Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 232 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Makale: Necmi Sönmez : Samuel Beckett Berlin’de Resimlere Bakarken
Tarih: 11.03.2007 Saat: 04:38 Gönderen: karakutu
 

Samuel Beckett, 11 Aralık 1936’dan 22 Ocak 1937’ye dek geçen zamanını Berlin’de, bu kentteki eşsiz güzellikteki müzelerin salonlarında gezerek, şehrin sokaklarında uzun gece yürüyüşlerine çıkarak geçirmişti.



Yazarın çalışmalarında, dünya görüşünde derin izler bırakan Berlin yolculuğu, burada gördükleri, yazışmaları, tuttuğu günlükler Berlin’deki Literaturhaus’ta, “Obergeschoss still closed. Samuel Beckett in Berlin 1936/37” başlığında açılan ilginç bir sergide gündeme getiriliyordu.

Berlin Literaturhaus’da özel bir sunumla Temmuz-Kasım 2006’da gösterilen serginin erdemi, yazarın görsel imgelere olan tutkusunu, resim sevgisini mesafeli bir açıdan ele almasının yanı sıra, “yazılı imge ile çizili imge” arasındaki diyaloğu sorgulamasında yatıyordu.

Tesadüf eseri bulunan günlüklerindeki (“German Diaries” olarak betimlenen bu günceler henüz yayımlanmadığı için serginin bel kemiğini oluşturuyorlardı) notlardan, çizimlerden, iç dökmelerinden anlaşılıyor ki yazar Berlin’de (Hitler iktidarının sesini duyurduğu politik açıdan her an patlamaya hazır bombaların tik taklarının duyumsandığı bir kentte) bir tür “müze tutkunu” olarak resimlere, Önasya medeniyetlerine ait koleksiyonların yer aldığı koleksiyonlara dadanarak, kurgu anlayışında önemli değişiklikleri gündeme getirecek olan “imgeleri” damıtmaya başlıyor. Berlin’deki sergi, yazarın attığı her adımın peşinde ilerlediği için, onun gözlerinden Sanat Tarihi’ne yakınlaştırıyor izleyenleri.

Az buçuk Almanca bilmesinin yardımıyla yolunu bulmayı başaran yazar, her gece gördüğü resimleri sınıflandırma yoluna giderek adeta ev ödevi yapan Sanat Tarihi öğrencisi gibi gördüklerini yorumlayarak, “resmin büyülü dünyasında” kendini kaybediyor adeta. Berlin’deki serginin açığa çıkardığı gibi, müze tutkunu genç Sam Beckett. Resimlere bakarken gösterdigi çabayı, yürüyerek şehri keşfetmek için attığı adımlarla birleştirerek kitaplarında sıkça karşımıza çıkan imgeleri “yakalayan” yazar, Berlin’deki izlenimlerini yaşamının sonuna kadar katıklandırarak belki de yürüyen kişinin ayaklarıyla gözleri arasındaki “eşzamanlılığı” imgesel olarak bir araya getirebiliyor. İşte Watt romanında, işte Godot’yu Beklerken’de karşımıza çıkan yürüyen ayaklar temaları.

Monty Python’un Ministry of Silky Walks’ini anımsamamak elinizde değil. Berlin sergisi, yürümekle görmek arasında, yürümekle düşünmek arasında olağanüstü bağlar kuran genç yazarın karanlık, umutsuzluklarla, melankoli ve yalnızlıklarla dolu dünyasına götürüyor izleyicileri. Bir yanda resimlerin (İtalyan, Hollanda ustalarının) bir yanda Berlin sokaklarının, parklarının izini süren genç yazarın farklı bir adım temposu var. Yolunu önceden belirleyerek bir çırpıda ilerliyor Sam.

Onun adımlarında Charles Baudelaire, Franz Kessel, Walter Benjamin ve Siegfried Kracauer’de bulunmayan farklı bir ritim var. Bruce Naumann’in 1968 yılında gerçekleştirmiş olduğu Slow Angle Walk (Beckett Walk) video çalışmasıyla Güncel Sanat Tarihi’ne geçmiş olan “Beckett Adımları”nı kendisi de tutkulu bir yürüyüş ustası olan Virginia Woolf’la karşılaştırmamız mümkün belki de. 12. 12. 1936’da defterine şu cümleyi yazmış: “What is to become of me?”

Literaturhaus’un küçük sergi salonunda, birbirinden ilginç vitrinler, o yıllara ait sessiz filmler, sergi-müze kataloglarıyla, sanat eserlerinin fotoğraflarıyla desteklenen serginin dikkati çeken özelliklerinden biri de Beckett’in modern Alman resmine (Otto Dix, Karl Schmidt-Rottluff, Emil Nolde, Ernst Ludwig Kirchner, Franz Marc, Ernst Barlach, Max Beckmann) olan ilgisi. Yaşadığı dönemin öncü sanatını da göz ardı etmeden sanat tarihinin tüm dönemlerinin yetkin yapıtlarını bir deniz süngeri gibi içine çeken Sam Beckett Almanya’dan ayrıldıktan altı ay sonra Paris’e yerleşme kararı verip hayatının en önemli evresinin kapısını aralayacaktır. Berlin sergisinde karşılaştığımız arayış halindeki “ruh dünyası”, Beckett’in kurgularındaki imgelere yakınlaşma şansını verdiği için önemli.



kitap-lık
Sayı: 97 Eylül 2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makale
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Makale:
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
Bir İmparatorluğun Sonu
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj
Kalkınma yöntemi olarak sosyalizm
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Coca Cola Ve Fare
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
İsrail ablukasını ‘Onur’la deldiler
Kara Kedi
Aynı evin kedileri
Obez kediler
Büyükanıt: Örgütün arkasındakilere bakın
Keskin bir mesaj....
Hasan Cihat Örter'den mesaj var

"Necmi Sönmez : Samuel Beckett Berlin’de Resimlere Bakarken" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke