Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 240 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu Yazılar: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!
Tarih: 08.01.2007 Saat: 00:53 Gönderen: karakutu
 


Karakutu.com “Mona Roza” efsanesini tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkardı. 50 yıldan beri dillerde dolaşan “Mona Roza” şiirinin yazıldığı Muazzez Akkaya, meraklıları için bir sırdı. Geçtiğimiz günlerde Ahmet Hakan tarafından Muazzez Akkaya’nın hayatta olduğuna dair kaleme alınan yazı, edebiyat camiasında tartışma konusu olmuştu. Karakutu.com editörleri ise “Mona Roza” efsanesine ilişkin gerçek bilgilere ulaşarak tartışmalara son noktayı koydu. Elimizdeki bu belgeleri, hiçbir yorum yapmadan, kaynaklardaki metinlerin de aslını değiştirmeden okurlarımızla paylaşıyoruz.

Aslı astarı olmayan, hakkında pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir?



Muazzez Akkaya
Fakülte Numarası: 278



Orta okul mezunu memurlardan Hamid Akkaya ile Fitnat Hanım’ın kızıdır. 1930’da Geyve’de doğdu. 1949’da Kandilli Kız Lisesi’ni “Pekiyi” derecede bitirdi. S.B.F.’nden mezuniyetini müteakıb, Maliye Bakanlığı stajyer Memurluğuna tayin edilerek Devlet hizmetine girdi. Nisan 1955’te Karayolları Genel Müdirliği, Ağustos 1955’te tekrar Maliye Bakanlığı, Mart 1957’de Devlet Su İşleri Gn. Müdirliği Teşkilatlarında Memurluklara girdi. Bu arada Ankara Hukuk Fakültesi’nde fark sınavı verip sertifika aldığından, Ocak 1960’da Maliye Bakanlığı Hazine Avukat stajyerliğine, sonra Avukatlığına getirildi. Eylül 1964’de Eşi Orhan Giray’ın Tel-Aviv Mali Müşavirliğine nakli üzerine memuriyetten ayrılıp Tel-Aviv’e gitdi. 1967’de yine eşiyle birlikte Yurd’a dönüp avukatlığa başladı. Halen (Mart 1970) Ankara Barosu’na kayıldı avukatlık yapmaktadır. 7 Kasım 1958 Cuma günü S.B.O. 1944 yılı (2602 Sıra Numaralı) mezunlarından Orhan Giray ile evlendi; 9.6.1959 doğumlu Ayşegül Giray, 24.3.1961 doğumlu Ela Meral Giray adlarında 2 kızı ile 4.4.1967 doğumlu İhsan adında 1 oğlu vardır (1970). İngilizce bilmektedir.



Mülkiye hayatına aid bir hatırasını şöyle kaleme almıştır: “Fakülte’ye, daha doğrusu Mülkiye Mektebi’ne ilk yatılı kız talebe olarak girme şansı bana isabet etmişdi. Fakat o zamana kadar böyle bir ihtimal vuku bulmadığından S.B.O. müdiri Fethi Çelikbaş: “Mekteb yatakhanesinde kız talebenin yatması için müsaid yer olmadığını, ancak istediğim takdirde sadece talebeye verilen yıllık palto hakkından istifade edebileceğimi, bu takdirde de mecburi hizmet mükellefiyetine tabi tutulacağımı” beyan ettiler. Tabi kabul etmedim. Altı ay sonra Mekteb Fakülte oldu ve ben de diğer talebeyle birlikde burs almağa başladım.

Birinci Sınıfta kız talebe olarak sadece iki kişi idik. Bütün Fakülte’deki kız talebelerin sayısı sekiz idi. İkimiz de o zamana kadar erkek talebeyle bir arada okumamış olduğumuz için gaayet sıkılgandık. Bu durum Anayasa Profesörümüz Bülend Nuri Esen’in gözünden kaçmamış olacak ki, Sınıfda bir münazara tertiblemeğe karar verdi ve ikimizi karşılıklı guruplara dahil etdi. Münazara günü geldiğinde, sadece kendi sınıf arkadaşlarımız önünde konuşmamıza rağmen o kadar heyecanlanmışdık ki sonradan Hocamızın da tasvir ettiği şekilde, sapır sapır titremişdik. Ben konuşmamı yaparken sadece Hoca’ya dönerek konuşuyordum. Hocamın: “Sınıfa dönerek konuşmam” hususundaki ihtarı üzerine Sınıfa döndüğümde bütün arkadaşların bize dön şeklindeki kol işaretlerini görünce yeniden Hocaya dönüp anlatmağa başladım. Bu münazara sıkılganlığımızı atmamızda ilk adım oldu. Üçüncü Sınıfda iken Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Hukuk Fakültesi Kız Talebeleri arasında tertiblediğimiz münazara sebebiyle, Hukuk Fakültesinin hıncahınç dolu salonunda konuşurken, eski sıkılganlığımın onda birini hissetmediğimi söyleyebilirim.”


