 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 223 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
MONA Roza şiirinin bende uyandırdığı
imaj şuydu:
Yıl 1950’dir. Maraş Lisesi’nden mezun
olmuş taşralı duyarlı şair Sezai,
Mülkiye’ye girer.
Bu zeki ve mahcup genç, okulun en
şımarık ve aldırmaz kızlarından birine,
Muazzez’e vurulur.
Ama Muazzez’e açılamaz.
Açılmak ne kelime! Yanına bile
yaklaşamaz.
 |
|
Sezai Karakoç'un 14 kıtalık "Mona
Rosa" şiirinin kıta başlarındaki
harflerin yan yana
getirilmesiyle ortaya çıkan
"Muazzez Akkaya’m" akrostişi, 56
yıldır edebiyat çevrelerinde
cevabını arıyordu.
www.karakutu.com adresinden
aldığımız bu çok eski fotoğrafta
ise
Türk
şiirinin ünlü ismi Sezai Karakoç,
imkansız aşkı Muazzez Akkaya'nın
yanında, arkadaşlarıyla
objektife poz veriyor. |
Ve kendini şiire vurur Sezai.
Böylece Türk edebiyatının en dokunaklı
aşk şiirleri ortaya çıkar.
Hem de kuşaklar boyu nice taşralı genci
acayip hırpalayan damardan şiirler.
Evet, benim Mona Roza’dan anladığım
buydu.
Ancak "karakutu.com" sitesinin
yayınladığı bu fotoğraf, bendeki imajın
küçük çapta da olsa revize edilmesine
neden oldu.
Fotoğrafı ilk gördüğümde tepkim şöyle
oldu:
"Vay be! Demek ki tanışıyorlarmış."
Fotoğrafı biraz yakından
incelediğimde ise gerçeği anladım:
Meğer Sezai Karakoç, o kadar da
"çekingen", o kadar da "mahcup" kalmamış
Muazzez Akkaya karşısında.
Bu toplu okul fotoğrafında Sezai
Karakoç’un, Muazzez Hanım’ın hemen yanı
başında yer tutma gayretini ve çabasını
görüyoruz.
Buradan benim çıkardığım sonuç şudur:
Sezai Karakoç, ne yapıp edip "Mona Roza"
şiirini, bir itiraf olarak Muazzez
Akkaya’ya sunmuştur.
Ancak Muazzez Hanım, bu dokunaklı aşk
şiirine rağmen Sezai Karakoç’un aşkına
karşılık vermemiştir.
Demek ki neymiş:
Kadınların kalplerine girmek, bazen
muazzam bir aşk şiiri ile bile mümkün
olmuyormuş!
En gizemli
Şiir: Mona Roza
MONA Roza "dokunaklı" bir
şiirdir.
Çünkü...
Bu şiirde gururlu mu gururlu bir Doğu
çocuğunun, içine düştüğü ve kimselere
itiraf edemediği bir imkansız aşkın
intihara meyilli dizeleri vardır:
"Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza /
Henüz dinlemedin benden türküler / Benim
aşkım sığmaz öyle her saza / En güzel
şarkıyı bir kurşun söyler / Kırgın
kırgın bakma yüzüme Roza."
Mona Roza "gizemli" bir
şiirdir. Çünkü...
Bu 14 kıtalık şiirin, kıta başlarındaki
harflerin yan yana getirilmesinden
"Muazzez Akkaya’m" çıkar.
Ve bu akrostiş nedeniyle tam 56 yıldır
edebiyat çevrelerinde "Kim bu Muazzez
Akkaya?" sorusu sorulur.
Sezai Karakoç’un ısrarlı ve katı
suskunluğu ve yıllardır Muazzez Akkaya
ile ilgili sorulara kapalı duruşu
nedeniyle soruya cevap verilememişti.
Ama şimdi giz aydınlatıldı.
Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç’un sınıf
arkadaşıdır.
Sırları
çözülmüş bir aşk
BİRİNCİ SIR: Mona Roza şiiri "Mona
Roza siyah güller, ak güller / Geyve’nin
gülleri ve beyaz yatak" diye başlar.
Geyve’nin sırrı ortaya çıktı: Sezai
Karakoç’un büyük aşkı Muazzez Akkaya
Geyveliymiş.
İKİNCİ SIR: Mona Roza şiiri büyük
efsanelere ve tevatürlere de konu oldu.
Onlardan biri de Muazzez Akkaya’nın
intihar ettiği şeklindeydi. Bu rivayet
doğru değil. Çünkü Muazzez Hanım’ın şu
anda New York’ta büyük kızı Dr. Ayşegül
Giray ile birlikte yaşadığını biliyoruz.
ÜÇÜNCÜ SIR: Sezai Karakoç’un Mona
Roza şiirini tamamen platonik duygular
içinde yazdığı, Muazzez Akkaya ile hiç
tanışmadığı sanılıyordu. Karakoç’un
Muazzez Hanım’a açılıp açılmadığını hálá
bilmiyoruz ama iki ismin birbiriyle
tanıştıkları kesinleşti.
DÖRDÜNCÜ SIR: Muazzez Akkaya’nın
durgun ve melankolik bir kadın olduğu
sanılırdı. Hayalleri yıkma pahasına
kızının tanıklığıyla söyleyelim:
Karşımızda neşeli, esprili, hayat dolu
bir kadın var.
BEŞİNCİ SIR: Muazzez Akkaya’nın
Mülkiye yıllarında uluslararası
yarışmalara katılan bir ping pong
şampiyonu olduğu bilgisi, Sezai
Karakoç’un ünlü "Ping Pong Masası"
şiirini anlamlandırmamıza yardımcı oldu.
ALTINCI SIR: Mona Roza şiirinde
"Artık inan bana muhacir kızı / Dinle ve
kabul et itirafımı" şeklinde iki dize
var. Muazzez Akkaya’nın, Geyve’ye
sonradan yerleşmiş bir muhacir ailesinin
kızı olduğunu bilmem belirtmeye gerek
var mı?
İşte o meşhur
Mülkiyeli kız

ADI: Muazzez Akkaya...
Kandilli Kız Lisesi’ni "Pekiyi"
derecesiyle bitirdi.
1950’de Mülkiye’ye girdi.
Okulun en popüler kızlarındandı.
Baş döndürücü güzellikle ve Grace
Kelly tipinde bir kız. Aynı okulda
öğrenim gören sınıf arkadaşı şair Sezai
Karakoç’u "fırtınalı bir aşk"ın
içine sürükledi.
Böylece "Uğruna Türk edebiyatının en
gizemli ve en dokunaklı aşk şiirinin
yazıldığı kadın" olarak kayıtlara
geçti.
Esin kaynağı olduğu Mona Roza şiirinden
hiç haberdar olmadı.
Ancak okul günlerinde paltosunun cebinde
şairi meçhul şiirler buldu ve bu
şiirlerin şairinin sınıf arkadaşı Sezai
Karakoç olduğunu bilmedi.
Okulu bitirdikten birkaç yıl sonra
Maliye Bakanlığı’nda üst düzey görevler
yapan ve geçen yıl hayatını kaybeden
Orhan Giray ile evlendi.
Üç çocuğu oldu.
Şu anda büyük kızı Ayşegül Giray ile
yaşıyor.
Hürriyet
10/1/2007
|
| |
İlgili Bağlantılar
|
|
Haber Puanlama
|
|
Ortalama Puan: 4.47 Toplam Oy: 17

|
Seçenekler
|
|
|
| "Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede" | Hesap Aç/Yarat | 6 yorum | Tartışma Ara |
|
| | Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz. |
|
|
Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1) Gönderen: musa Tarih: 10.01.2007 Saat: 18:13 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Sezai Karakoç'u insan ötesi, kapı dururken duvardan ışınlama yoluyla içeri giren uhrevi bir varlık olarak tahayyül edenlere inat çok iyi ve gerçekçi bir bakış açısıyla ele alınmış. Sayın Ahmet Hakan'ın serikanlı yazısı bunu biraz daha açımlamış.
Şunu anlamıyorum, Mona Rosa'nın iki kahramanı da et ve kemikten insanlar. Bence kahramanlarının bütün yönleri ile bilinmesi herkesin hakkı. Ha bilmek istemeyen onu aşkınlaştırıp putlaştıranlara da bir şey diyemem. Aklı bırakmaya hevesli insan nesli asla tükenmez. Ahmet Hakan'ın keni açısından sırlarının çözülmesi dediği şeyin ortaya çıkması Mona Rosa'nın değerini düşürmez aksine bir insanın bir insana olan sevgisini, aşkını çok daha gerçekçi bir hale getiriyor.
Önemli bir diğer konu, ilk cümlede özelliklerini verdiğim kişilik yüzünden Sezai Karakoç gibi bir şairi, bu toplumun büyük bir kesimi tarafından bilinmiyor ya da en azından hakketeği değer verilmiyor.
Belki, artık herkes, kendi putunu artık yemeli ha! Ne dersiniz? |
|
|
ÇAMUR AT İZİ KALSIN DEĞİL Mİ AHMET HAKAN(!) (Puan: 1) Gönderen: bektas_tat Tarih: 09.06.2007 Saat: 20:56 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | ahmet hakan yaptığın işlerle övünüp sonrada ben orhancı falan değilim diyerek herkesin bildiği kitaptaki bir aşk hikayesin çözdüm çözdüm diye gelipte ''bakın efendiler ben orhancı değilim hatta size onun kitabındakı aşk hikayesini daynen anlatıyım '' diyerek övünme sen ki yıllardır hikayesiyle nesilleri büyüleyen bu nesillerdeki aşk duygusunu kabartan bir efseneyi biligsayarının başında bir iki günde gözünü hiç kırpmadan silebilecek kadar karaktersiz sen ki koskoca bir şairin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bile acıklamadığı mahremine el uzatacak kadar arsız sonrada herkesin bildiği seyleri anlatıp ben orhancı deilimm diyebilecek kadar yuzsuzsun.. artık gelecek nesiller senin attığın bu çamur yüzünden belkide mona rozayı geçmişteki kadar içten okumayacaklar ve sıradan bir aşk olarak görecekler ve bunun tek sebebi sen olacaksın |
|
|
Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1) Gönderen: yeraltigencligi Tarih: 14.08.2007 Saat: 13:59 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | "yeraltı gençliğini" üzdünüz yeryüzüne çıkarmakla. |
|
|
Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1) Gönderen: tahabekir Tarih: 27.09.2007 Saat: 22:38 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | gözleri kulakları ve kalbi mühürlenmiş cinsi latiflerin kemal miracı olan aşka ,karşı yancılaşmaları karşısında peygamber yarısı şairlerin ,kalbinde rafine edilerek kalem aracılıyla (allahın üzerine yemin ettiği) sonsuzluğa bıraktığı haykırışı işitmeleri ve icap etmeleri beklemek beyhudedir |
|
|
Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1) Gönderen: tahabekir Tarih: 27.09.2007 Saat: 22:41 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | gözleri kulakları ve kalbi mühürlenmiş cinsi latiflerin kemal miracı olan aşka ,karşı yancılaşmaları karşısında peygamber yarısı şairlerin ,kalbinde rafine edilerek kalem aracılıyla (allahın üzerine yemin ettiği) sonsuzluğa bıraktığı haykırışı işitmeleri ve icap etmeleri beklemek beyhudedir |
|
|
|
|