Paranın yozlaştırıcı etkisini şairlerin, romancıların iktisatçılardan çok
daha önce fark ettiklerini anımsatmak gerekir bu noktada. En başta da hiç
kuşkusuz Shakespeare'i anmalıyız. İktidar ve para hırsı üzerinde çok durmuş olan
büyük şair, Atinalı Timon adlı oyununda ünlü tiradında Timon şöyle der:
"Altının bu kadarı karayı ak, çirkini güzel
Yanlışı doğru. Soysuzu soylu, yaşlıyı genç
Korkağı yiğit etmeye yeter de artar bile
Hadi git, adı batası çamur
Seni bütün insanlığın ortak orospusu seni
Sen değil misin millet sürülerini birbirine düşüren".
* * *
Balzac, Sönmüş Hayaller üst başlıklı üçlemesinin son kitabı Bir Yaratıcının
Çektikleri'nde, parasal sorunlar üzerinde daha ilk sayfada kılı kırk yarmaya
başlar : Romanın baş kişisi Lucien aracıya "on metelik" verir, kayıkçıya "üç
frank" öder, yol boyunca yiyeceğine "iki franktan" fazla harcamaz ; cebinde
sadece "yüz metelik" kalır. Romanın sonuna kadar böyle gider bu.
Üçlemenin öteki iki cildi, İki Şair ve Taşralı Bir Büyük Adam Pariste'nin
içeriği anımsanınca şu yargıya varılabilir rahatlıkla: Para neredeyse üçlemenin
baş eyleyenidir. Yaşadığı zamandaki Fransız toplumunun yazmanı olma görevini
üstlendiğini söyleyen Balzac, Sönmüş Hayaller'in bütününde edebiyatın metalaşmasını
ve yazarın piyasa koşullarına yenilmesini anlatır: Basın sanayiine eklemlenen ve
Pazar ilişkileri çerçevesinde kurulup işleyen piyasa, kendi ilkelerine sahip
çıkmak ve sanatını özgürce gerçekleştirmek isteyen şairi yenik düşürür.
Herkesin zengin ve ün sahibi olmayı istediği, bunun için dövüştüğü bir ortamda
şiir para getirmemekte, ortamın benimsediği ve önemsediği değerler ise, ne yazık
ki Lucien'in yaratmak istediği şiire uygun düşmemektedir. Gerçeklik güzelliğe
içkinleştirilememektedir. Şaire kalan, önce ailesini sonra kendisini
kurtarabilmek için "satışa çıkmak"tır: Lucien, böylece Balzac'ın bu romanında
bir İspanyol Papazı kılığında dolaşan kötü kahramanı Vautrin'in hizmetine girer.
Kardeşine gönderdiği 15 bin franka eklediği mektupta şöyle der: "Kendimi
öldürecek yerde, hayatımı sattım".
Gerçekte; Lucien para sayesinde toplumda yer edinir, buna karşılık bireyliği
yitirir. Aşk dâhil, kazandığı her başarıda, insanal özünden verdiğini,
yapaylaştığını, bir zamanlar eleştirdiği toplumsal mantığını benimsediğini ve
vahşileştiğini anlar. Zaten eylemlerinde de özgür değildir. Yaşamını sağlayan,
onu servete ve üne kavuşturan Vautrin'e ait bir metadır;
onun kölesidir. Böylece onca istediği, mutluluğun ön koşulu gibi gördüğü para,
yoksulluk döneminden çok daha fazla mutsuz eder Lucien'i. Yoksulken yapamadığını
varlık içinde yüzerken yapar: Öldürür kendini.
Para, Balzac'ın yapıtını bir fay gibi boydan boya geçen bir izlektir. Goriot
Baba gibi en tanınmış romanlarından az bilinenlere, İnsanlık Komedyası'nın bütün
kitapları parayla mutluluk arasında neredeyse doğal bir karşıtlık görür. Para,
ancak insanal değerlerin elden çıkarılmasıyla edinilir ve insan, yalnızca
parayla ve para karşılığında sınanır. Güç'ün ve kötülüğün simgesidir adeta.
Varlığıyla da yokluğuyla da değersizleştirir insanı. Bu noktada, Dostoyevski'yi
anımsamamak olanaksızdır. Suç ve Ceza'da olsun Karamazof Kardeşler'de olsun,
anlatının, varlığı her yerde duyumsanan en etkin kişisidir para. Ana kişilerin
etkinliği paraya göre konumlanmıştır: Aşk, dostluk, özgürlük ve cinayet. Suç ve
Ceza'nın baş kişisi yoksul ama iyiliksever üniversite öğrencisi Raskolnikov,
daha romanın başında kendiliğinden biçimde, neredeyse içgüdüsel olarak öldürmeye
karar verir tefeci kadını: Paraya kendisinden çok öteki insanlar için gereksinim
duyar. Büyük açmaz buradadır: İyilik etmek için kötülük yapmak. Raskolnikov,
tefeci kadının evine her gidişinde cinayetinin provasını yapmakta, psikolojik
açıdan kendini cinayete hazırlamaktadır.
Paranın yozlaştırıcı etkisini şairlerin, romancıların iktisatçılardan çok daha
önce fark ettiklerini anımsatmak gerekir bu noktada. En başta da hiç kuşkusuz
Shakespeare'i anmalıyız. İktidar ve para hırsı üzerinde çok durmuş olan büyük
şair, Atinalı Timon adlı oyununda ünlü tiradında Timon şöyle der:
"Altının bu kadarı karayı ak, çirkini güzel
Yanlışı doğru. Soysuzu soylu, yaşlıyı genç
Korkağı yiğit etmeye yeter de artar bile
Hadi git, adı batası çamur
Seni bütün insanlığın ortak orospusu seni
Sen değil misin millet sürülerini birbirine düşüren".
Birgün
23/12/2006