***

Mona Roza’nın şairi Sezai Karakoç kimdir?

Sezai Karakoç
Fakülte Numarası: 412



Yasin Karakoç ile Emine Hanım’ın oğludur. 1933’te Ergani’de doğdu. 1950’de Gaazi Anteb Lisesi’ni bitirdi. S.B.F’nden mezuniyetini müteakıb, 30.11.1955’te Maliye Bakanlığı stajyer memurluğuna tayin edilerek Devlet hizmetine girdi. 11.1.1956’da, açılan sınavı kazanıp, Maliye Müfettiş Muavinliğine atandı. 3.2.1959’da Gelirler Kontrolörlüğü’ne nakledildi. 1.7.1960’da silah altına alındı; 30.12.1961’de yedek teğmen rütbesiyle terhis edildi ve Gelirler Kontrolörlüğüne döndü. 21.6.1965’te görevinden ve memuriyetten istifaen ayrıldı. Tamamen yazarlık ile uğraşmaya başladı. Bir süre Yeni İstanbul Gazetesi’nde fıkra yazarlığı yapdı. 1955’de “Şiir Sanatı”, 1961’de “Diriliş” adlarında 2 dergi çıkardı. Her ikisi de ikişer sayı çıktıktan sonra kapandı. 1966’da “Diriliş Dergisi”ni yeniden yayınlamaya başladı. Bundan sonraki durumuna dair yapılan bütün araştırma ve soruşturmalardan olumlu bir sonuç alınamadı. Elde edilen bir posta kutusu adresine gönderilen 5 mektuba da cevap vermek nezaketini ve izanını göstermedi.

Prof. Mehmed Kaplan, hakkında şunları yazmışdır: “O’nu umumi bir ideoloji veya temayüle bağlamak istersek; Dindar ve muhafazakar zümreye sokabiliriz. Karakoç, Cumhuriyet Devri’nde birbiriyle çatışan (sağ-sol) iki asli temayül’ün ikisinden de ayrı, kendisine has bir yol tutmuştur.”

Cemal Süreya: “Karakoç, Hayber’i (kalesini) yer altı sularıyle kuşatmak istiyor. Bunu yaparken Kale’nin etrafındaki hendeğin sularından da yararlanıyor.”

Ece Ayhan: “Sezai’de bir düş kamerasıyle çekilmiş izlenimi veren imajlar daha başat’dır.”

Rasim Özdenören: “..O, şiirimizde yeni bir mistisizm’in habercisi olarak geliyor.”
demektedirler.


***

Bir diğer kaynakta ise “Mona Roza” şiiri ve Sezai Karakoç hakkında şu ifadeler geçmektedir.

“Çaylardan gözümüzü açamıyoruz. Millet eğlencede. Günler – Geceler, Konserler gırla gidiyor. Nejat yine bir şiir gecesi tertipledi. Biz şiirden anlayanların geleceğini sanmıştık. Yanılmışız. Mona Roza bilmecesi çözülür gibi oldu ama, adamlarda zevk yok ki gürültüye boğdular.

Kalemini eline alan birşeyler yazmaya başladı. Şahane muharrir – şairlerle doldu gitti! Ahmet Çimen korse hikayesini tamamlamış. Daha dün anlatıyordu. Azizim, diyordu, “Hikayemin en hoş yeri korsesine – pardon sütyenine – adamın titreyen ellerini dokundurduğu andı. Kadının “yapma”diye utangaçlık göstermesinde bir ilahiyet vardır. Ben o satırları nı okuyunca ölüyorum vallahi; evlenmek istiyormuş, kız arıyormuş. Hasan Basri forsunu kaybetti. Güya arkadaşları kendisine oyun oynamışlarmış. Alp bir ukalalaştı, bir ukalalaştı görme. Hürmeti, nezaketi unutmuş. Burs alıyor da ondan. Aşıkmış. Olur ya, sinek nereye desen konar. Sezai nihayet beklendiği halde bir türlü yapamadığı garip seyahatini geçen gün adeti üzerine aniden yaptı. Sabahleyin kendisiyle konuşmuştum. Akşama tiyatro için sözleşmiştik. Öğleden sonra uçmuş. Öğrendik ki iki ay gelmeyecekmiş. Üç gün sonra bir de baktık ki karşımızda.

Sümer Kalaç bu sene bir alem. Esaretten kurtulmuş olacak ki ara mektebe gelmez oldu. Gelince de arka sıralarda oturuyor. Yıldız, Şükran falan erkek arkadaşlarından korkuyorlarmış. Üçten Muazzez, Şükran biraz açıldılar. Gönül Davran yine kendi aleminde. Hukuktan biriyle evlenecekmiş. İnşallah. Öbür Suzan Figaro Enstütisüne devam ediyormuş, vücut güzelliği müsabakasına girip kazanacağım diyormuş.”

 

* * *

Muazzez Akkaya ile Sezai Karakoç aynı karede!


Ve işte en meşhur Akrostiş Şiir "Mona Roza"
 

* * *

MONA ROZA

Mona Roza, siyah güller, ak güller

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller



Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğri iğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar


Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza, ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek...


Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi


Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar


Ellerin ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi

Ellerinden belli oluyor bir kadın

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin ellerin ve parmakların


Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona


Akşamları gelir incir kuşları

Konar bahçenin incirlerine

Kiminin rengi ak, kimisi sarı

Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine

Akşamları gelir incir kuşları


Ki ben Mona Roza bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar su kenarında

Ki ben Mona Roza bulurum seni


Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Henüz dinlemedin benden türküler

Benim aşkım sığmaz öyle her saza

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza


Artık inan bana muhacir kızı

Dinle ve kabul et itirafımı

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı

Artık inan bana muhacir kızı


Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak


Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne

Bir tüy ki can verir bir gülümsesen

Bir tüy ki kapalı gece ve güne

Altın bilezikler o kokulu ten


Mona Roza siyah güller, ak güller

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!

Mona Roza siyah güller, ak güller


Sezai Karakoç


 

* * *

Yazıdaki imla yanlışları aslına sadık kalınarak düzeltilmemiştir.

Yayınladığımız belgelerin her hakkı saklıdır. Karakutu.com kaynağı gösterilmeden aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Katkılarından dolayı değerli üyemiz fadim’e teşekkür ederiz.

www.karakutu.com

 

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Karakutu Yazılar
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Karakutu Yazılar:
Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.40
Toplam Oy: 335


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Mona Lisa'ya koca bulundu
Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede
Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!
Jeff Buckley: Grace
Duruş
Led Zeppelin: Black Dog
Sadece deli! Sadece şair!
Semih Gümüş: 'Ben sadece benim...'
Bu otel sadece ölmeye yatmak için
Karakutu Sartre: Hiçlik
Karakutu forum/ sartre: hiçlik
Karakutu'dan çağrı: Cehennem yoksa hep beraber Kapitalist olalım!

"Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!" | Hesap Aç/Yarat | 48 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: gece Tarih: 08.01.2007 Saat: 01:02
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
küskün ve masum bir tad vardır şiirinde ... kşke bulunmasa mıydı ?



Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: utarant Tarih: 08.01.2007 Saat: 02:34
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Arada kaldım. Şüphesiz bu gazetecilik, araştırmacılık adına bir başarıdır. Karakutunun başarısıdır. Tebrikler. Diğer cepheyi gereksiz hassasiyet babından gördüğüm için yazmıyorum, bana kalsın.



Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: Melancholy Tarih: 08.01.2007 Saat: 07:47
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Gerçekten tebrikler.. Genç yaşıma rağmen yine yanlış yerde olmadığımı farkettim.Bu şiir hakkında meger neler bilmiyormuşum.



Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: gunfrfd Tarih: 08.01.2007 Saat: 11:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bazan efsaneleri bozmamak daha mı iyi? Ahmet Haşim’in “Ay” yazısındaki gibi; şimdi dizeler gün ışığında… ve daha çıplak! Ama benim de elime böyle bir belge geçse hiç düşünmeden yayınlardım!



Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: nasri Tarih: 08.01.2007 Saat: 14:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ve bomba patlar! Ne yazık ki kandan elbiseler giymek yine şairin alınyazısıdır. Başkalarının ölümleri...hassa bir konudur!



Aferin karakutuya (Puan: 1)
Gönderen: Aykabol Tarih: 08.01.2007 Saat: 14:44
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ayıp etmişsiniz .. En başta şiire..

Mona ya da, Muazzez e de , konuyla alakası olan her ayrıntıya, taa okuyucuya kadar herkese ama herkese.

Bu şiire hayatında özel bir anlam yüklemiş, adı geçtiğinde bile yüreğinde hüzünlü bir kıpırdanış hissetmiş kim varsa çok kızmış olmalı bu yapılana. Düşünün ki gelecek nesillerde bu şiiri ilk kez duyacak okuyacak olan hiçkimse ondan mazideki müdavimlerinin aldığı hazzı alamayacak. Yılların büyüttüğü Mona Rosa efsanesini klavye başında edit edilen 3 5 satırlık magazinvari haberinizle yıktığınızın farkında değilsiniz anlaşılan.


Önce Allah, sonra şair affetsin sizi.



Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
Gönderen: utarant Tarih: 08.01.2007 Saat: 15:00
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
  • Kim ki gerçekliği olmayan bir efsane sebebiyle bu şiire gönül vermiş, aslında bir yalana gönül vermiştir; kim ki şiirin altında yatan manaya gönül vermiş, aslında şiire, şiirin özüne gönül vermiştir.
  • Ucuz tepkileri bırakalım. Gerçek her zaman yalandan iyidir. Karakutu ezberinizi mi bozdu? Evet. Mona Roza'nın üstünden yalanın, efsanenin, tortunun atılışı, özün ortaya çıkarılışıdır bu...
  • Bu Mona Roza'nın ayağa düşmekten kurtuluşudur. Magazin malı güllü dallı motorların dilinden kurtarılışıdır.
  • Karakutuyu magazinle şuçlayanlar, karakutunun aslında kendilerini magazinden, hikayeden, efsaneden kurtardığının farkında değilller. Mona Roza ayran gönüllülerin pek yoğurttan yaptığı yapay tahtından inecek; hakiki şiir aşıklarının gönlüne, fildişi kulesine çıkıp yerleşecektir.
  • utarantın dün geceki tereddüdü kalmamıştır.



  • Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: fadim Tarih: 08.01.2007 Saat: 16:23
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
    Mona Roza hepimizin şiiri.Şair O'nu sevdi biz de sevdik.Bu cismani bir aşk değil artık. Bu içimizdeki aşk! Aşk hep vardı.



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: aeg Tarih: 08.01.2007 Saat: 16:41
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    tam bomba olmuş tebrikler=) ama madem başladık bombalara,yarım kalmasın derim ben ;mesela Nihat Genç bize özel bir klip çekebilir(güzel olurdu) şiirin büyüsü bozulmamış bence tam aksi;sesi dağlara çarrptığı halde yansıması olmayan çığlığa kavuşmuş gibi



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: gunfrfd Tarih: 08.01.2007 Saat: 17:08
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

    Olaya bir de tersinden bakmak gerek… Efsaneler yaşayan söylencelerdir… zamana göre kavramlar eklenir çıkarılır! Öyle ki ilk çıkış noktası kaybolabilir…

    Şiir kendi gerçeğine kavuşmasaydı; 50 yılda biçimden biçime giren söylenceler 50 yıl sonra ne hale gelecekti kimbilir?

    Hem biri bir yerde kesinlikle açıklayacaktı!

    Bakalım bu şiiri yaşatan efsanesi mi, kendisi mi olacak?




    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: AyEsHa Tarih: 08.01.2007 Saat: 20:55
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Meyveler sabırla olgunlaşırmış...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: peruza Tarih: 08.01.2007 Saat: 21:47
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Merak ettim bu üç insanın bundan haberi var mı?Ve acaba razı olurlar mı?Razı olmama hakları yok mu?Neticede bu mahremdi.



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: Dulcinea Tarih: 08.01.2007 Saat: 22:04
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Tebrik beklemiyorsunuz inşallah...iyi birşey yaptığınızı mı sanıyorsunuz? Bu kadar hassas bir insanın, üstelik artık yaşı itibariyle gazlasıyla kırılgandır, bütün mahremini ağızlara sakız ettiniz. Üstelik bunu onu çok sevdiğiniz için yaptınız.Resimleri de verdiniz, üstelik ortada bir de Muazzez hanımın eşi var...acaba görse ne hissederdi? Hanginiz aşkınızı, acınızı ulu orta anlatırsınız ki oysa Sezai Beye yaptığınız mahremine, aşkına, özeline tecavüzdür. ne geçti elimize bu resimler görerek. Siz magazin gazetecisi misiniz?



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: monark Tarih: 08.01.2007 Saat: 22:32
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Bu şiir ozanı da, Muazzez Hanımı'da aşmıştır.Bomba abartılı bir tanımlama olmakla birlikte "edebiyat aleminin paparazziliği" daha uygun bir tanım olur kanısındayım.



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: yalnizlarrihtimi Tarih: 09.01.2007 Saat: 12:19
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    artık bundan sonra melankolik anlarda akla düşen bir şiir olmayacak o. Edebiyat tarihi meraklısı genç akademisyenlerin elinde kuru bir bilgi olacak. Herşeyi çarçur eden bu asır ve bu zihniyet mahiyetini fazlaca bilmediğimiz ama tutkunu olduğumuz bir efsaneyi kuru bir ansiklopedik bilgi haline getirdi. buna da eyvallah! elden ne gelir...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: ferhataata Tarih: 09.01.2007 Saat: 19:48
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    1 yıldır büyük bir heyecan ve merakla takip ettiğim bu siteyi, Sezai Karakoç'u hiç sevmeme rağmen bir şairi ve şiirini küçümsediği için kınıyorum. Üstelik toplumumuzun her kesiminin benimsediği efsane niteliği taşıyan bu şiire ve şiirde bahsi geçen isimlere karşı yapılan bu saygısızlığı etik kurallar çerçevesinde izah etmek mümkün değildir. 1 yıldır takip ediyorum demiştim ancak üye değildim. böylelikle üye olmamı da sağladınız. yapılan saygısızlığa küstahlıkla cevap veren ve bundan daha iyisini de yapabilirdiniz beklentilerine kapılanlar sanıyorum ki, sevdikleriyle sokak ortasında sevişebilen özel hayatlarından mahrum yığınlardan başkası olamazlar.



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: Karakutu Tarih: 09.01.2007 Saat: 22:23
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

    Bize gelen olumlu veya olumsuz tepkileri anlayışla karşılıyoruz. Fakat hemen hatırlatmak gerekir ki, ne Sezai Karakoç’a, ne Muazzez Akkaya’ya ve ne de şiir severlere asla bir saygısızlık amacı güdülmemiştir. Tam tersine Karakutu, üzerine yüzlerce yalanın uydurulduğu “Mona Roza” şiirinin sahiciliğine katkıda bulunmuştur. İşi magazine vardırmadan ve kendi yorumunu katmadan!

    1970’lerde umuma yayınlanmış bir yayından alınan belgelerin kimsenin mahremiyetine toz kondurmayacağı aşikârdır.

    “Mona Roza” şiirinin açımladığı tutkulu aşk, şairinin dışavurum betimlemeleri, kendinden vazgeçerek sevmenin yüceliği ve daha birçok özelliğiyle bu şiir bizi kendine çekmiştir. Etrafında oluşan onca hikâye, sadece şiirden anlamayan maceraperestlerin ilgisine mazhar olmuştur. “Bu şiiri yaşatan efsanesi mi, kendisi mi olacak?” sorusu yerinde bir sorudur ve has şiir okurlarının ikinci önermede mutabık kalacağı bir cevabı vardır.

    Cesar Pavese edebiyat dünyasındaki ihtişamını, kendini terk edip giden nişanlısı Cervinia’nın ardından intihar etmesine mi borçludur?

    Ya da dilimize doladığımız “leyla bilmez mi gerekli olduğunu”, “iyi bir oyuncu en çok atları sever” mısraları, şairinin müntehir olmasının sonucu mudur?

    “Ey, iki adımlık yerküre/ senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!” mısrasının ünü, Nilgün Marmara’nın beşinci kattan kendisini boşluğa bırakması mıdır?

    “Uğruna bir kadının intihar ettiğine inanan Mona Roza hayranları” ancak ve ancak ikinci sınıf intihar fetişistleridir. Kendi duyargalarının başkalarının özeli üzerine abanırlıklarının boşa alınması elbette onları rahatsız edecektir. Sezai Karakoç’un gerçek okurları ise O’nun imlediği yerde bakışlarını, duruşlarını, duyuşlarını sabit kılacaklardır.

    Hasılı, Muazzez Akkaya’nın yaşıyor olmasından rahatsızlık duyanlar, Baudelaire’in “Ey okur, ikiyüzlü kardeşim benim!” sözünden nasibini alanlardır.
    Vesselam.

    Buyrun konuyu Karakutu Forum'da tartışalım
     




    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: tiananmenian Tarih: 09.01.2007 Saat: 22:40
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    şiir eğer güzelse efsaneye ihtiyaç duymaz, ben bu şiire 1993 yılında rastladım ve sevdim, gerisinde hikayesini öğrendim, şiir güzelse güzeldir hikayesi beni ilgilendirmiyor. karakutu gerçeğe ışık tutmuştur ve olması gereken de budur. gerçek kanatlandırır, kanatlarını yolanlar hayatlarından memnun olabilir, ama bu seçimi herkesden bekleyemezler...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: hktosun Tarih: 11.01.2007 Saat: 18:03
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Bazı hikayeler, iç yakan bir şarkıyla sonlandığında oturur içimize. Tuhaf bir hüzün, anlaşılmaz bir öykünme.. O hikaye orada bitmelidir, sonrasını öğrenmek olayın vuruculuğuna, "kutsallığına" halel getirir. Bunun için filmler ya intiharlarla, ya da aşırı duygusal kavuşma ve ayrılma sahneleriyle sonlanır. Kavuştuktan sonra her şey mükemmel mi olacak, veya ayrıldıktan sonra hayatı sürmeyecek mi? Bunlardan dolayı, hayatın sinematografikleştirilmesine mesafeli bakıyorum. Çünkü, "Hiçbir ayrılığın düşündüğün kadar hüzünlü, hiçbir kavuşma düşündüğün kadar mutlu olmayacak." Sezai Karakoç'un Monna Roza'sı bir efsanedir. Onu bir efsane tadında okuyan biri de benim. Evet, büyü bozuldu, ama bundan başkası da olamazdı ki zaten! Çok "rasyonel" bir cümle gibi gelebilir, ama maalesef ki "hayat devam ediyor".



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: bigblue Tarih: 12.01.2007 Saat: 11:02
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Sanki biz aptaldık..Sanki biz öngöremiyorduk ,hakkında birçok söylence olan Monna Rosa'nın anlatıldığı gibi olmadığını...Sizce biz bunu tahmin edemiyor muyduk? Tabi ki biliyorduk, Leyla ile Mecnunun yada Kerem ile Aslı'nın da bizim bildiğimiz gibi olmadığını da bildiğimiz gibi...Ama bu şekilde bildiğimiz için yüreğimize hüzünle karışık kar yağıyordu belki... Ne yaptığınızı sandınız ki...Monna'ya kendince anlamlar yüklemiş her yüreğe ince bir sızıyı esas şimdi siz sapladınız... Yaptığınız sadece teknolojinizin nimetlerinden yararlanmak suretiyle ucuz edebiyat kahramanlığı değil de nedir...? Sanki bu dünya aklın üzerine oturmuş...Hala dönüyorsa sanki gerçekler yüzündenmiş...Dünya hala dönüyorsa ÖTELİLER hala yaşadığı için dönüyor gerçekçi baylar... Karakutuyu açmak sadece ölümler hakkında bize ipucu verir...Ama ne ölümleri engeller ne de acıları...İsminize ve varoluş sebebinize uygun davranmışsınız...Büyük aferin size



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: krasnaya Tarih: 12.01.2007 Saat: 12:19
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    siddetle kiniyorum.bu cok buyuk bir ayip degilmi.siteden beni her seklimle yok edin lutfen.sezai beye bu kabaligi nasil yapabildiniz inanamiyorum.dahasini soylememek icin susuyorum.yaptiginiz fevkalade ayip..siddetle kiniyorum



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: tofaraway Tarih: 13.01.2007 Saat: 10:58
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Şimdi bütün su.u karakutuya atmak marifet değil. Ahmet Hakan'ın başlattığı bu ilgi isteğini karakutu gerçekten edebiyat adına bir şeyler katmaya dönüştürmüş gibi gözüküyor. Dediğimiz gibi o hepimizin şiiri.. Bu saatten sonra o artık eski monnaroza şiiri olmayacak bu aşikar. açıklanmamaı hepimizin işine gelirdi biz özellike Türk milleti olarak "gizem" i seven bir milletiz.. yine de Niyetteki halisliğe güvenerek teşekkürü bir borç biiyorum..



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: msadi Tarih: 13.01.2007 Saat: 22:13
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Bulunan bilgiler ne mona rozanın çağdaş türk şiirindeki unutulmaz yerini , ne de gönlümüzdeki sezai karakoç sevgisini alacak değil... sezai karakoç'u anlamak yazdıklarındaki o tadı almak başka bişey...Bu anlatılmaz...konuya gelince muhatab bayan muazzez akkaya hanımefendi nin bi başkası ile evlendiği zaten anlatılıyordu...burda bir yalan yok...üstadın evlenmediği gerçeği de değişmiş değildir...dolayısıyla yalan diyenleri, ezberiniz bozuldu diyenleri anlamakta güçlük çekiyorum...ortada yalan filan yok , bunu diyenler dönüp kendilerine bakmalılar...sadece sezai karakoç'un bi içe dönüşü var...popülerlikten kaçışı ve içe dünyasında fikirlerle pişmesi var... mona roza'sında " bir ekmek gibi aziz fikirler böyle pişti" demiyor mu? Aynen öyle üstadım... ayrıca konunun yorumsuz verildiği kanaatinde değilim... mektuplara cevap verme izanında bulunmadı gibi lafları yakıştıramadım... Bu arada, kültür bakanlığımız geç te olsa geçtiğimiz haftayı sezai karakoç haftası ilan etmişti...bu geç te olsa sevindirici bi gelişmedir... sonuç olarak sezai karakoç idraklerimizin üzerinde bir çağdaşımızdır,sadece kendi fikri altyapı olarak yakın olduğu çevrelerde değil tam karşı cephedekilerinde nezaketinden zerre kadar şüphe edilmeyen,çağdaş türk şiirinin en ii temsilcilerindendir...son yüzyılın en saygıdeğer düşünürlerinden biridir...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: bolton Tarih: 19.01.2007 Saat: 13:34
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    "Mona Roza Efsanesi." Adı üstünde efsane. Efsane nedir? Efsane, gerçekte yaşanmayan ancak gerçek olduğuna inanılan bir türdür. Bu efsanenin de gerçekte yaşanmamış olduğu zaten aşikar. Ha, birileri bu hikayenin aslını bulur, efsaneyi çürütürse bu durumda bu işi yapanlara kızmamak lazım. Sonuçta gerçekler her zaman iyidir. Daha ne kadar kendimizi kandırabilirdik ki?



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: salmaz Tarih: 23.01.2007 Saat: 00:43
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Mona Roza ve Sezai Karakoc,la ilgili az bucuk bir seyler duymustum.Sag olun sizin sayenizde bir cok bilinmeyeni ögrendik.Sezai Karakoc,un hic evlenmedigini duymustum.Sanirim askina hurmeten olsa gerek.Bu konuya deginilmemis. Bu ask ve siir beni cok etkiledi cok.Allahim ne buyuk ve muthis bir sevda bu.



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: netameli Tarih: 26.01.2007 Saat: 22:28
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Aslı astarı olmayan, hakkında pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir? Hakkında aslı astarı olmayan pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir? cümle bu şekilde olmalıydı karakutu ya daha evvel özel mesajla bildirdim ama dikkate alınmadı...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: gece_naz Tarih: 04.02.2007 Saat: 18:16
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Sezai Karakoç adını duyunca yüreğim titriyor..Titriyor da yüreğim doyumsuz acılarla inşirah buluyorum..Haberi keşke okumasaydım..Keşke görmeseydim o fotoğrafı..düşlerdeki Muazzez Akkaya ..perde indi...sır!dı...keşke...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: Gezgin Tarih: 03.02.2007 Saat: 17:10
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    http://www.youtube.com/watch?v=d0T3IoED8Mo Mona Roza , Sacit Onan'in yorumu ile... cok güzel olmus



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: kunulp Tarih: 22.02.2007 Saat: 15:04
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Siz bizi hiç anlamadınız çünkü siz hiç biz değildiniz Kendini iskeletine kadar gören kaç kişi var çağımızda. Diyen şairin serzenişi yahut itiraf namesi ya da muhteşem mısraı kimileyin bir gazete haberinde bombalar kutsalları. Ya sen doğmasaydın ya da dünyaya gelmeseydim diyen bir başka şair dua yahut bedduayı dilime pelesenk kılıyor Hiçbir çağ günümüz kadar kutsalına dil uzatmamıştı. Hiçbir vakit içinde bulunduğumuz zaman kadar küfürle argo arası med cezir yaşamamıştı. Değirmen taşına sırt sırtayız ve ne kadar varımız varsa içine atıyoruz. Öğüttüğümüz değerlerimizi altımıza aldıkça yükseldik sanıyoruz. Sözü monna rossaya getirmemek için var gücümle çabalasam da olmuyor. Ve her söz ona geldikçe yüreğimde bir mısra dolaşıyor. “Aynı aşkla mustarip değiliz. karşı kıyıdan bir birimize el sallıyor görünsek de sizler ellerinizle hayatlarınızdan kovduğu şeyleri bizler ellerimizle buyur ediyoruz. Yanılsama birlikte olduğumuz. Aidiyetini bilmeyenlerin ait olmadıkları şeyler hakkında ahkam kesmeleri cehaletin çukurundan başka bir şey olmasa gerektir. Tam da burada durup sanal alemin duvarlarında yankı bulan bir habere göz atıyorum. Monna rossadaki şairin aşkı muazzez akaya bulundu. Burada nefeslenip Hikayeyi bilmeyenlere özet geçelim: (sezai Karakoç öğrenciliğinde bir kıza aşık olur. Kıza aşkını ilan eder kız kabul etmez. Sezai Karakoç da mona rosa şiirini yazar. Akrostiştir bu şiirin ilk kısmı ve muazzez akayam ismi çıkar. Ve hikaye devam eder. Kız şiiri okuduğunuda aşkını kabul eder ancak bu kez de Sezai Karakoç kabul etmez. Hikaye efsaneye dönüşür. Muazzez akaya intihar etmiştir yahut 6 ay sonra üzüntüsünden ölmüştür. Yıllardır bu böyle bilindi. Ve şair 9o yılllara kadare bu şiiri hiçbir kitabına almadı.( ancak Sezai karakoçu tanıyanlar neden böyle yaptığını bilirler) bu tarihte ise şiirin üzerinde bir takım oynamalarla yayınladı. Şiir o haliyle artık agrostiş değildi ve muazzez akaya ismi de çıkmıyordu. Hikayesi şiiri aşmıştı bundan rahatsız olan şair yine şairanece bir güzellikle şiiri hikayesinden kurtarmıştı. Ama ömrünün hiçbir deminde muazzez akaya ile ilgili bir tek kelime etmemişti. Bir şairin suskunluğunu anlamayanlar onun şiiri hakkında söz söylemeye yeltendiler. Bu ne yaman çelişki anne Aşkı tazelikte arayan leylayı yalnızca mecnunun leylası sanan şirini ferhatın gören aşkla aşna fişneyi ayıramayan bu günkü beşer. Elbette reçel bulmuş sinek gibi bu habere konacaklardı. Öyle de oldu. Ve haber dalga dalga yayıldı. Bir efsanae ( kutsal) el birliğiyle yok edilmişti. Tam bir gazetecilik başarısıydı bu. Doyasıya yaşandı. Ne garipti ki gazeteciliğe eskiden jurnalcilik denirdi. Ve galiba birileri özel olan her şeyi jurnallemeye devam edecekti. Karşı kıyıda mona rosanın cenaze namazı kılına dursun. aşka aşina olup da yüreğinden başka muskası olmayanlar dost meclislerinde ismini söylemeye çekindikleri sevgililerini muazzez akaya da dillendirmişlerdi. Yüzünde göz izi var sana kim baktı yarim diyen bu toprağın hassasiyetine hürmeten. Sana yalnız bir ince taze kadın Bana yalnızca eski bir budala Diyen bugünkü beşer Bu sefil iştiha, bu kirli nazar, Bulamaz sende bende bir mana,(Ahmet Haşim) Çocuktur bir yanımız hiç büyümez. Sesle yarış eden binitlerimize inat. Tahta atlarımızı dehleyerek süreriz. Aldırmayız üstümüzden uçana de yanımızdan geçene de. El ele tutuştuk mu. Tüm yollar bize çıkar. Hiçbir yol tüketmez bizi. Masallarımız arkasında saklambaçlarımız sarmalar bizi. Sizler atomun çekirdeğini parçalayıp dünyayı duman ederken. Biz parçalanmış atom çekirdekleri arasında muhabbete hayran kalırız. Biliriz ki yalnız ben yokumdur. Seni sevdikçe ben olurum. Çün muhabbetten doğmuştur Muhammet. Muhabbet ehliyiz. Hüznümüz kadar hürmetkarız. Melali anlayana aşinayız. Melal gurbetinin yoktur ucu lakin ayın yolun yolcusu olmadığımız kabuk kemiricileri ve varlığı vardan ibaret zanneden cüceleri aşinalığımızdan da aşkımızdan da uzak sayarız… Gün gelir mahşer olur. Ayrışır akla kara. Bize monna rossa size muazzez akkaya kalır. ALINTI...



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: baddal46 Tarih: 17.07.2007 Saat: 11:02
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    arkadaşlar şuan elim ayağım titriyor zannetmeyin şaşkınlıktan sadece sinirden titriyorum. resmen komple sallama bi haber sezai karakoç un kim olduğu nereli olduğunu bile sallamışsınız resmen. bundan haberi olmayan bi insan nasıl olurda doğru haber yazabilir.proveke var bu haberde lütfen araçtıralım her habere cupbada atlamayalım herkese iyi günler



    Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1)
    Gönderen: alperen48 Tarih: 28.09.2008 Saat: 00:17
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    arkadaşlar yeni gordum ve bu iyi calismadan sonra siteye uye olmaya karar verdim fakat birsey sormak istiyorum bu konunun gercek olduguna dair bir yorum yapabilir miyiz? Yani fotoğraftakiler gerekten o kisiler mi simdiden cok tesekkur ediyorum



    Büyü.... (Puan: 1)
    Gönderen: aysenurbayraktar Tarih: 29.09.2008 Saat: 18:34
    (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
    Bu ne kadar acı.... Bir şiirin kime yazıldığını merak etmek,öğrenmek istemek bunu fotoğraflar eşiliğinde sunmaya çalışmak paparazzi zihniyetinden başka bir şey olamaz... Bunu geçtim,bunu belgelerle yayınlamaya,insanların özel hayatlarına bu derece pervasızca girmeye cesaret veren güç nerden kaynaklı acaba? .... Bu bir şiirdir. Büyüsü vardır. Ahengi vardır,tadı vardır. İçimize seslenen bir yanı vardır. .... Şiirden anlamayan ''baş'' 'lara Sezai Karakoç'un tek hitap eden şiiride budur zaten... .... Ne acı. Mona Rosa büyüsünü kaybetmiş,ortalık yerde.... ....


     




     

    Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
     


     Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

    PHP-Nuke