Danıştay 8. Dairesi daire üyelerinin ellerine, akıllarına sağlık!- İçişleri
Bakanlığı'nın hazırladığı, Başbakan Tayyip beyin cansiperane savunduğu "kırmızı
nokta" uygulamasını iptal etti.
Allah başka keder vermesin, İçişleri Bakanlığı, içkinin şehrin her yerinde
içilmesinden rahatsızdı. Bu yüzden belediyeler tarafından haritalar üzerinde
kırmızı noktalarla işaretlenen "gettolarda" içki içilmesi gerektiğini
düşünüyordu. Ve fakat Türkiye'de "düşmeyen son kale" yargı, bu "alkolü
gettolaştırma" planına engel oldu.
Eğer İçişleri Bakanlığı'nın genelgesi iptal edilmeseydi içkili yerler şehrin
dışına taşınacak, şehirler İslami hayatın merkezi olmaya bir adım daha
yaklaşacaktı.
Öyle olmadı ve dün Danıştay'ın kararı, "vatandaş" tarafından Salacak kıyısında,
Kız Kulesi'ne karşı kadeh kaldırılarak kutlandı. Neşeleri bol olsun!
'Günah' saffına atılmak
Malum genelge iptal edilmiş olsa bile, her birimizin kendi şehrinde, kendi
köyünde her gün izleyebileceği bir hızda İslami bir hayata, muhafazakâr bir
hayata doğru adım adım gidildiğini biliyoruz.
Artık hiçbir kadın şort giyemiyor, ramazanda iftar olmadan yemek yenemiyor,
Ankara metrosunda insan trafiğini engelleyecek şekilde toplu namazlar kılınıyor
vesaire... Kendiniz muhafazakâr olmasanız bile muhafazakârlara göre yaşamak
zorunda kalıyorsunuz. AKP iktidarıyla iyiden iyiye şahlanan bu genel vaziyet
giderek daha can sıkıcı bir hal alıyor.
Ne ki buna karşı ne yapılacağı, daha nasıl yapılacağı problemli bir konu.
Çünkü öyle içinden bir duruma sokuluyor ki insanlar "günahı" savunmak zorunda
kalıyorsunuz. Abuk sabuk bir hale geliyor mesele.
Açık saçık giyinmeyi savunuyormuşsunuz gibi, ayyaşlığın tarafını tutuyormuşsunuz
gibi ve daha çok birçok tam olarak istemediğiniz şeyleri savunuyormuşsunuz
durumuna düşürüyorlar sizi.
Oysa siz, yani biz, insan gibi yaşamayı, herhangi bir yaşam tarzının bize
dayatılmaması gerektiğini savunuyoruz.
Başörtülü genç kadınlar
Lüzumsuz ve dayanaksız bir hınçla davranıyorlar. Sanki bunca zaman çok zulüm
görmüşler de şimdi zulüm sırası onlara gelmiş gibi...
Oysa muhafazakâr kesimden zulüm görmüş tek topluluk, başörtülü, öğrenci genç
kadınlardır ve kendi düşünceleri iktidarda olmasına rağmen o düşüncenin
taşıyıcısı olan erkekler kendileri için hiçbir şey yapmamaktadırlar. Bu
ikiyüzlülüğü o erkeklerin yüzlerine vurmak isteyen genç kadınlar ise "cazgır"
olmakla suçlanmaktadırlar.
Yapı değişecek
Önümüzdeki bir yıl içinde, göreceksiniz, Türkiye çok değişecek. Bilhassa
seçimlerden sonra izleyeceksiniz, Türkiye "ılımlı bir İslam ülkesi" olacak.
Basında kilit noktalara AKP'ye ve muhafazakâr kesime yakın isimler ana medyada
kilit noktalara gelecek örneğin. Göreceksiniz. Sokaktaki hayatımız da değişecek.
Yargı, bir biçimde en ağır yapı değiştirme operasyonunun hedefi olacak.
"Günahları" savunanlar giderek azalacak ve daha ürkek davranacaklar. Daha
doğrusu, rahat, normal, özgür bir hayatı savunanlar giderek daha çok "günahı
savunur" pozisyona itilecekler.
Bu iş, militarist ritüellerle beslenen ve kendine tarihe ihanet ederek Kuvayı
Milliyeci diyenlerin eline bırakılmayacak kadar ciddi bir iş. Ülkenin kıvamı
bozuluyor. Muhafazakârlığın nişastasıyla iyice sertleşiyor kıvam. Bilirsiniz,
sonra ne kadar su dökseniz de yumuşamaz. Öyle bir gidiş bu gidiş.
Milliyet
04/04/2007