Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 170 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: Mustafa Kemal de andıçlanırdı
Tarih: 10.03.2007 Saat: 08:06 Gönderen: karakutu
 

Hiç abartmadan diyebiliriz ki:
Hayatta olsa, bu raporla Mustafa Kemal de andıçlanırdı.
Genelkurmay Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nün "uyarı notu", benimle birlikte bir grup köşe yazarını "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) karşıtı" olarak sınıflandırırken neyle suçluyor:
"Askerin siyasete müdahalesine karşı olan yazarlar..."
Bir asır önce, daha 1908'de, Binbaşı Mustafa Kemal, siyasete batmış İttihatçıların kongresinde ne diyordu:
"Ufukta tehlike bulutları görüyorum. Ordunun siyasete karışması işi artık bitmelidir. Asker kışlasına, siyasetçi siyaset sahnesine dönmezse her şey mahvolur."
Demek Atatürk, bunları bugünlerde gazetelerde yazsa, kurucusu olduğu TSK tesislerine alınmayacaktı.



* * *

Rapor, bunun bir "güvenilirlik denetimi" olduğunu söylüyor.
"Güvenilir olmayan gazeteciler", askeri tesislere sokulmamış; çünkü, "bölücü-yıkıcı akımlara casus, suikastçı ve hatta intihar bombacısı" olabilirlermiş.
Mustafa Kemal'in ufukta gördüğü "tehlike bulutu" tam da budur:
Türk basınını "kırmızı/mavi kuvvetler" diye sınıflandıran ve yazarlarının yarıdan fazlasını "düşman" gören anlayış...
Rapora göre "güvenilir olmayan medya kuruluşlarına akreditasyon verilmeyerek bunların kamuoyunda itibar görmemeleri sağlanmış"mış.
10 yıl önceki andıcı hatırlayın.
İtibar kaybeden kim oldu?
O gün "vatan haini" ilan edilen yazarlar bugün çok daha "itibarlı" pozisyonda...
İftiracıların ise adı bile yok ortada...
O zaman gerekli tepkiyi vermeyip sınıfta kaldığımızdan, bugün yeniden karne alıyoruz.

* * *

Aynı tahammülsüzlük dünkü Cumhuriyet'te yayınlanan "Başbakanlık fişlemesi"nde de var.
Malum Başbakanlık da dış gezilerde yazar kontenjanını "liyakat" esasına göre belirliyor.
Eleştiri, uygar dünyada güvenilmezlik alameti değil, demokratik bir haktır.
Hiçbir kişi ya da kurum eleştiriden muaf değildir.
Koşulsuz destek, verilen kuruma da yarar sağlamaz.
Dünyanın itibarlı kuruluşları, karşıt görüş sahiplerini "düşman" yaftasıyla kapı dışarı etme güçleriyle değil, onları ikna edebilme yetenekleriyle ayakta kalmışlardır.
Medya asıl, kaynağından haber alamazsa sorun yaratır; çünkü o zaman ikinci el kaynaklara, dedikodu ve tevatüre yönelir. Bu da medya kadar, onu bilgilendirmeyen kuruma zarar verir.
Sevmediği gazetelere kapısını kapatan TSK'nin ikide bir yalanlama yayınlamak zorunda kalması da bundan değil mi?
Askeri faaliyetlere, asıl eleştiri sahiplerinin davet edilmesi gerekmez mi?

* * *

Fişleme ve dışlama, ister TSK'nden gelsin, ister Başbakanlık'tan, yanlıştır; fişlenene değil, fişleyene zarar verir.
Ortada suç varsa, yargılama mercii idare değil, hukuktur.
TSK'ni korumak istiyorsak bu ayrımcı anlayışa karşı çıkmalıyız.
Askeri tesislerde "Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır" sloganı yazılıdır.
Ben, listedeki bir çok meslektaşımın işini iyi yaptığına inanıyorum.
Basındaki en fanatik asker destekçilerini bile "düşman" kampta gören, hatalarla dolu bu raporu yazanlar için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?
Dilerim Genelkurmay, sadece bu "iç değerlendirme"nin nasıl sızdığını değil, nasıl amacı aşan bir işgüzarlığa dönüştüğünü de soruşturup sonunda bu verilerin dikkate alınmadığını ve "milletin ordusu"nun kapılarının herkese açık olduğunu açıklar.
Bütün basın yasaklı duruma düşmeden...
Ufukta tehlike bulutları gözükmeden...
 


Milliyet
10/03/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.75
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Mustafa Kemal de andıçlanırdı" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Mustafa Kemal de andıçlanırdı (Puan: 1)
Gönderen: HB2 Tarih: 10.03.2007 Saat: 14:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Can Dündar'ın tesbitlerine katılmamak mümkün değil. Ancak ayni "MEDYA" askerin her ağzını açtığında; olduğundan ve gerektiğinden daha fazla değer vererek ve konuyu abartarak "MANŞETLERE" taşımak suretiyle, "ANDIÇ" oluşumuna çanak tutmuyor mu ? Böyle bir oluşuma hevesli olanlara cesaret vermiyor mu ?Medya bu konuda kendisini sorgulamak zorundadır. Kuvvetler ayrılımı bir denge unsurudur ve bu dengenin korunması bir ülke için çok hayati bir konudur. Kimsenin bu dengeyi bozmaya hakkı yoktur. Kuvvetler ayrımı, ayni bir atomun yapısı gibi bir dengeye ve bir prensipler zincirine uygun olmak zorundadır. Aksi halde, nasıl atomun yapısındaki dengenin bozulması halinde, yıkıcı korkunç bir patlamaya sebep olabiliyor ise; kuvvetler ayrımının dengesini bozmak da, o ülkede yıkıcı patlamalara neden olabilir. Gerçek "VATAN SEVGİSİ" ne sahip olmak demek, bu dengelere saygılı olmak demektir.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke