Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 237 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Kitap Tahlili: Hande Öğüt: Kadınsı değil, 'kadıncı' bir roman
Tarih: 06.02.2007 Saat: 11:28 Gönderen: karakutu
 

Zadie Smith, 'Güzelliğe Dair'de yine bir kimlik etrafında dönüyor ve 'zenciliğin' bir kimlik, bir kader ya da bir şans olup olmadığını sorguluyor

Bakhtin'e göre, özellikle roman türünde çokkatmanlılık, diyalog, söylemlerin ayrılıp çatışması, melez oluşumlar toplumda yaşayan dilin bütününün kaçınılmaz bir özelliğidir.



Toplumun da melez bir oluşum olduğu düşünüldüğünde tahakkümcü anadilin, 'öteki' addedilen kültürler ve göçmenler üzerinde bir sömürge aracına dönüştüğünden söz edebiliriz pekâlâ. Kökenleri sömürge toplumlarına dayanan yazarların, son yıllarda Avrupa ve Amerika'nın en prestijli edebiyat ödüllerini alarak, çok satar olmaları, sadece egzotik anlatımları, postmodern kurguları, parodi ve ironiyi içselleştirmeleri ve eğlenceli dilleriyle bizlere karnaval tadında kurmacalar sunmalarında değil, sömürgecilik sonrası söylemlerde de aranmalı.

Koloninin çöküşünden sonra devam eden kültürel eşitsizlikleri etkisiz hale getiren bir paratoner olan dil zira, sömürgeciliğin çözülmesinde kullanılacak en önemli araç olduğunu edebiyatta da gösteriyor. Anglo-Hint ve Anglo-Karayip varyantlı yazarlar (Salman Rushdie, Jhumpa Lahiri, Anita Desai, Arundhati Roy, Zadie Smith), bu ideolojik sorunu romanlarında melezlik ve göçmenliği, çokkültürlülüğü, ötekileştirilen halkları, kimlik yanılsamasını sorunsallaştırarak, yani tam da dilin bir sömürgeci aygıta dönüşümü üzerinden irdelemeye çalışıyorlar.

İnci Gibi Dişler'de, edebiyatta bir reggae tonu tuttararak Anglo-Karayip rüzgârı yaratan Jamaika kökenli İngiliz yazar Zadie Smith, bir melez olması hasebiyle bu kavramı parodik, çok katmanlı, merkezsizleştirilmiş, çok kahramanlı romanlarıyla gündeme getiriyor. Sokak diliyle, etnik grupların dilini aynı anda kullanan, uçucu ve lafazan anlatımıyla merkezileşmeye karşı duran ve asla tek bir tema üzerinde odaklanmayan Smith, böylelikle bilinçli bir belirsizlik, kaotiklik yaratıyor kurgularında. Sömürgecilik sonrası kuramlarda Edward Said ve Gayatri Spivak ile önemli bir üçlü oluşturan Homi K. Bhabha'nın kuramsal bakış açısındaki anahtar terimlerinden biri olan melezlik ilkesince 'melez', sömüren güç ve sömürülen kültür gibi iki farklı kültür ya da geleneğin karışımından doğan 'üçüncü bir alan' ya da bir 'ara alan'a denk gelmektedir ki, iki farklı kültür arasındaki gerilimi ortadan kaldıran üçüncü bir terim değil, otoritenin önüne çıkarak, yalnızca kimliğin olanaksızlığını göstermekle kalmayan, aynı zamanda onun belirsizliğini simgeleyen bir terimdir.

Yahudi-Çinli, Zenci-Yahudi, Rus asıllı İtalyan, Bengal asıllı İngiliz, Jamaika kökenli Amerikalı gibi kahramanlarıyla bir ara alan, bir yeni tür yaratan, kimlik karmaşasını ve kolonyal temsilleri, postmodern, klasik, romantik ve gerçekçi türleri birbirine harmanlayarak veren Smith, eleştirmen James Wood tarafından 'histerik gerçekçilik' türüne dahil edilerek haksızlığa uğratılıyor. Karayipler ve Latin Amerika'nın kolonyal baskıdan kurtulamadığı, bu coğrafyaların neo-kolonyalizm gibi gerçek niyetini saklayan yeni baskı unsurlarıyla savaştığı günümüz küresel dünyasında melezliği, kimliksizliği, göçmenliği dert edinen Smith'e pek de 'histerik' demek mümkün değil... Ancak tıpkı 1960'ların pek çok Amerikan romanında olduğu gibi, sözü boşuna uzatması, romanlarını laf kalabalığıyla bezemesiyle Smith'in eserleri, günümüzde edebiyatın, kurgusal olmayan yazın da dahil pek çok şey anlamına geldiğinin bir göstergesi.

İkili bilinç kavramı

İngiltere'de sadece kadın yazarlara verilen Orange Ödülü'nü kazandığı Güzelliğe Dair adlı son romanında yine bir kimlik teması etrafında dönüyor Smith. Bu kez nazarını İngiltere'den alıp Amerika'ya, ikiyüzlü orta sınıfa ve özgürlükçü devlet ideolojisine yönelten, dolayısıyla da zenci-beyaz dikotomisi üzerine eğilen Smith, zenciliğin bir kimlik mi, bir kader mi, yoksa bir şans mı olup olmadığını sorguluyor. Romandaki kahramanlardan biri şöyle der nitekim:
"Siyah olmak bir kimlik değil, yalnızca şansa bağlı bir renk meselesidir."

Siyah kültürün sorunsalı, DuBois'nın 'ikili bilinç' kavramına dayanır. Ki hem Jamaikalı hem İngiliz olan Smith, kendine hep başkalarının gözleriyle bakan ve ruhunu alaycı bir aşağılama ve acımayla ölçen bir dünyanın metreleriyle ölçme duygusundan mustarip kahramanlarıyla dikkat çeker. İçlerindeki ikiliği daima hissetmeleri için karşılarına mutlaka kendilerinin tam zıddı olan kahramanlar çıkararak yapar bunu.

Güzelliğe Dair, İnci Gibi Dişler gibi ırk, sınıfsallık temaları üzerine iki ailenin Kippsler ile Belseylerin ama daha çok, birbirinin zıddı olan iki erkeğin romanı. Dünya görüşleri 1960'ların siyasi mücadelelerine dayanan İngiliz Howard Belsey çokkültürcü liberal, Howard'ın tam zıddı Monty Kipps ise sağ görüşlü Trinidadlı bir profesör. On beş yıl boyunca benzer çevrelerde bulunmuş, aynı üniversitelerden geçmiş, aynı dergilere yazmışlardır ama hiç aynı fikirde olmamışlardır. Her ikisi de Rembrant uzmanıdır ama estetik anlayışları bambaşkadır. Monty gelenekselciliği benimserken Howard, insanın bağırsaklarını deşecek, soyut ve cüretkâr sanatın yanlısıdır. Şüpheci, seküler, rasyonel Howard ile tüm hayatını solcu-liberallerle mücadele ederek geçirmiş Monty'nin yolları Amerika'da kesişir. Monty, Howard'ın hocalık yaptığı üniversiteye atanır. Ancak aralarındaki düşmanlık asla son bulmaz. Monty'inin muhafazakâr yanı, özellikle de zenciler üzerine yorumu rahatsız eder Howard'ı:
"Hâlâ zenciler diyor. Ne zaman bir adım ileri atsak, Monty bizi iki adım geriye götürüyordu."

Beyaz bir İngiliz olan Howard buna rağmen, Monty'nin güzeller güzeli kızı Victoria ile gözünü kırpmadan yatağa girebilir. Oğlu Jerome ile evlenmesi gündeme geldiğinde küplere binen Howard, tüm değer yargılarını hiçleyerek kendini değiller. Belki de inandığı hiçbir şey yoktur. Amerika'da 'zenci' (negro) terimi, bir stereotipi yani ayrımcılığı gösteren bir terimdir ve ırk hiçbir zaman sadece ırk değildir; her zaman sınıf ya da tarihle de ilişkilidir. Bu iç içe ilintiyi enerjik ve yer yer ironik bir üslupla işleyen Smith, ırkçı görünmekten korkmadığı bir dünyadan söz edebilmektedir.


Eril sisteme isyan

İki ailenin bireylerinden, hip hop gençliğinden, cinsellikten, Haitili göçmenlerden, entelektüel sohbetlerden, gençliğin ve gerçekliğin yitiminden söz eden romanın tek bir kahramanı yokmuş gibi gözükse de Howard'ın Afro-Amerikalı karısı Kiki, romanın baş kahramanı ve bir okur olarak en çok özdeşleşebildiğim kadını. Hemşirelik okulunda okuyan Kiki, entelektüel değildir, ama aktif olarak siyasetin içinde yer alır. Gençliğinde, bir başka dünyanın mümkün olduğuna inanmış, heteroseksüellik dayatmasına karşı çıkarak lezbiyen ilişki yaşamıştır. Howard'ın kendisini iki kez aldatması karşısında hayal kırıklığına uğramaz, çünkü ne de olsa bir erkekle evlenmiştir. Batılı güzellik kültünün aşağıladığı bir özelliğe de sahiptir Kiki, yüz elli kiloluk gövdesiyle neredeyse fil kadar şişmandır, ancak bu aldatılmasının haklı gerekçesi olamaz. Ürkütücü ama tarif edilemez bir güzelliği, dürüstlüğü, gücü, doğrudanlığı ve doğurganlığı ile Afrika kadınının arketipsel bir modelidir o.

Romanda Kiki'nin 'feminen' değil, 'kadınsı' olduğu belirtilir, oysa 'kadıncı'dır Kiki; Alice Walker'ın kullandığı anlamda... Zira 'kadıncı' (womanist) terimini, 'feminist' teriminden ayrı olarak Afrika merkezciliğini kutlamak ve daha geniş bir kadınlık resminin ortaya çıkmasını sağlamak için kullanmıştır Walker. Siyah estetiğin temel taşlarından birini oluşturan ve doğrudan Karayip kültürlerinden alınan bu terimin hakkını vererek sabitlenmiş, prototip kadın olmayı reddeder Kiki; zayıflayıp yine o eski egzotik kadın olmak yerine kocasını terk ederek kendi hayatını kurar; hem erkek egemenliğine, hem sömürüye karşı durur. Beyaz eril sisteme isyan edip özgür bir birey olma yolunda adım atan Kiki'nin geçiş süreci, Afro merkezli feminist bilince dönüşümdür. Ataerkil toplum düzeninde cinsiyete dayalı ayrımcılığın yarattığı kısıtlamaları, güzelliğin idealize edilerek kadınların nasıl edilgin konuma geldiklerine dair protesto niteliğindeki evrensel imalarıyla Kiki, Güzelliğe Dair'in en güzel gerçeği kanımca...



GÜZELLİĞE DAİR
Zadie Smith, Çeviren: Berna Kılınçer
Everest Yayınları, 2007, 554 sayfa


Radikal
02/02/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Kitap Tenkidleri
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Kitap Tenkidleri:
Doğunun Limanları - Kitap Özeti


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Doğunun Limanları - Kitap Özeti
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Moya Brennan - Change My World
Abba - Fernando
Bir İstanbul klasiği: Kitap Fuarı
Hüküm Giymiş Bir Kitap İçin Yazıt
Hangi kitaptan sinemaya uyarlanırdınız?

"Hande Öğüt: Kadınsı değil, 'kadıncı' bir roman" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke