Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Sana kaça mâloluyorum?
Tarih: 07.04.2007 Saat: 03:27 Gönderen: karakutu
 

Sezgi...

Ne de çok kullanırız şu 'sezgi' sözcüğünü; tıpkı joker gibi. Öyle ki tutulamaz, ele geçirilemez, kavranılamaz, tanımlanamaz olana işaret etmek istediğimizde, 'seziyorum' veya 'sezinliyorum' deriz. Deriz ama gerçekte neyi ifade etmek istediğimizi bilmeyiz. Hissettiğimizi, anladığımızı, kavradığımızı söyleriz ama yine de hakkını verecek surette sezgi'nin mahiyetini bildiğimizi iddia edemeyiz. İşbu kahredici bilinememezlik yüzündendir ki 'sezgi'nin bizdeki tasavvuru hep belli belirsiz, sisli, puslu, bulanık ve müphemdir.



"Şu adamı gözüm tutmadı" deriz ve fakat usulca zihnimize sokuluveren "Niçin?" sorusuna verecek kesin cevabı nedense bir türlü bulamayız; "öyle seziyorum işte!" demekle yetiniriz; çokluk ne bir delil öne sürebiliriz, ne de bir karine. Doğrusu, aslında ciddi bir delil ve karine de aramayız, köşeli verilere ihtiyaç hissetmeyiz; sadece "Ne bileyim, içimden bir ses öyle söylüyor" demenin hem kendimizi, hem muhatabımızı ikna etmek için yeterli olduğuna inanırız.

"Ne bileyim..."

Belli belirsiz olanın arz-ı endam ettiği noktadır burası: "Ne bileyim..."

Ne garip değil mi, bildiğimizi iddia edecek durumda değilsek, 'sezinlediğimizi' söylüyoruz; üstelik söylemekle kalmıyor, "sezgilerimize güvendiğimizi" ifade etmekten de kendimizi alamıyoruz.

Hâl böyle ise, nasıl oluyor da bilgilerimizden çok sezgilerimize güveniyoruz? Bilgimizin bizi yanılttığı durumlarda sezgimiz nasıl olup da –hem de biz kendisini hususen talep etmeksizin— elimize birdenbire gerçeğin bilgisini bırakıveriyor?

Başıma gelecek tehlikeyi bilemiyorum ama seziyorum. Filan kişinin dostluğa elverişli olup olmadığını göremiyorum ve fakat seziyorum. Tahmin mi, tercih mi, umut mu ediyorum? Hayır, seziyorum. Olacak olanı bilmiyorum, lâkin öyle zaman oluyor ki sadece seziyor veya sezinliyorum.

Türkçe'de 'sezgi' (sezmek'ten, sezinlemek'ten sez-gi) yakın dönemlerde yaygınlaşmış bir sözcüktür ve 'intuition' karşılığında kullanılır. Yani bizdeki 'hads'in yeni karşılığıdır. Bu sözcük, ne yazık ki terim hâline gelmeyi bir türlü başaramamıştır; gündelik anlamıyla kullanılır. Intelijansiyamız bu sözcükte saklı mânâ ve mefhumun felsefî kıymetini takdir etmekten hâlâ çok uzaktır. Sebebi de meçhulümüz değildir.

Sezgi'deki belirsizlik ve kavramsal kuşatılamazlık, ele geçirilemezlik, mefhumuna muhtelif mystification'ların eşlik edişi, üstelik sezgi kabiliyetinin, delilik ile dahilik sınırında tezahür edişi, yani denenmesi, tekrarlanması güç bir idrak türü olması, onu, düşünül(e)bilir'in dışına itmiştir. Sezgi, tek kelimeyle 'düşünülmez'lerimizin başında geliyor. Nitekim vahy, ilham, rüya, keşf, mükâşefe, sunuhat, fütühat gibi bilme yollarının mebdeinde tüm ihtişamıyla sezgi'nin yer alması, işbu itişin sebepleri arasında sayılmak icab eder.

Nebîler ile şairlerin kardeş ruhlar hâlinde çağladığı çağlar ne de çabuk unutuldu!

Bu unutkanlığın elbette bir de bedeli, maliyeti olacaktı; oldu da nitekim: 'hakikat arayışından vazgeçmek.'

Hakikat'ten, hikmet'ten, hikmetin bilgisinden vazgeçtiğimiz içindir ki artık düşünmüyoruz, düşünme ihtiyacı hissetmiyoruz; sadece hesaplıyoruz; sayıyor ve ölçüyoruz.

'Kaç?' sorusunun peşinde kendini heba eden zihinlerin belirlediği bir dünyada, kaybettiğimiz, —sanılıyor mu ki— bir tek niçin'in ve nasıl'ın cevabı? Hayır! Cevabı verilmeyen, verilmek istenmeyen asıl soru şu: 'Ne(dir)?'

'Ne(dir)?' diye çocuk çocuk sormaktan korkan, çocukça davranmaktan kaçınan yetişkinleriz artık. Nicedir, 'Bu da nedir?' diye sorma hakkımızı kullanmıyoruz.

Sezme yeteneğimizin azalması, sezgi'yi düşünülebilir'in alanından, düşünme'nin konusu olmaktan çıkarmakla kalmadı; yoksunluğumuz şuurumuza da, şiirimize de tesir etti. En nihayet insanî değerlerin bile kaça mâlolduğunu hesaplar hâle geldik; ölçüyor, biçiyor ve kâr-zarar hesabıyla düşünme'yi de, sezme'yi ıskalamayı marifet biliyoruz bu yüzden.

Demek ki yarın da dünyaya inad, 'sezgi' üzerine düşünmeye devam edeceğiz.

Not: Bugün Tarık Zafer Tunaya'da saat: 14:00'te "Cemil Meriç Okumaları"nın üçüncüsü gerçekleşiyor. Dostlara duyurulur.




Yenişafak
07/04/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Sana kaça mâloluyorum?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke