Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 223 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Hakan Coşkun: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede
Tarih: 10.01.2007 Saat: 02:42 Gönderen: karakutu
 

MONA Roza şiirinin bende uyandırdığı imaj şuydu:

Yıl 1950’dir. Maraş Lisesi’nden mezun olmuş taşralı duyarlı şair Sezai, Mülkiye’ye girer.

Bu zeki ve mahcup genç, okulun en şımarık ve aldırmaz kızlarından birine, Muazzez’e vurulur.

Ama Muazzez’e açılamaz.



Açılmak ne kelime! Yanına bile yaklaşamaz.

Sezai Karakoç'un 14 kıtalık "Mona Rosa" şiirinin kıta başlarındaki harflerin yan yana getirilmesiyle ortaya çıkan "Muazzez Akkaya’m" akrostişi, 56 yıldır edebiyat çevrelerinde cevabını arıyordu. www.karakutu.com adresinden aldığımız bu çok eski fotoğrafta ise Türk şiirinin ünlü ismi Sezai Karakoç, imkansız aşkı Muazzez Akkaya'nın yanında, arkadaşlarıyla objektife poz veriyor.



Ve kendini şiire vurur Sezai.

Böylece Türk edebiyatının en dokunaklı aşk şiirleri ortaya çıkar.

Hem de kuşaklar boyu nice taşralı genci acayip hırpalayan damardan şiirler.

Evet, benim Mona Roza’dan anladığım buydu.

Ancak "karakutu.com" sitesinin yayınladığı bu fotoğraf, bendeki imajın küçük çapta da olsa revize edilmesine neden oldu.

Fotoğrafı ilk gördüğümde tepkim şöyle oldu:
"Vay be! Demek ki tanışıyorlarmış."

Fotoğrafı biraz yakından incelediğimde ise gerçeği anladım:

Meğer Sezai Karakoç, o kadar da "çekingen", o kadar da "mahcup" kalmamış Muazzez Akkaya karşısında.

Bu toplu okul fotoğrafında Sezai Karakoç’un, Muazzez Hanım’ın hemen yanı başında yer tutma gayretini ve çabasını görüyoruz.

Buradan benim çıkardığım sonuç şudur:

Sezai Karakoç, ne yapıp edip "Mona Roza" şiirini, bir itiraf olarak Muazzez Akkaya’ya sunmuştur.

Ancak Muazzez Hanım, bu dokunaklı aşk şiirine rağmen Sezai Karakoç’un aşkına karşılık vermemiştir.

Demek ki neymiş:

Kadınların kalplerine girmek, bazen muazzam bir aşk şiiri ile bile mümkün olmuyormuş!

En gizemli Şiir: Mona Roza

MONA Roza "dokunaklı" bir şiirdir.

Çünkü...

Bu şiirde gururlu mu gururlu bir Doğu çocuğunun, içine düştüğü ve kimselere itiraf edemediği bir imkansız aşkın intihara meyilli dizeleri vardır:/_newsimages/2695591.jpg

"Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza / Henüz dinlemedin benden türküler / Benim aşkım sığmaz öyle her saza / En güzel şarkıyı bir kurşun söyler / Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza."

Mona Roza "gizemli" bir şiirdir. Çünkü.../_newsimages/2695589.jpg

Bu 14 kıtalık şiirin, kıta başlarındaki harflerin yan yana getirilmesinden "Muazzez Akkaya’m" çıkar.

Ve bu akrostiş nedeniyle tam 56 yıldır edebiyat çevrelerinde "Kim bu Muazzez Akkaya?" sorusu sorulur.

Sezai Karakoç’un ısrarlı ve katı suskunluğu ve yıllardır Muazzez Akkaya ile ilgili sorulara kapalı duruşu nedeniyle soruya cevap verilememişti.

Ama şimdi giz aydınlatıldı.

Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç’un sınıf arkadaşıdır.

Sırları çözülmüş bir aşk

BİRİNCİ SIR: Mona Roza şiiri "Mona Roza siyah güller, ak güller / Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak" diye başlar. Geyve’nin sırrı ortaya çıktı: Sezai Karakoç’un büyük aşkı Muazzez Akkaya Geyveliymiş.

İKİNCİ SIR: Mona Roza şiiri büyük efsanelere ve tevatürlere de konu oldu. Onlardan biri de Muazzez Akkaya’nın intihar ettiği şeklindeydi. Bu rivayet doğru değil. Çünkü Muazzez Hanım’ın şu anda New York’ta büyük kızı Dr. Ayşegül Giray ile birlikte yaşadığını biliyoruz.

ÜÇÜNCÜ SIR: Sezai Karakoç’un Mona Roza şiirini tamamen platonik duygular içinde yazdığı, Muazzez Akkaya ile hiç tanışmadığı sanılıyordu. Karakoç’un Muazzez Hanım’a açılıp açılmadığını hálá bilmiyoruz ama iki ismin birbiriyle tanıştıkları kesinleşti.

DÖRDÜNCÜ SIR: Muazzez Akkaya’nın durgun ve melankolik bir kadın olduğu sanılırdı. Hayalleri yıkma pahasına kızının tanıklığıyla söyleyelim: Karşımızda neşeli, esprili, hayat dolu bir kadın var.

BEŞİNCİ SIR: Muazzez Akkaya’nın Mülkiye yıllarında uluslararası yarışmalara katılan bir ping pong şampiyonu olduğu bilgisi, Sezai Karakoç’un ünlü "Ping Pong Masası" şiirini anlamlandırmamıza yardımcı oldu.

