Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 76 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?
 Sevmek ya da Sevmemek...
 SAKSI ÇİÇEKLERİ
 Siyasal Simge olarak Türk Bıyık Çeşitleri
 Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar
 Osmanlı'dan Miras- Türkiye'de Yönetici Sınıflar
 MÜSLÜMAN ESKİSİ
 İstihzanın psikosu..
 MİLATLARIMIZ
 Sanatçı küstahtır
 RODİN VE CLAUDEL=TRAJİK BULUŞMA
 Firavun, Musa ve deveyi kesen 9 kişi
 İdeoloji ve İdeolojik İnsan
 Aynalı sazan parlıyor...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: canejackie
Bugün: 0
Dün: 3
Toplam: 20785

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 76
Üyemiz: 7
Toplam: 83

Şu An Bağlı:
01 : solipsist
02 : kacarelif
03 : greenstone
04 : econom25
05 : estonhxt
06 : elifmimnun
07 : emini

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Gökhan Özcan: Cilası dökülen yıldızlar
Tarih: 31.03.2007 Saat: 18:40 Gönderen: karakutu

 

Üstünden çok zaman geçmedi, düne kadar toplum olarak aldıkları nefesten, içtikleri suya, öfkelerinden sevinçlerine, tutkularından zaaflarına her şeyleriyle yakından, çok yakından, kendi hayatımıza baktığımızdan çok daha yakından ilgileniyorduk.



Bu tuhaf, bu muhteris ilgilerimizle onları günübirlik pop starlar, âlemin en cilalı şöhretleri haline getirdik. Ancak bu sürecin doğal sonucu olarak bir sonraki gün onları çıkardığımız yerden indirmemiz gerekti ve indirdik.

Ne adına yerlerine yeni toplumsal oyuncaklar koyabilmek adına. Çünkü bu zamanın şöhretleri, kâğıt mendiller gibi tek kullanımlıktı. Şöhretleri, kendi yapıp ettiklerinden, üretip ortaya koyduklarından gelmiyordu, şöhreti onların suretlerine biz yapıştırıyorduk. Dolayısıyla sıkılınca bir kenara atmakta, yerine yenisini koymakta hiç zorlanmıyorduk. Ne sesleri sesti, ne yorumculukları yorumculuktu, ne yıldızlıkları yıldızlıktı. Yani hafızalarımızda bir iz bırakma şansları da yoktu. Onlar imal edildiler, sonuna kadar kullanıldılar ve atıldılar.

Kendilerinin bu işin doğal sonunun bu olduğuna dair bir fikirleri var mıydı? Vardı da, hayatlarının hiç değilse birkaç gününü şöhret olarak geçirmenin cazibesine mi kapıldılar? Yoksa üstlerine sürülen yıldızlık cilasına gerçekten inandılar mı?

Popüler dünyanın tarihi, şöhretini yitiren insanların trajedileriyle tıka basa doludur. Bir dönem toplumun yoğun ilgisinden sarhoş olan yıldızcıkların, bu parlak günlerin ardından nasıl hızla dibe vurduklarını anlatan pek çok hikâyeye bizler de şahitlik ettik. Hatta kaybettikleri şöhreti, o yükseklerden yere çakılırken çıkardıkları yakıcı sesle yeniden yakalayanları da gördük. Ama onlar çoğu zaman yeniden manşet olduklarını göremediler. Yaşananlar “Şöhretin iyisi kötüsü olmaz” tekerlemesini çöpe attıracak kadar kötüydü, trajikti çünkü.

Bugünlerde gazetelerde o günübirlik şöhretlerden Bayhan'ın hikâyesinin yeni bölümlerini okuyoruz. İstanbul'daki bir gece kovalamacası sırasında polise ateş açan dört kişiden biri Bayhan. İki polis memuru tarafından bir suçlu olarak götürülürken uzun bir aradan sonra tekrar kameraların ilgisine mazhar oluyor. Gazetecilere “Bir yanlışlık var” diye bağırıyor.

Hayır, birden çok yanlışlık var. İnsanların kendi birikim ve yeteneklerine güvenerek kendilerine birer hayat rolü aramak yerine yalancı şöhretler peşinde koşmalarında bir yanlışlık var. Medyanın ikiyüzlü bir tavırla, dün bu insanlara şöhretin bütün imkânlarını sunarken, bu şöhret ellerinden gittikten sonra düştükleri durumu vicdansızca yargılamasında bir yanlışlık var. O sahte şöhreti dağıtanlar olarak yaşanan bu trajediden kendi sorumluluklarına düşen payı hiç sorgulamıyor oluşlarında bir yanlışlık var. Ve bizim, bu toplumun bireyleri olarak hepimizin, şöhret olmak için kitlesel bir oyuncak olmayı kabul etmek dışında hiçbir niteliğe sahip olmayan bu insanları sahte ilgilerimizle önce zirveye taşımamızda, sonra dibe vuruşlarına seyirci kalmamızda da bir yanlışlık var.

Bayhan polise ateş açarken yakalanıyor, nasıl bir hayatın içinde olduğu belli. Semra Hanım'ın oğlu Ata, girdiği uyuşturucu komasından çıkamayarak hayatını kaybetti. Dünün o sahte şöhretlerinden geriye kalanların kimisi psikolojik tedavi görüyor, kimisini çeşitli fuhuş operasyonlarında yakalananlar arasında görüyoruz, pavyona düşenler, köşesine çekilip kırık hayalleriyle yaşayanlar da var.

Peki, onları şöhret yapanlar ne yapıyor? Bir yandan geçmiş kurbanları yargılıyor, bir yandan da arenaya düşen yeni kurbanları parçalanmaya hazır hale getiriyor!

Evet, bu işte bir insanlık yanlışı var!




Yenişafak
29/03/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Gökhan Özcan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Gökhan Özcan:
Yerimiz gerçekten dar mı?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Yerimiz gerçekten dar mı?
Bıldır yediğimiz hurmalar, bugün her yerimizi tırmalar...
Gerçekten hazır mısınız?
Selim İleri: Gerçekten 'Dost Mektuplar' mıydı?
Özen Yula: “Gerçekten büyülü, tuhaf ve acayip bir dünyada yaşıyoruz”
Darbe ve medya
Yargısal darbe sürecinde akla takılan üç soru...
İktidar Güdüsü
Bir Zihinsel Maluliyet Örneği: 'Kavram Kargaşası' mı, 'İdea Kargaşası' mı?
Tony Barber: Türk demokrasisi AB'nin umurunda mı?
Yunus Emre'nin fotoğrafı var mı?

"Cilası dökülen yıldızlar" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke