Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 231 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Schizophrenia culturalis
Tarih: 20.01.2005 Saat: 07:52 Gönderen: karakutu
 
Serdar lafı bitirdi: Türkiye, modern olamadan post-modern olmuş bir ülkedir. Üstelik bir yanıyla öyle, bir yanıyla son derece ilkel.

Modern olmak, aynı zamanda birey olmak demektir. Önce birey olacaksınız ki, post-modern aşamada ('post' demek 'sonrası' demek, koyun postuyla ilgisi yok) bireyciliğin iyice bokunu çıkarıp uçuk kaçık serserilik edebilesiniz.

Ne oluyor? Böyle bir ülkede kızını bir çocukla elele tutuştuğu için öldüren babayla, uyuşturucu kullanan eşcinsel fahişe yanyana rahat rahat yaşayabiliyor.

Tıpkı son model araba kullanan sıkmabaş hatun gibi, kimisi kaldırım kenarında kasap bıçağıyla koyun boğazlarken kimisi de Internet'ten 'tıklama' yöntemiyle sanal kurban kesiyor, yani keser gibi yapıyor.



Ziraat Bankası kuyruğunda sürünen emeklilerle bankanın sitesinden 'sanal kredi kartı' kullananlar gibi yani.

Biri geride kalmış, öteki fazla ileri gitmiş iki örnek. Birey olan 'kurban murban kesmiyorum ulan' diyebilir ancak.

Birey, bir yandan başını örtüp bir yandan göbeğini açmaz.

İncil dağıtılmasına karşı çıkıp Kuran dağıtmak gibi tepkiler de göstermez.

Devrimcilik oynayan çocukların birbirleriyle sevişebilmek için örgüt yöneticisine 'devrim nikahı' kıydırmaları da ancak Türkiye gibi bir yanıyla çok gerilerde kalmış, bir yanıyla fazla uçmuş ülkelerde mümkündür. Birey, gönlü isteyince, canı çekince nikahsız da yatar.

'Çelişkiler ülkesi' tanımı hem toplumun bu 'iki gerçeği birlikte yaşama' garabetinden, hem de insanların bu iki gerçeği 'içselleştirmiş' olmalarından, kafalarının bir köşesiyle öyle, bir ucuyla böyle durumda kalmalarından kaynaklanıyor.

Birey, kara çarşafın içine meme uçları ve apışarası deliği açıkta bırakılmış iç çamaşırı giymez.

Çarşaf giyen de sinema karanlığında konuştuğu çocukla yiyişmez.

Noel çamını yılbaşında dikmez, ikisinin arasında bir hafta süre vardır.

Aslına bakarsanız, Müslüman da Hristiyan yılbaşını kutlamaz. Ama biz bu saçmalığı 'zarar yok, maksat gülmek eğlenmek' teranesiyle gazete sayfalarından da pompalarız. Madem öyle, 9 Şubat'ta da Budist yılı başlıyor (Maymun yılı bitiyor, Horoz yılına giriyoruz), onu niçin kutlamıyorsunuz?

Hummer cipinin arkasında ekmek arası köfte ve çöp şiş satmak gibilerden bir çelişki...

Bu kültür çorbası, hem yüzde yüz doğulu ya da yüzde yüz batılı olamamakla, hem de modern olmadan post-modern 'takılmakla' mümkündür.

Orhan Kemal okumadan Perihan Mağden, Oğuz Atay okumadan Ahmet Altan okunmaz.

Nefi ya da Baki okurken birdenbire Küçük İskender'e ya da Murathan Mungan'a da atlanmaz. Arada aşamalar vardır.

Türkiye bir yanıyla çok direndi ve çok geç kaldı, öbür yanıyla yeni çağa kayıtsız şartsız tam teslim oldu.

Onun için okuma yazma bilmeyen ninelerle bilgisayar çökerten bacaksızlar yanyana...

Bu bir 'kültürel şizofrenidir', çift kişilikli toplum. Daha doğrusu 'kimliği parçalanmış, kırılmış' toplum. Hem doğulu hem batılı, ne doğulu ne batılı. Hem köylü hem şehirli, ne köylü ne şehirli. Hem ilkel hem çağdaş, ne ilkel ne çağdaş. Latince terimi ben uydurdum, telif hakkı istemem.

Kiminizin el öpme turlarıyla ve 'kabristan ziyaretinde', kiminizin Avrupa'da kumar oynayarak, kiminizin namaz kılarak kiminizin rakı içerek, kiminizin hac seferinde kiminizin cici mama peşinde geçireceği bayramınızı kutlarım.

 

Akşam
20/01/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Schizophrenia culturalis" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke