Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 233 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Kitap Tahlili: Atatürk "Arı Türkçe", Rıza Şah ise " Arı Farsça" Yaratmak istiyordu
Tarih: 17.03.2007 Saat: 06:35 Gönderen: karakutu
 
Modernleşme yolunda iki isim

İranlı Touraj Atabaki ile Türkiye tarihi uzmanı Erik J. Zürcher'in "Düzen Sağlayan Adamlar: Atatürk ve Rıza Şah Yönetimde Otoriter Modernleşme" adlı derleme eseri, mukayeseli tarih boyutuyla dikkat çekiyor.

Humeyni devrimi ile devrilen Muhammed Rıza Şah'ın babası General Rıza Şah ve Atatürk; Ortadoğu toplumlarındaki modernleşme hareketinin iki önemli ismi...



Bizim "İnkılap Tarihi" geleneğimizde maalesef 'mukayeseli tarih' boyutu yoktur. Bizim dışımızdaki modernleşme hareketleriyle mukayeseler yapılmaz. Avrupa bir kenara, Türk modelini hiç olmazsa Rus, Japon modernleşmeleri ve Ortadoğu'daki modernleşme hareketleriyle mukayese etmek gerekmez mi?
İranlı Touraj Atabaki ile Türkiye tarihi uzmanı tanınmış tarihçi Erik J. Zürcher'in "Düzen Sağlayan Adamlar: Atatürk ve Rıza Şah Yönetimde Otoriter Modernleşme" adlı derleme eseri bu mukayeseyi yapıyor.

Farklı modeller

Atabaki ve Zürcher, yazdıkları 'giriş'te Batı modernizminin temelinde, ticari ve sınai orta sınıfların yarattığı 'bireyselleşme' ve 'eleştirel düşünce'nin bulunduğunu anlatıyorlar. Halbuki Osmanlı'da modernleşmeyi bürokratlar ve askerler üstlendi; birinci amaçları, Batı emperyalizmi karşısında devleti kurtarmaktı, onun için otoriter oldular. 'Birey' ve 'eleştirel akıl' onlar için çok öncelikli değildi.
Japon modernleşmesinin lokomotifi ise 'Batı'ya yetişme' fikridir. Bunun için yönetimin merkezileşmesi ve toplumun sanayileştirilmesi esas alınmıştı.
Türkiye ve İran'da ise 'devleti kurtarmak' için ekonomiden ziyade siyasi ve idari reformları öne geçti, 'Batılı gibi olmak' fikri ağır bastı, 'kıyafet inkılabı' çok özel bir önem kazandı.
Devleti kurtarmak için, işleyen bir nizam ve intizam kurmak ve 'millet' inşa etmek gerektiği için milliyetçilik çok önemli oldu. 'Millet'in 'utanılası' bir kıyafet içinde olmasını milliyetçiler kabul edebilir mi?!
Atatürk fesin bizi Avrupalılar karşısında gülünç duruma soktuğunu söyler. Atatürk'e göre 'medeni bir millet'e yakışan kıyafet şöyle olmalıdır: "Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için çok cevherli, milletimiz için layık bir kıyafettir. Ayakta iskar-pin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, caket ve bittabi bunların mütemmimi olmak üzere başta siper-i şemsli serpuş, bunu açıkça söylemek isterim. Bu serpuşa şapka denir.' (Sf. 214)

Bu konuşmanın yapıldığı 1925'te halkın yoksulluğu dikkate alınırsa, kıyafete ne kadar önem verildiği ortaya çıkar. Yazarlar, 'şapka'ya direndiği için idam edilenlerin sayısının 50 civarında olduğunu yazıyor. (Sf. 216-217)

Şah da geleneksel giyimlerin İran milletini gülünç duruma düşürdüğü kanaatindedir. Yazarlar bu noktada, Şah'ın Avrupa karşısında aşağılık kompleksi hissettiğini, Hind milliyetçilerinin ise kendi kıyafetlerini milli kimliklerinin bir unsuru gibi benimsediklerini belirtiyor. (Sf. 228)
Şah da 1927'de 'Pehlevi şapkası'nı kabul ettiriyor. Uygulama Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar serttir. Hatta Şah 1934'te Türkiye'yi ziyaret ettiğinde, 'ınkılaplarda' kendisinin geride kaldığını görünce telgrafla Tahran'a emirler yağdırır: Köylüler, güneşten korunacak şekilde 'geniş çevreli şapka' (fötr?) giyecektir! Peçe yasaklanacak, polisler zorla kadınların yüzünü açacaktır!
Yazarlar bu yüzden İran'da kadınların evlere kapandığını anlatıyor, Atatürk'ün ise kadın kıyafetine karışmadığını yazıyor.. (Sf. 34, 221 vd.)
'Kıyafet' devriminin iki ülkedeki amaçlarından biri etnik farklılıkları görüntüde bari yok etmektir. (Sf. 8)
İki liderin bir benzerliği de şu: Atatürk'ün 'arı Türkçe', Rıza Şah'ın 'Arı Farsça' yaratmak istemesi... Türkiye'de Kürtçe, İran'da Azeri Türkçesi yasaklanıyor. (Sf. 238 vd)

Atatürk neden başarılı?

Yazarlara göre Atatürk de Rıza Şah da başlangıçta diktatördür. Ama Şah zamanla, diktatörlükten despotluğa ve keyfiliğe kaymış, çok kan dökmüş, kitleler gözünde meşruiyetini kaybetmiştir. Atatürk ise otoritesini Osmanlı'dan beri devam eden kurumlarla yürüteceği için despotizme kaymayacak, aksine daima 'meşruiyete' dikkat edecektir. Sonunda İran kaosa, Türkiye kurumlara dayalı bir yönetime yönelecektir. (Sf. 1- 12, 29.)
Atatürk'ün işi Osmanlı'dan devraldığı devleti ve kurumları dönüştürmekti. Bu kurumlara CHP gibi köklü bir kurumu da ekledi. Şah ise mevcut bulunmayan devleti yoktan kurmak zorundaydı, kurduğu partiye bile güvenmedi, feodal bir despota dönüştü, çok kan döktü, nihayet meşruiyetini kaybetti...
Atatürk, meşruiyete ve kurumlara dayandığı için öldükten sonra da rejimi devam etti, gelişerek hem de... (Sf. 98 vd)
Çok ama çok önemli bir eser. Keşke tercüme edilip yayınlansa.
 

 Taha Akyol / Tarih

Milliyet Kitap
15/04/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Kitap Tenkidleri
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Kitap Tenkidleri:
Doğunun Limanları - Kitap Özeti


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.75
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Doğunun Limanları - Kitap Özeti
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Moya Brennan - Change My World
Abba - Fernando
Bir İstanbul klasiği: Kitap Fuarı
Hüküm Giymiş Bir Kitap İçin Yazıt
Hangi kitaptan sinemaya uyarlanırdınız?

"Atatürk "Arı Türkçe", Rıza Şah ise " Arı Farsça" Yaratmak istiyordu" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Atatürk (Puan: 1)
Gönderen: fadim Tarih: 17.03.2007 Saat: 08:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
"..... Gerçi bir Bursa milletvekili Nurettin Paşa, bütün yasam görevi boyunca hiç bir zaman kürsüye çıkmamış ve hiç bir zaman Meclis'te ulus ve cumhuriyet yararlarını savunmak için bir tek söz söylememiş olan Bursa milletvekili Nurettin Paşa, yalnız şapka giyilmesine karşın bir önerge vermiş ve bunu savunmak için kürsüye çıkmıştır.Şapka giyilmesinin " temel haklara, ulusal egemenliğe ve kişisel dokunulmazlığa aykırı işlem" olduğunu savlamış ve bunun, " halka uygulanmamasını sağlamaya " çalışmıştır. Ama, Nurettin Paşa'nın , ulus kürsüsünden alevlendirebildiği bağnazlık ve gericilik duyguları; en son birkaç yerde ve yalnız birkaç gericinin, İstiklâl Mahkemelerinde hesap vermeleriyle söndü." Atatürk, Söylev II (Nutuk), TDK, 1973 baskısı, s.654-655


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke