tuttum/O beni bırakmıyor').
Eh o da bunun farkındaydı. Dünyaya yakışmak için geldiğinin yani. Nasıl da girdiği her ortama, her münazaraya, her iklime yakışıyordu. Yeşertiyordu.
Mesela tutturuk yaptığı iktidara mevzular, müthişti: Hani Erdoğan vakti zamanında Öcalan'a 'Sayın' demiş.
Nasıl güzel 1 yerden yakalamış, bırakmamış da bırakmamıştı. En yakın zamandı.
301'e sahip çıkışı, ordusuna kayıtsız şartsız bağlılığı, kendinden ve partisinden aşırı memnuniyeti, Bülent Ersoy'la girdiği personalite savaşından tazminat alarak çıkması filan- her şeyiyle müthişti.
CHP hiç de 'sosyal' değildir, 'demokrat' değildir, 'solumsu' bile değildir. Hiçbir zaman olmamıştır, olmayacaktır. Devletin has partisidir: yasakçıdır, orducudur, antidemokratiktir, baskıcıdır- üstelik ta kuruluşundan beri böyledir.

İşte CHP üstünde oynanan oyunlara, CHP böyle tek parti mantığıyla kurulmuş 1 parti değilmiş de, solumsuymuş da/demokratmış da/ilericiymiş de vari illüzyon yaratma arzularına, sağolasın Baykal açıkseçiklik getirmişti. Darbeyi indirmişti.

Akla karayı hiperrealist üslubuyla, yani aşırı karman çormanlığıyla, en kara günlerde bile hiçbir şey dememesiyle/diyememesiyle, yalnızca üfürükten tayyarelere sardırıp onlarla neşe ve tutku içinde oynamasıyla-
Ay ne şen, ne gamsız, ne şahane biri Baykal. Eşini de sepet gibi yanında taşımaz. Sırtında da yumurta küfesi taşımaz.
Bi tek arka cebinde ılgıt ılgıt defnesabunu defnesabunu kokan saçlarını taramak için şimşir tarağını taşır.
E 1 şimşir tarağın ağırlığı ne ola ki bre Gaffar?

Öyle 'tez ayaklı Aşil gibi' koş oraya, koştur buraya! Bu dinamik hayat stiline ayak uydur uydurabilirsen hantal bücük! Bücükler çoğunluğu!
Ona baktıkça ne kadar şişmanız. Ne kadar bahtsız ve karamsar, ne denli umutsuz ülkemizin gidişatından, nasıl da karalar bağlamış, hakikatperver garibanlarız. ('We are freaks!' diye bağırdı Michael Jackson.)

Ne bi parti serveti var üstünde bulunmaktan kendimizi 'feel good' edeceğimiz, ne ılgıt ılgıt defnesabunu kokan saçlarımız; ne yüzümüz Made in China bebekler gibi yanakyanak kırışıksız buruşuksuz, ne hoplaya zıplaya merdivenlerden inebiliyoruz, ne de sis ve yasemin bombaları atıyor muhteşem partililerimiz. Yapayalnızız.
Baykal'la lütfen kendini kıyaslama ey yolcu! Olan sana oluyor, heba oluyor zaten başlamadan bitmiş gençliğin, güzelliğin.
Seni artık Filinsan Bülentersoy'un estetisyeni dahi kurtaramaz kaderin ellerinden. Oyuncak oldun sen. Ben nasıl kurtarayım bi hancı olaraktan? Netice itibarıyla sen ve ben aynı filikadayız. Lost'uz, Lost! dost, ey dost! eeey dost!
 

Radikal
07/04/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Perihan Mağden
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Perihan Mağden:
Dava Açılan Yazının Tamamı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Senin davan balondu söndü
The Daily Star: Kapatma davası Ortadoğu'da açılsa silahlar konuşurdu
Muhammed Nureddin: Kapatma davasının sonunda kaybeden Türkiye olacak
Dava Açılan Yazının Tamamı
Semih Gümüş: Yazının Yalnızlığı
Çağrılmayan Yakup - Tamamı

"Baykal neden bu kadar mutlu? Sahi, biz neden mutsuzuz?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke