Hayır, konumuz Hrant Dink değil. Fransa’dan sözedeceğiz. Fransız milli
marşından, hani şu ünlü “Marsilya şarkısından”...
Bugünlerde Fransa’da milli marş tartışması var. İçinde geçen bir cümlenin
değiştirilmesi isteniyor.
Çünkü, “Marseillaise” marşının nakaratında şöyle bir laf vardır: “Qu’un sang
impur abreuve nos sillons!”
“Temiz olmayan bir kan tarlalarımızın karıklarını sulasın” demek... Bu kötü bir
çeviri oldu. Daha güzeli: “Tarlamızı pis kanla sulayalım!”
Kastedilen, genel olarak Fransa’nın düşmanlarının, özel olarak da 1792 yılında
Fransa’ya saldıran Prusya ve Avusturya askerlerinin kanı...
Bunun “ırkçı” bir laf olduğunu söyleyenler ve değiştirilmesini isteyenler var.
Elbette günümüz zihniyetine aykırıdır. Ayrıca, istihkâm yüzbaşı Rouget de Lisle
bunu bestelediğinde Fransa’da devrim çoktan patlamıştı ama ne kadınların oy
hakkı vardı, ne zencilerin... O çağda doğal karşılanan “hamasi” bir söz elbette
bugüne uymuyor.
Fakat orada güzel güzel tartışıyorlar, bizde bu kan meselesi yüzünden adam
öldürülüyor...
Unutmayalım, bu marş Fransa’da da her dönemde baş tacı edilmiş değildir. Aslında
bir milli marş olarak da bestelenmemiştir. Asıl adı, “Ren Nehri Ordusu için
Savaş Şarkısı”dır ve de o cepheyi savunacak ordular için bestelenmiş, hani bir
tür bizim “Yaylalar Yaylalar” gibilerden bir yürüyüş kararıdır...
Uzun, upuzun bir marştır. Bizimki gibi. Bu yüzden yalnızca birinci, altıncı ve
yedinci kıtaları söylenir, bizimkinin de yalnızca birinci ve ikinci kıtalarının
söylendiği gibi.
Marsilya’yla da ilgisi yoktur yani. Paris’e gelen Marsilya taburları şehre bunu
söyleyerek girdikleri için popüler olmuş, “Marsilyalılar’ın şarkısı” olarak
tanınmış, ancak 1795 yılında milli marş olarak kabul edilmiştir.
Onu ilk yasaklayan da Napoleon olmuştu! Onun devrinde, milli marş niyetine,
“İmparatorluğun Selametine Mukayyet Olalım” marşı çalınırdı!... Veillons au
salut de l’empire...
Çok daha sonra, onun yeğeni bu kez Üçüncü Napoleon adıyla tahta geçince ne
yapmış, bilir misiniz? Kendi anasının, gençliğinde bestelemiş olduğu bir aşk
şarkısını, ortaçağda haçlı seferlerine katılan bir şövalyeyi, Dunois’yı anlatan
“Suriye’ye Giderken” adlı bir şarkıyı (Partant pour la Syrie) tutmuş, Fransız
milli marşı yapmış! Herifin utanmazlığına bakın...
Benim anam da Güzide Kasacı’yı ve İnci Çayırlı’yı çok sever, ben de tahta
çıkarsam bir de bakarsınız “Arım Balım Peteğim” çalınıyor maçlardan önce!...
Hem malumatfuruşluğu, hem de gırgırı bırakınca da şunu göreceğiz: Anket
yapmışlar, Fransız halkının yüzde 72’si marşın değiştirilmesine, sözleriyle
oynanmasına karşıymış!
Yani, tarlalarının pis kanlarla sulanmasında bir sakınca görmüyorlar...
Hani bizi Avrupa Birliği’ne almak istemeyenler, bize uygarlık ve demokrasi dersi
vermeye çalışanlar bunlar ha!
Üstelik Sarkozy bir yasa çıkardı, bayrağa ve milli marşa saygısızlık edene 6 ay
hapis, 7500 Avro da para cezası kesiyorlar. Halkın yüzde 80’i bunu da
destekliyor. (Başkanlık seçimini kimin kazanacağı konusunda size bir ipucu
veriyor mu bu? Segolene’ciler üzülecekler...)
Yanlış hatırlamıyorsam bizimkinde de “kahraman ırkıma bir gül” lafı geçiyordu.
Maçası sıkan varsa tartışmaya açsın bakalım.
Akşam
31/03/2007