Pardon, sizi ne zaman karşımda görsem elim kolum birbirine dolanıyor. Sonra
saatlerce kendimi çözmeye çalışıyorum.
Pardon, ben sizin yazdığınız bütün kitapları okudum ve inanın çok yoruldum.
Lütfen kitap yazmaya biraz ara verir misiniz?
Pardon, yeni kitap ayracımın boyuna uygun bir kitabınız var mı?
Pardon, bugün yüzünüzü biraz flu görüyorum, acaba benim mi gözlerim bozuldu,
yoksa siz mi bu sabah yüzünüzü yıkamadınız?
Pardon, sizi ilk gördüğüm andan beri çılgınca seviyorum, yani yaklaşık üç
dakikadır...
Pardon, ben galiba yanlış balkonun altında serenat yaptım ama olsun, siz de hiç
fena değilsiniz...
Pardon, yarım saattir bana mı işmar ettiğinize, yoksa tikiniz mi olduğuna karar
veremiyorum. Hangisi?
Pardon, bu filmde iki tane mi “on dakika ara” veriyorsunuz, yoksa ben filmin
sonunu mu anlayamadım!
Pardon, izlediğiniz filmin altyazısını arıyorsunuz değil mi, az önce şu tarafa
doğru kaçtı!
Pardon, cüppeniz olduğuna göre hâkim sizsiniz, acaba masum olduğumu söylemem
gereken zamana daha çok var mı?
Pardon, bana inanmayacağınızı biliyorum ama, ben az önce gerçekten keçilerimi
kaçırdım. Bulmama yardım eder misiniz?
Pardon, göz kapaklarından uyku akan hasta siz misiniz, yeni göz kapağı
contalarınız hazır!
Pardon, bugün sarı sayfalarda sana olan aşkımı ilan ettim, puntolar biraz küçük
oldu, biliyorum. Ama param o kadarına yetti!
Pardon, ben sizin küçükken kese kağıdı patlatarak korkuttuğunuz çocuğum. Sizin
yüzünüzden tam kırk yedi yıldır saçlarım böyle diken diken duruyor.
Pardon, beni hatırlamadınız değil mi? Ben de sizi hatırlamadım! O halde lüzumsuz
yere kucaklaşmayalım öyle değil mi?
Pardon, maalesef telefonum şu anda çok meşgul, tost makinemle görüşmeye ne
dersiniz?
Pardon, sizinle bir dakika yalnız kalabilmek için neler vermezdim... Düşündüm
de, sanırım bir liste çıkarmam gerekecek!
Pardon, ilk hapşırığınız yüzünden asansör ara katta kaldı, lütfen bir kere daha
aynı şiddette hapşırır mısınız?
Pardon, bana odamın manzaralı olduğunu söylememiş miydiniz, henüz hiç pencere
bulamadım!
Pardon, ketçapım boşa gidiyor, lütfen makarnanızı bu tarafa uzatır mısınız?
Pardon, yaklaşık iki saat önce sizden bir musakka istedim, biraz daha
gecikirseniz patlıcanın mevsimi geçecek, benden söylemesi!..
Pardon, ben size kanepeleri yiyebilirsiniz derken mutfaktakileri kastetmiştim!
Pardon, şu imgeler uzun süredir orada duruyor, kullanmayacaksanız yeni şiirimde
kullanabilir miyim?
Pardon, ben seni unutmak için sevmedim, ama heyhat ne için sevdiğimi de unuttum!
Yenişafak
22/03/2007