Dünyada bugüne kadar yazılmış en uzun mektubu Çinli Wang Chou ikizi Chang
Chou'ya yazmış ve mektup tam 367 sayfaymış. Wang Chou mektubu yazdığında ikizler
93. yaşlarını idrak ediyorlarmış ve Chang mektubun 256. sayfasına geldiğinde
sekte-i kalpten gitmiş. Bugün 107 yaşında olan Wang Chou, günlerini mektubun
kalan 111 sayfasını okuyup ağlayarak geçiriyormuş.
* * *
Fransız aktör Gerard Depardieu, yeni filminde aşırı şişmanlığı nedeniyle
zıplayamayan ve bunalıma giren bir kurbağayı oynayacağını açıklamış. Bu film
nedeniyle evinin bahçesindeki havuzda tam altı aydır kurbağalarla birlikte
yaşadığını söyleyen ünlü aktör, “Doğrusunu söylemek gerekirse kurbağaların bu
kadar duygusal hayvanlar olduğunu bilmezdim. Sanırım bundan sonra fırsat
buldukça evimin havuzunda kendilerini ziyaret edeceğim” diyormuş. Yakınlarının
ifadesine göre son dönemde aktörün teni de hafif yeşile çalmaya başlamış.
* * *
Hollywood'un en çok kazanan aktörlerinden Tom Cruise, tam 32 yıldır cebinde
çiğnenmiş bir sakız taşıyormuş. Küçük bir çocukken sakız almak üzere gittiği
marketin önünde tam 100 dolar bulan Cruise, o andan itibaren aldığı sakızın
kendisine uğurlu geldiğine inanmış. Film çekimlerinde bile sakızını cebinden
çıkarmayan Cruise'un tek sıkıntısı, sıcak havalarda eriyip cebine yapışan
sakızın kostümlerini mahvetmesiymiş.
* * *
Finlandiya'da evcil kediler için bir sinema açılmış. Kediler sahiplerinin
nezaretinde bu sinemaya geliyor ve gösterimdeki filmleri izliyorlarmış.
Sinemanın büfesinde her tür kedi krakeri bulunabiliyormuş. Sinemanın sahibinin
gözlemlerine göre kediler en çok aksiyon filmlerine meraklı oluyorlarmış. En çok
sevdikleri filmi herhalde tahmin edersiniz... Tabii ki “Zor Hedef: Fare”...
* * *
Arizona'da bir çiftçi bundan beş yıl önce bir kafes ve bir saksı almış. Evine
döndüğünde dalgınlıkla papağanını saksıya yerleştirmiş, açelyayı da kafese
dikmiş. Yanlışlığı tam yedi ay boyunca hiç farketmemiş. Üstelik bu süre içinde
papağana su dökmüş, açelyaya yem vermiş. Yedi ay sonra farkettiğinde hem
papağan, hem de açelya duruma fena halde adapte olduklarından yerlerini
değiştirememiş. Bugün de durum aynen devam ediyormuş. Arizonalı çiftçi
dostlarına renk renk çiçek açan papağanı ve konuşmaya başlayan açelyası ile hava
basmayı da ihmal etmiyormuş.
* * *
Hayatını kırk yıldır Amsterdam Belediye Bandosu'nda trompet çalarak kazanan
Patrick Nielström, bir sabah uyandığında trompet çalmakla ilgili bildiği her
şeyi unuttuğunun farkına varmış. Aynı gün bandonun uyumunu bozduğu gerekçesiyle
kırk yıldır çalışmakta olduğu bandodan uzaklaştırılmış. Sonraki iki yılı bir
markette kasiyer olarak geçiren Nielström, yine bir sabah uyandığında canının
piyano çalmak istediğini farketmiş. O günden beri de Amsterdam'ın en büyük
otelinde piyanistlik yapıyor ve müşterileri mest ediyormuş.
Yenişafak
12/03/2007