ALTINCI SIR: Mona Roza şiirinde "Artık inan bana muhacir kızı / Dinle ve kabul et itirafımı" şeklinde iki dize var. Muazzez Akkaya’nın, Geyve’ye sonradan yerleşmiş bir muhacir ailesinin kızı olduğunu bilmem belirtmeye gerek var mı?

İşte o meşhur Mülkiyeli kız /_newsimages/2695590.jpg

ADI: Muazzez Akkaya...

Kandilli Kız Lisesi’ni "Pekiyi" derecesiyle bitirdi.

1950’de Mülkiye’ye girdi.

Okulun en popüler kızlarındandı.

Baş döndürücü güzellikle ve Grace Kelly tipinde bir kız. Aynı okulda öğrenim gören sınıf arkadaşı şair Sezai Karakoç’u "fırtınalı bir aşk"ın içine sürükledi.

Böylece "Uğruna Türk edebiyatının en gizemli ve en dokunaklı aşk şiirinin yazıldığı kadın" olarak kayıtlara geçti.

Esin kaynağı olduğu Mona Roza şiirinden hiç haberdar olmadı.

Ancak okul günlerinde paltosunun cebinde şairi meçhul şiirler buldu ve bu şiirlerin şairinin sınıf arkadaşı Sezai Karakoç olduğunu bilmedi.

Okulu bitirdikten birkaç yıl sonra Maliye Bakanlığı’nda üst düzey görevler yapan ve geçen yıl hayatını kaybeden Orhan Giray ile evlendi.

Üç çocuğu oldu.

Şu anda büyük kızı Ayşegül Giray ile yaşıyor.

Hürriyet
10/1/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.47
Toplam Oy: 17


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İbrahim Karagül: İşte Adamımız!
İşte Adolf Hitler'in en sevdiği yemekler
Budur işte, bu, bu!
yenilgi günlüğü
Yeni dalga...
Pink Floyd grubunun kurucu üyesi Richard Wright kansere yenildi
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede" | Hesap Aç/Yarat | 6 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1)
Gönderen: musa Tarih: 10.01.2007 Saat: 18:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Sezai Karakoç'u insan ötesi, kapı dururken duvardan ışınlama yoluyla içeri giren uhrevi bir varlık olarak tahayyül edenlere inat çok iyi ve gerçekçi bir bakış açısıyla ele alınmış. Sayın Ahmet Hakan'ın serikanlı yazısı bunu biraz daha açımlamış. Şunu anlamıyorum, Mona Rosa'nın iki kahramanı da et ve kemikten insanlar. Bence kahramanlarının bütün yönleri ile bilinmesi herkesin hakkı. Ha bilmek istemeyen onu aşkınlaştırıp putlaştıranlara da bir şey diyemem. Aklı bırakmaya hevesli insan nesli asla tükenmez. Ahmet Hakan'ın keni açısından sırlarının çözülmesi dediği şeyin ortaya çıkması Mona Rosa'nın değerini düşürmez aksine bir insanın bir insana olan sevgisini, aşkını çok daha gerçekçi bir hale getiriyor. Önemli bir diğer konu, ilk cümlede özelliklerini verdiğim kişilik yüzünden Sezai Karakoç gibi bir şairi, bu toplumun büyük bir kesimi tarafından bilinmiyor ya da en azından hakketeği değer verilmiyor. Belki, artık herkes, kendi putunu artık yemeli ha! Ne dersiniz?



ÇAMUR AT İZİ KALSIN DEĞİL Mİ AHMET HAKAN(!) (Puan: 1)
Gönderen: bektas_tat Tarih: 09.06.2007 Saat: 20:56
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
ahmet hakan yaptığın işlerle övünüp sonrada ben orhancı falan değilim diyerek herkesin bildiği kitaptaki bir aşk hikayesin çözdüm çözdüm diye gelipte ''bakın efendiler ben orhancı değilim hatta size onun kitabındakı aşk hikayesini daynen anlatıyım '' diyerek övünme sen ki yıllardır hikayesiyle nesilleri büyüleyen bu nesillerdeki aşk duygusunu kabartan bir efseneyi biligsayarının başında bir iki günde gözünü hiç kırpmadan silebilecek kadar karaktersiz sen ki koskoca bir şairin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bile acıklamadığı mahremine el uzatacak kadar arsız sonrada herkesin bildiği seyleri anlatıp ben orhancı deilimm diyebilecek kadar yuzsuzsun.. artık gelecek nesiller senin attığın bu çamur yüzünden belkide mona rozayı geçmişteki kadar içten okumayacaklar ve sıradan bir aşk olarak görecekler ve bunun tek sebebi sen olacaksın



Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1)
Gönderen: yeraltigencligi Tarih: 14.08.2007 Saat: 13:59
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
"yeraltı gençliğini" üzdünüz yeryüzüne çıkarmakla.



Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1)
Gönderen: tahabekir Tarih: 27.09.2007 Saat: 22:38
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
gözleri kulakları ve kalbi mühürlenmiş cinsi latiflerin kemal miracı olan aşka ,karşı yancılaşmaları karşısında peygamber yarısı şairlerin ,kalbinde rafine edilerek kalem aracılıyla (allahın üzerine yemin ettiği) sonsuzluğa bıraktığı haykırışı işitmeleri ve icap etmeleri beklemek beyhudedir



Re: Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede (Puan: 1)
Gönderen: tahabekir Tarih: 27.09.2007 Saat: 22:41
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
gözleri kulakları ve kalbi mühürlenmiş cinsi latiflerin kemal miracı olan aşka ,karşı yancılaşmaları karşısında peygamber yarısı şairlerin ,kalbinde rafine edilerek kalem aracılıyla (allahın üzerine yemin ettiği) sonsuzluğa bıraktığı haykırışı işitmeleri ve icap etmeleri beklemek beyhudedir


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke