Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 87 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Noam Chomsky: ABD'nin petrol sevdası İran'a patlıyor
Tarih: 15.03.2007 Saat: 04:19 Gönderen: karakutu
 

Ortadoğu petrolünü kontrol etmek isteyen ama Irak'ta batağa saplanan ABD, yaralı bir hayvan gibi saldırganlaşabilir. Bush, petrole hâkim olan Şiilerle ittifak kurmasından endişelendiği İran'ı bu yüzden şeytanlaştırıyor



Ortadoğu'da ABD'nin temel taleplerine direnen sadece iki ülke var: İran ve Suriye. Bu yüzden ikisi de düşman sayılıyor, ama İran daha önemli. Soğuk Savaş'taki gibi, en büyük düşmanın nüfuzundaki artış şiddet kullanımını meşrulaştıracak bir gerekçe gibi sunuluyor. Şaşırtıcı olmayan bir biçimde, Bush Irak'a ek asker gönderirken, sanki ABD işgali yokmuş gibi İran'ın Irak'ın iç işlerine karıştığına dair hikâyeler anlatılıyor.

Tahran, Washington'da, şu meşhur Şii hilalinin zirvesi olarak da niteleniyor. Ve yine hiç şaşırtıcı değil: Irak'taki asker artırımına ve İran'a yönelik artan suçlama ve tehditlere, Irak konferansına katılmak yönünde yarım yamalak bir gönüllülük eşlik ediyor.
Bu sınırlı diplomatik jestin, ABD'nin artan saldırganlığından dolayı duyulan korku ve öfkeyi gidermeyi amaçladığını tahmin etmek güç değil. Boş bir korku da değil bu: Terör uzmanları Peter Bergen ve Paul Cruickshank'ın 'Irak etkisi' üzerine çalışması, savaşın terörü yedi kat artırdığını ortaya koyuyor. Bir 'İran etkisi' daha da ağır olabilir.
ABD için asıl mesele, Ortadoğu'nun eşsiz enerji kaynakları üzerinde etkin kontrol sağlamak. Bu hep böyleydi. Kaynaklara erişim ikinci planda. Petrolü bir kez gemilere yüklediğinizde, gidecek bir yer bulur elbet. Kontrol, bir küresel hâkimiyet aracı olarak görülüyor. İran'ın 'hilal'deki nüfuzu da ABD kontrolüne meydan okur nitelikte. Coğrafyanın cilvesine bakın ki, dünyanın ana petrol yataklarının çoğunluğu Ortadoğu'da Şiilerin yaşadığı bölgelerde: Güney Irak, Suudi Arabistan'la İran'ın kesişme noktası. Buralarda bazı büyük doğalgaz kaynakları da var. Washington'ın en kötü kâbusu, dünya petrolünün çoğunu kontrol eden ve ABD'den bağımsız olan gevşek bir Şii ittifakı.


Geçen yaz İsrail Lübnan'ı beşinci defa işgal etti. Bu işgalde de, ABD desteği kritikti, bahaneler asılsızdı ve sonuçlar Lübnanlılar açısından yine ağırdı. Gerekçeler arasında, Hizbullah roketlerinin İran'a yönelik bir ABD-İsrail saldırısında caydırıcı olabileceği de vardı.

Onca yaygaraya rağmen, ben ABD'nin şu sıra İran'a saldırmasına ihtimal vermiyorum. Amerikan ve dünya kamuoyu buna çok büyük oranda karşı. Görünüşe göre, ABD ordusu ve istihbaratı da. İran kendisini ABD saldırısına karşı savunamaz, ama başka yollarla karşılık verebilir. Bunlar arasında Irak'taki cehennem ateşini yükseltmek de var. Bazı uzmanlar bu saldırının üçüncü dünya savaşının fitilini ateşleyebileceğini bile söylüyor.

Öte yandan Bush yönetimi, yaralı bir yırtıcı hayvanın tehlikeli ve ne yapacağı kestirilemez hale gelmesi gibi, daha tehlikeli maceralara girişebilir. ABD Irak'ta tahayyül edilemez bir felaket yarattı. Güvenilir bir kukla devlet kuramadı ve çekilmesi, kaynakların kontrolünü riske atması anlamına gelecek.
Bu arada ABD muhtemelen İran'ı içeriden istikrarsızlaştırmak yönünde de faaliyet yürütüyor. İran'ın etnik yapısı karmaşık; ayrılıkçı eğilimler var ve ABD bunları ateşleme peşinde olabilir. ABD, diğer Batı ülkelerinin de desteğiyle, İran'ı ekonomik kuşatmaya almaya, liderlerini başarısızlığa sevk edip halkın hoşnutsuzluğunu artırmaya çalışıyor. Bu arada İran liderliğini şeytanlaştırmak da gerekiyor haliyle. Batı basınında İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın herhangi bir çılgınca sözü yalan-yanlış çevrilip manşetlere taşınıyor. Halbuki Ahmedinecad'ın dış politika üzerinde fazla kontrolü yok; asıl güç dini lider Hamaney'de. ABD medyası, bilhassa da uzlaşma yanlısıysa, Hamaney'in sözlerini görmezden geliyor. Ahmedinecad 'İsrail varolmamalı' dediğinde kıyamet koparken, Hamaney'in, İran'ın iki devletli bir çözümü kabul ederse İsrail'le ilişkilerin normalleşmesi çağrısı yapan Arap Birliği'ni desteklediğine yönelik sözleri verilmiyor.

İran caydırıcılık aramakta haklı

İran'ın nükleer caydırıcılık arayışını Irak işgali tetikledi. Hedef savunmasız oldukça ABD'nin istediği gibi saldırdığı mesajıydı bu. Bugün İran, Afganistan, Türkiye, Irak ve Körfez'deki ABD güçleriyle çevrili ve nükleer güç sahibi Pakistan ve İsrail'e yakın. 2003'te İran nükleer faaliyetler ve İsrail-Filistin ilişkileri dahil, çetrefilli meselelerde müzakere önerdi. ABD'nin verdiği karşılıksa, öneriyi götüren İsviçreli diplomatın yüzüne kapıyı kapatmak oldu. Ertesi yıl İran ve AB, Tahran'ın uranyum zenginleştirmeyi askıya alması karşılığında 'sıkı güvenlik garantileri', ki ABD ve İsrail'in İran'ı bombalama tehditlerinin kod adıydı bu, verilmesi üzerinde anlaştı.

ABD baskısı yüzünden AB anlaşmayı hayata geçiremedi ve İran uranyum zenginleştirmeyi sürdürdü. İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek yönünde gerçek bir niyeti varsa, ABD'nin yapması gerekenler belli: AB anlaşmasını uygulamak, anlamlı müzakereleri kabul etmek ve İran'ı uluslararası ekonomik sisteme entegre etme çabasında diğer ülkelere katılmak. (Dilbilimci, 9 Mart 2007)



The Guardian
 

Radikal
14/03/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Doğu Konferansı
· Karakutu Beyrut Galerisi
· Daha fazla Ortadoğu
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ortadoğu:
Karakutu Lübnan - Beyrut'tan bildiriyor.


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Karakutu Sartre: Hiçlik
Karakutu forum/ sartre: hiçlik
Karakutu'dan çağrı: Cehennem yoksa hep beraber Kapitalist olalım!
nehirler aka aka
Heinz Politzer: Franz Kafka, der Künstler
Müzeyyen Senar: Akşam Olunca Yarelerim Sızlar
Ahmed Amrabi: ABD ve Fransa Hizbullah'a karşı tüm Lübnan'ı feda etmeye hazır
Lübnan raporu
Lübnan-Suriye
Syd Barrett - Bob Dylan Blues
King Crimson - Epitaph
The Verve - Bittersweet Symphony
Karakutu Lübnan - Beyrut'tan bildiriyor.

"ABD'nin petrol sevdası İran'a patlıyor" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke