 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 240 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Karakutu.com “Mona Roza” efsanesini tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkardı. 50 yıldan
beri dillerde dolaşan “Mona Roza” şiirinin yazıldığı Muazzez Akkaya, meraklıları
için bir sırdı. Geçtiğimiz günlerde
Ahmet Hakan tarafından Muazzez
Akkaya’nın hayatta olduğuna dair kaleme alınan yazı, edebiyat camiasında
tartışma konusu olmuştu. Karakutu.com editörleri ise
“Mona Roza” efsanesine
ilişkin gerçek bilgilere ulaşarak tartışmalara son noktayı koydu. Elimizdeki bu
belgeleri, hiçbir yorum yapmadan, kaynaklardaki metinlerin de aslını
değiştirmeden okurlarımızla paylaşıyoruz.
Aslı astarı olmayan, hakkında pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği
rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir?
Muazzez Akkaya
Fakülte Numarası: 278

Orta okul mezunu memurlardan Hamid Akkaya ile Fitnat Hanım’ın kızıdır. 1930’da
Geyve’de doğdu. 1949’da Kandilli Kız Lisesi’ni “Pekiyi” derecede bitirdi.
S.B.F.’nden mezuniyetini müteakıb, Maliye Bakanlığı stajyer Memurluğuna tayin
edilerek Devlet hizmetine girdi. Nisan 1955’te Karayolları Genel Müdirliği,
Ağustos 1955’te tekrar Maliye Bakanlığı, Mart 1957’de Devlet Su İşleri Gn.
Müdirliği Teşkilatlarında Memurluklara girdi. Bu arada Ankara Hukuk
Fakültesi’nde fark sınavı verip sertifika aldığından, Ocak 1960’da Maliye
Bakanlığı Hazine Avukat stajyerliğine, sonra Avukatlığına getirildi. Eylül
1964’de Eşi Orhan Giray’ın Tel-Aviv Mali Müşavirliğine nakli üzerine
memuriyetten ayrılıp Tel-Aviv’e gitdi. 1967’de yine eşiyle birlikte Yurd’a dönüp
avukatlığa başladı. Halen (Mart 1970) Ankara Barosu’na kayıldı avukatlık
yapmaktadır. 7 Kasım 1958 Cuma günü S.B.O. 1944 yılı (2602 Sıra Numaralı)
mezunlarından Orhan Giray ile evlendi; 9.6.1959 doğumlu
Ayşegül Giray,
24.3.1961 doğumlu Ela Meral Giray adlarında 2 kızı ile 4.4.1967 doğumlu İhsan
adında 1 oğlu vardır (1970). İngilizce bilmektedir.

Mülkiye hayatına aid bir hatırasını şöyle kaleme almıştır: “Fakülte’ye, daha
doğrusu Mülkiye Mektebi’ne ilk yatılı kız talebe olarak girme şansı bana isabet
etmişdi. Fakat o zamana kadar böyle bir ihtimal vuku bulmadığından S.B.O. müdiri
Fethi Çelikbaş: “Mekteb yatakhanesinde kız talebenin yatması için müsaid yer
olmadığını, ancak istediğim takdirde sadece talebeye verilen yıllık palto
hakkından istifade edebileceğimi, bu takdirde de mecburi hizmet mükellefiyetine
tabi tutulacağımı” beyan ettiler. Tabi kabul etmedim. Altı ay sonra Mekteb
Fakülte oldu ve ben de diğer talebeyle birlikde burs almağa başladım.
Birinci Sınıfta kız talebe olarak sadece iki kişi idik. Bütün Fakülte’deki kız
talebelerin sayısı sekiz idi. İkimiz de o zamana kadar erkek talebeyle bir arada
okumamış olduğumuz için gaayet sıkılgandık. Bu durum Anayasa Profesörümüz Bülend
Nuri Esen’in gözünden kaçmamış olacak ki, Sınıfda bir münazara tertiblemeğe
karar verdi ve ikimizi karşılıklı guruplara dahil etdi. Münazara günü
geldiğinde, sadece kendi sınıf arkadaşlarımız önünde konuşmamıza rağmen o kadar
heyecanlanmışdık ki sonradan Hocamızın da tasvir ettiği şekilde, sapır sapır
titremişdik. Ben konuşmamı yaparken sadece Hoca’ya dönerek konuşuyordum.
Hocamın: “Sınıfa dönerek konuşmam” hususundaki ihtarı üzerine Sınıfa döndüğümde
bütün arkadaşların bize dön şeklindeki kol işaretlerini görünce yeniden Hocaya
dönüp anlatmağa başladım. Bu münazara sıkılganlığımızı atmamızda ilk adım oldu.
Üçüncü Sınıfda iken Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Hukuk Fakültesi Kız
Talebeleri arasında tertiblediğimiz münazara sebebiyle, Hukuk Fakültesinin
hıncahınç dolu salonunda konuşurken, eski sıkılganlığımın onda birini
hissetmediğimi söyleyebilirim.”
***
Mona Roza’nın şairi Sezai Karakoç kimdir?
Sezai Karakoç
Fakülte Numarası: 412

Yasin Karakoç ile Emine Hanım’ın oğludur. 1933’te Ergani’de doğdu. 1950’de Gaazi
Anteb Lisesi’ni bitirdi. S.B.F’nden mezuniyetini müteakıb, 30.11.1955’te Maliye
Bakanlığı stajyer memurluğuna tayin edilerek Devlet hizmetine girdi.
11.1.1956’da, açılan sınavı kazanıp, Maliye Müfettiş Muavinliğine atandı.
3.2.1959’da Gelirler Kontrolörlüğü’ne nakledildi. 1.7.1960’da silah altına
alındı; 30.12.1961’de yedek teğmen rütbesiyle terhis edildi ve Gelirler
Kontrolörlüğüne döndü. 21.6.1965’te görevinden ve memuriyetten istifaen ayrıldı.
Tamamen yazarlık ile uğraşmaya başladı. Bir süre Yeni İstanbul Gazetesi’nde
fıkra yazarlığı yapdı. 1955’de “Şiir Sanatı”, 1961’de “Diriliş” adlarında 2
dergi çıkardı. Her ikisi de ikişer sayı çıktıktan sonra kapandı. 1966’da
“Diriliş Dergisi”ni yeniden yayınlamaya başladı. Bundan sonraki durumuna dair
yapılan bütün araştırma ve soruşturmalardan olumlu bir sonuç alınamadı. Elde
edilen bir posta kutusu adresine gönderilen 5 mektuba da cevap vermek nezaketini
ve izanını göstermedi.
Prof. Mehmed Kaplan, hakkında şunları yazmışdır: “O’nu umumi bir ideoloji
veya temayüle bağlamak istersek; Dindar ve muhafazakar zümreye sokabiliriz.
Karakoç, Cumhuriyet Devri’nde birbiriyle çatışan (sağ-sol) iki asli temayül’ün
ikisinden de ayrı, kendisine has bir yol tutmuştur.”
Cemal Süreya: “Karakoç, Hayber’i (kalesini) yer altı sularıyle kuşatmak
istiyor. Bunu yaparken Kale’nin etrafındaki hendeğin sularından da
yararlanıyor.”
Ece Ayhan: “Sezai’de bir düş kamerasıyle çekilmiş izlenimi veren imajlar
daha başat’dır.”
Rasim Özdenören: “..O, şiirimizde yeni bir mistisizm’in habercisi olarak
geliyor.”
demektedirler.
***
Bir diğer kaynakta ise “Mona Roza” şiiri ve Sezai Karakoç hakkında şu
ifadeler geçmektedir.
“Çaylardan gözümüzü açamıyoruz. Millet eğlencede. Günler – Geceler, Konserler
gırla gidiyor. Nejat yine bir şiir gecesi tertipledi. Biz şiirden anlayanların
geleceğini sanmıştık. Yanılmışız. Mona Roza bilmecesi çözülür gibi oldu ama,
adamlarda zevk yok ki gürültüye boğdular.
Kalemini eline alan birşeyler yazmaya başladı. Şahane muharrir – şairlerle doldu
gitti! Ahmet Çimen korse hikayesini tamamlamış. Daha dün anlatıyordu. Azizim,
diyordu, “Hikayemin en hoş yeri korsesine – pardon sütyenine – adamın titreyen
ellerini dokundurduğu andı. Kadının “yapma”diye utangaçlık göstermesinde bir
ilahiyet vardır. Ben o satırları nı okuyunca ölüyorum vallahi; evlenmek
istiyormuş, kız arıyormuş. Hasan Basri forsunu kaybetti. Güya arkadaşları
kendisine oyun oynamışlarmış. Alp bir ukalalaştı, bir ukalalaştı görme. Hürmeti,
nezaketi unutmuş. Burs alıyor da ondan. Aşıkmış. Olur ya, sinek nereye desen
konar. Sezai nihayet beklendiği halde bir türlü yapamadığı garip seyahatini
geçen gün adeti üzerine aniden yaptı. Sabahleyin kendisiyle konuşmuştum. Akşama
tiyatro için sözleşmiştik. Öğleden sonra uçmuş. Öğrendik ki iki ay
gelmeyecekmiş. Üç gün sonra bir de baktık ki karşımızda.
Sümer Kalaç bu sene bir alem. Esaretten kurtulmuş olacak ki ara mektebe gelmez
oldu. Gelince de arka sıralarda oturuyor. Yıldız, Şükran falan erkek
arkadaşlarından korkuyorlarmış. Üçten Muazzez, Şükran biraz açıldılar.
Gönül Davran yine kendi aleminde. Hukuktan biriyle evlenecekmiş. İnşallah. Öbür
Suzan Figaro Enstütisüne devam ediyormuş, vücut güzelliği müsabakasına girip
kazanacağım diyormuş.”
* * *
Muazzez Akkaya ile Sezai Karakoç aynı karede!

Ve işte en meşhur Akrostiş Şiir "Mona Roza"
* * *
MONA ROZA
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten
Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller
Sezai Karakoç
* * *
Yazıdaki imla yanlışları aslına sadık kalınarak düzeltilmemiştir.
Yayınladığımız belgelerin her hakkı saklıdır. Karakutu.com kaynağı
gösterilmeden aktif link verilmeden
alıntı yapılamaz.
Katkılarından dolayı değerli üyemiz fadim’e teşekkür ederiz.
www.karakutu.com
|
| |
İlgili Bağlantılar
|
|
Haber Puanlama
|
|
Ortalama Puan: 4.40 Toplam Oy: 335

|
Seçenekler
|
|
|
| "Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!" | Hesap Aç/Yarat | 48 yorum | Tartışma Ara |
|
| | Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: gece Tarih: 08.01.2007 Saat: 01:02 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | küskün ve masum bir tad vardır şiirinde ...
kşke bulunmasa mıydı ? |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: utarant Tarih: 08.01.2007 Saat: 02:34 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Arada kaldım.
Şüphesiz bu gazetecilik, araştırmacılık adına bir başarıdır. Karakutunun başarısıdır. Tebrikler.
Diğer cepheyi gereksiz hassasiyet babından gördüğüm için yazmıyorum, bana kalsın. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: Melancholy Tarih: 08.01.2007 Saat: 07:47 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Gerçekten tebrikler.. Genç yaşıma rağmen yine yanlış yerde olmadığımı farkettim.Bu şiir hakkında meger neler bilmiyormuşum. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: gunfrfd Tarih: 08.01.2007 Saat: 11:12 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Bazan efsaneleri bozmamak daha mı iyi?
Ahmet Haşim’in “Ay” yazısındaki gibi; şimdi dizeler gün ışığında… ve daha çıplak!
Ama benim de elime böyle bir belge geçse hiç düşünmeden yayınlardım! |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: nasri Tarih: 08.01.2007 Saat: 14:13 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Ve bomba patlar! Ne yazık ki kandan elbiseler giymek yine şairin alınyazısıdır.
Başkalarının ölümleri...hassa bir konudur! |
|
|
Aferin karakutuya (Puan: 1) Gönderen: Aykabol Tarih: 08.01.2007 Saat: 14:44 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | Ayıp etmişsiniz .. En başta şiire..
Mona ya da, Muazzez e de , konuyla alakası olan her ayrıntıya, taa okuyucuya kadar herkese ama herkese.
Bu şiire hayatında özel bir anlam yüklemiş, adı geçtiğinde bile yüreğinde hüzünlü bir kıpırdanış hissetmiş kim varsa çok kızmış olmalı bu yapılana. Düşünün ki gelecek nesillerde bu şiiri ilk kez duyacak okuyacak olan hiçkimse ondan mazideki müdavimlerinin aldığı hazzı alamayacak. Yılların büyüttüğü Mona Rosa efsanesini klavye başında edit edilen 3 5 satırlık magazinvari haberinizle yıktığınızın farkında değilsiniz anlaşılan.
Önce Allah, sonra şair affetsin sizi. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: utarant Tarih: 08.01.2007 Saat: 15:00 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | |
Kim ki gerçekliği olmayan bir efsane sebebiyle bu şiire gönül vermiş, aslında bir yalana gönül vermiştir; kim ki şiirin altında yatan manaya gönül vermiş, aslında şiire, şiirin özüne gönül vermiştir.
Ucuz tepkileri bırakalım. Gerçek her zaman yalandan iyidir. Karakutu ezberinizi mi bozdu? Evet. Mona Roza'nın üstünden yalanın, efsanenin, tortunun atılışı, özün ortaya çıkarılışıdır bu...
Bu Mona Roza'nın ayağa düşmekten kurtuluşudur. Magazin malı güllü dallı motorların dilinden kurtarılışıdır.
Karakutuyu magazinle şuçlayanlar, karakutunun aslında kendilerini magazinden, hikayeden, efsaneden kurtardığının farkında değilller. Mona Roza ayran gönüllülerin pek yoğurttan yaptığı yapay tahtından inecek; hakiki şiir aşıklarının gönlüne, fildişi kulesine çıkıp yerleşecektir.
utarantın dün geceki tereddüdü kalmamıştır. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: fadim Tarih: 08.01.2007 Saat: 16:23 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük) | | Mona Roza hepimizin şiiri.Şair O'nu sevdi biz de sevdik.Bu cismani bir aşk değil artık. Bu içimizdeki aşk!
Aşk hep vardı. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: aeg Tarih: 08.01.2007 Saat: 16:41 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | tam bomba olmuş tebrikler=) ama madem başladık bombalara,yarım kalmasın derim ben ;mesela Nihat Genç bize özel bir klip çekebilir(güzel olurdu) şiirin büyüsü bozulmamış bence tam aksi;sesi dağlara çarrptığı halde yansıması olmayan çığlığa kavuşmuş gibi |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: gunfrfd Tarih: 08.01.2007 Saat: 17:08 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | Olaya bir de tersinden bakmak gerek… Efsaneler yaşayan söylencelerdir… zamana göre kavramlar eklenir çıkarılır! Öyle ki ilk çıkış noktası kaybolabilir…
Şiir kendi gerçeğine kavuşmasaydı; 50 yılda biçimden biçime giren söylenceler 50 yıl sonra ne hale gelecekti kimbilir?
Hem biri bir yerde kesinlikle açıklayacaktı!
Bakalım bu şiiri yaşatan efsanesi mi, kendisi mi olacak? |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: AyEsHa Tarih: 08.01.2007 Saat: 20:55 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Meyveler sabırla olgunlaşırmış... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: peruza Tarih: 08.01.2007 Saat: 21:47 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Merak ettim bu üç insanın bundan haberi var mı?Ve acaba razı olurlar mı?Razı olmama hakları yok mu?Neticede bu mahremdi. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: Dulcinea Tarih: 08.01.2007 Saat: 22:04 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Tebrik beklemiyorsunuz inşallah...iyi birşey yaptığınızı mı sanıyorsunuz?
Bu kadar hassas bir insanın, üstelik artık yaşı itibariyle gazlasıyla kırılgandır, bütün mahremini ağızlara sakız ettiniz. Üstelik bunu onu çok sevdiğiniz için yaptınız.Resimleri de verdiniz, üstelik ortada bir de Muazzez hanımın eşi var...acaba görse ne hissederdi? Hanginiz aşkınızı, acınızı ulu orta anlatırsınız ki oysa Sezai Beye yaptığınız mahremine, aşkına, özeline tecavüzdür. ne geçti elimize bu resimler görerek. Siz magazin gazetecisi misiniz? |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: monark Tarih: 08.01.2007 Saat: 22:32 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Bu şiir ozanı da, Muazzez Hanımı'da aşmıştır.Bomba abartılı bir tanımlama olmakla birlikte "edebiyat aleminin paparazziliği" daha uygun bir tanım olur kanısındayım. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: yalnizlarrihtimi Tarih: 09.01.2007 Saat: 12:19 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | artık bundan sonra melankolik anlarda akla düşen bir şiir olmayacak o. Edebiyat tarihi meraklısı genç akademisyenlerin elinde kuru bir bilgi olacak. Herşeyi çarçur eden bu asır ve bu zihniyet mahiyetini fazlaca bilmediğimiz ama tutkunu olduğumuz bir efsaneyi kuru bir ansiklopedik bilgi haline getirdi. buna da eyvallah! elden ne gelir... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: ferhataata Tarih: 09.01.2007 Saat: 19:48 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | 1 yıldır büyük bir heyecan ve merakla takip ettiğim bu siteyi, Sezai Karakoç'u hiç sevmeme rağmen bir şairi ve şiirini küçümsediği için kınıyorum. Üstelik toplumumuzun her kesiminin benimsediği efsane niteliği taşıyan bu şiire ve şiirde bahsi geçen isimlere karşı yapılan bu saygısızlığı etik kurallar çerçevesinde izah etmek mümkün değildir. 1 yıldır takip ediyorum demiştim ancak üye değildim. böylelikle üye olmamı da sağladınız. yapılan saygısızlığa küstahlıkla cevap veren ve bundan daha iyisini de yapabilirdiniz beklentilerine kapılanlar sanıyorum ki, sevdikleriyle sokak ortasında sevişebilen özel hayatlarından mahrum yığınlardan başkası olamazlar. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: Karakutu Tarih: 09.01.2007 Saat: 22:23 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | Bize gelen olumlu veya olumsuz tepkileri anlayışla karşılıyoruz. Fakat hemen
hatırlatmak gerekir ki, ne
Sezai Karakoç’a, ne
Muazzez Akkaya’ya
ve ne de şiir severlere asla bir saygısızlık amacı güdülmemiştir. Tam tersine
Karakutu, üzerine yüzlerce yalanın uydurulduğu
“Mona Roza”
şiirinin sahiciliğine katkıda bulunmuştur. İşi magazine vardırmadan ve kendi
yorumunu katmadan!
1970’lerde umuma yayınlanmış bir yayından alınan belgelerin kimsenin
mahremiyetine toz kondurmayacağı aşikârdır.
“Mona Roza” şiirinin açımladığı tutkulu aşk, şairinin dışavurum betimlemeleri,
kendinden vazgeçerek sevmenin yüceliği ve daha birçok özelliğiyle bu şiir bizi
kendine çekmiştir. Etrafında oluşan onca hikâye, sadece şiirden anlamayan
maceraperestlerin ilgisine mazhar olmuştur. “Bu şiiri yaşatan efsanesi mi,
kendisi mi olacak?” sorusu yerinde bir sorudur ve has şiir okurlarının
ikinci önermede mutabık kalacağı bir cevabı vardır.
Cesar Pavese edebiyat dünyasındaki ihtişamını, kendini terk edip giden
nişanlısı Cervinia’nın ardından intihar etmesine mi borçludur?
Ya da dilimize doladığımız “leyla bilmez mi gerekli olduğunu”, “iyi
bir oyuncu en çok atları sever” mısraları, şairinin müntehir olmasının
sonucu mudur?
“Ey, iki adımlık yerküre/ senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!”
mısrasının ünü, Nilgün Marmara’nın beşinci kattan kendisini boşluğa bırakması
mıdır?
“Uğruna bir kadının intihar ettiğine inanan Mona Roza hayranları” ancak ve ancak
ikinci sınıf intihar fetişistleridir. Kendi duyargalarının başkalarının özeli
üzerine abanırlıklarının boşa alınması elbette onları rahatsız edecektir. Sezai
Karakoç’un gerçek okurları ise O’nun imlediği yerde bakışlarını, duruşlarını,
duyuşlarını sabit kılacaklardır.
Hasılı, Muazzez Akkaya’nın
yaşıyor olmasından rahatsızlık duyanlar, Baudelaire’in “Ey okur, ikiyüzlü
kardeşim benim!” sözünden nasibini alanlardır.
Vesselam.
Buyrun konuyu
Karakutu Forum'da tartışalım
|
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: tiananmenian Tarih: 09.01.2007 Saat: 22:40 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | şiir eğer güzelse efsaneye ihtiyaç duymaz, ben bu şiire 1993 yılında rastladım ve sevdim, gerisinde hikayesini öğrendim, şiir güzelse güzeldir hikayesi beni ilgilendirmiyor. karakutu gerçeğe ışık tutmuştur ve olması gereken de budur. gerçek kanatlandırır, kanatlarını yolanlar hayatlarından memnun olabilir, ama bu seçimi herkesden bekleyemezler... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: hktosun Tarih: 11.01.2007 Saat: 18:03 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Bazı hikayeler, iç yakan bir şarkıyla sonlandığında oturur içimize. Tuhaf bir hüzün, anlaşılmaz bir öykünme.. O hikaye orada bitmelidir, sonrasını öğrenmek olayın vuruculuğuna, "kutsallığına" halel getirir. Bunun için filmler ya intiharlarla, ya da aşırı duygusal kavuşma ve ayrılma sahneleriyle sonlanır. Kavuştuktan sonra her şey mükemmel mi olacak, veya ayrıldıktan sonra hayatı sürmeyecek mi?
Bunlardan dolayı, hayatın sinematografikleştirilmesine mesafeli bakıyorum. Çünkü, "Hiçbir ayrılığın düşündüğün kadar hüzünlü, hiçbir kavuşma düşündüğün kadar mutlu olmayacak."
Sezai Karakoç'un Monna Roza'sı bir efsanedir. Onu bir efsane tadında okuyan biri de benim. Evet, büyü bozuldu, ama bundan başkası da olamazdı ki zaten! Çok "rasyonel" bir cümle gibi gelebilir, ama maalesef ki "hayat devam ediyor". |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: bigblue Tarih: 12.01.2007 Saat: 11:02 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Sanki biz aptaldık..Sanki biz öngöremiyorduk ,hakkında birçok söylence olan Monna Rosa'nın anlatıldığı gibi olmadığını...Sizce biz bunu tahmin edemiyor muyduk? Tabi ki biliyorduk, Leyla ile Mecnunun yada Kerem ile Aslı'nın da bizim bildiğimiz gibi olmadığını da bildiğimiz gibi...Ama bu şekilde bildiğimiz için yüreğimize hüzünle karışık kar yağıyordu belki...
Ne yaptığınızı sandınız ki...Monna'ya kendince anlamlar yüklemiş her yüreğe ince bir sızıyı esas şimdi siz sapladınız...
Yaptığınız sadece teknolojinizin nimetlerinden yararlanmak suretiyle ucuz edebiyat kahramanlığı değil de nedir...?
Sanki bu dünya aklın üzerine oturmuş...Hala dönüyorsa sanki gerçekler yüzündenmiş...Dünya hala dönüyorsa ÖTELİLER hala yaşadığı için dönüyor gerçekçi baylar...
Karakutuyu açmak sadece ölümler hakkında bize ipucu verir...Ama ne ölümleri engeller ne de acıları...İsminize ve varoluş sebebinize uygun davranmışsınız...Büyük aferin size |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: krasnaya Tarih: 12.01.2007 Saat: 12:19 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | siddetle kiniyorum.bu cok buyuk bir ayip degilmi.siteden beni her seklimle yok edin lutfen.sezai beye bu kabaligi nasil yapabildiniz inanamiyorum.dahasini soylememek icin susuyorum.yaptiginiz fevkalade ayip..siddetle kiniyorum |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: tofaraway Tarih: 13.01.2007 Saat: 10:58 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Şimdi bütün su.u karakutuya atmak marifet değil. Ahmet Hakan'ın başlattığı bu ilgi isteğini karakutu gerçekten edebiyat adına bir şeyler katmaya dönüştürmüş gibi gözüküyor. Dediğimiz gibi o hepimizin şiiri.. Bu saatten sonra o artık eski monnaroza şiiri olmayacak bu aşikar. açıklanmamaı hepimizin işine gelirdi biz özellike Türk milleti olarak "gizem" i seven bir milletiz.. yine de Niyetteki halisliğe güvenerek teşekkürü bir borç biiyorum.. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: msadi Tarih: 13.01.2007 Saat: 22:13 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Bulunan bilgiler ne mona rozanın çağdaş türk şiirindeki unutulmaz yerini , ne de gönlümüzdeki sezai karakoç sevgisini alacak değil...
sezai karakoç'u anlamak yazdıklarındaki o tadı almak başka bişey...Bu anlatılmaz...konuya gelince
muhatab bayan muazzez akkaya hanımefendi nin bi başkası ile evlendiği zaten anlatılıyordu...burda bir yalan yok...üstadın evlenmediği gerçeği de değişmiş değildir...dolayısıyla yalan diyenleri, ezberiniz bozuldu diyenleri anlamakta güçlük çekiyorum...ortada yalan filan yok , bunu diyenler dönüp kendilerine bakmalılar...sadece sezai karakoç'un bi içe dönüşü var...popülerlikten kaçışı ve içe dünyasında fikirlerle pişmesi var...
mona roza'sında
" bir ekmek gibi aziz fikirler böyle pişti" demiyor mu? Aynen öyle üstadım...
ayrıca konunun yorumsuz verildiği kanaatinde değilim... mektuplara cevap verme izanında bulunmadı gibi lafları yakıştıramadım...
Bu arada, kültür bakanlığımız geç te olsa geçtiğimiz haftayı sezai karakoç haftası ilan etmişti...bu geç te olsa sevindirici bi gelişmedir...
sonuç olarak sezai karakoç idraklerimizin üzerinde bir çağdaşımızdır,sadece kendi fikri altyapı olarak yakın olduğu çevrelerde değil tam karşı cephedekilerinde nezaketinden zerre kadar şüphe edilmeyen,çağdaş türk şiirinin en ii temsilcilerindendir...son yüzyılın en saygıdeğer düşünürlerinden biridir... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: bolton Tarih: 19.01.2007 Saat: 13:34 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | "Mona Roza Efsanesi." Adı üstünde efsane. Efsane nedir? Efsane, gerçekte yaşanmayan ancak gerçek olduğuna inanılan bir türdür. Bu efsanenin de gerçekte yaşanmamış olduğu zaten aşikar. Ha, birileri bu hikayenin aslını bulur, efsaneyi çürütürse bu durumda bu işi yapanlara kızmamak lazım. Sonuçta gerçekler her zaman iyidir. Daha ne kadar kendimizi kandırabilirdik ki? |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: salmaz Tarih: 23.01.2007 Saat: 00:43 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Mona Roza ve Sezai Karakoc,la ilgili az bucuk bir seyler duymustum.Sag olun sizin sayenizde bir cok bilinmeyeni ögrendik.Sezai Karakoc,un hic evlenmedigini duymustum.Sanirim askina hurmeten olsa gerek.Bu konuya deginilmemis.
Bu ask ve siir beni cok etkiledi cok.Allahim ne buyuk ve muthis bir sevda bu. |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: netameli Tarih: 26.01.2007 Saat: 22:28 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Aslı astarı olmayan, hakkında pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir?
Hakkında aslı astarı olmayan pek çok hikâye uydurulan ve hatta intihar ettiği rivayet edilen Muazzez Akkaya kimdir?
cümle bu şekilde olmalıydı karakutu ya daha evvel özel mesajla bildirdim ama dikkate alınmadı... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: gece_naz Tarih: 04.02.2007 Saat: 18:16 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Sezai Karakoç adını duyunca yüreğim titriyor..Titriyor da yüreğim doyumsuz acılarla inşirah buluyorum..Haberi keşke okumasaydım..Keşke görmeseydim o fotoğrafı..düşlerdeki Muazzez Akkaya ..perde indi...sır!dı...keşke... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: Gezgin Tarih: 03.02.2007 Saat: 17:10 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | http://www.youtube.com/watch?v=d0T3IoED8Mo
Mona Roza , Sacit Onan'in yorumu ile...
cok güzel olmus |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: kunulp Tarih: 22.02.2007 Saat: 15:04 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Siz bizi hiç anlamadınız çünkü siz hiç biz değildiniz
Kendini iskeletine kadar gören kaç kişi var çağımızda. Diyen şairin serzenişi yahut itiraf namesi ya da muhteşem mısraı kimileyin bir gazete haberinde bombalar kutsalları. Ya sen doğmasaydın ya da dünyaya gelmeseydim diyen bir başka şair dua yahut bedduayı dilime pelesenk kılıyor
Hiçbir çağ günümüz kadar kutsalına dil uzatmamıştı. Hiçbir vakit içinde bulunduğumuz zaman kadar küfürle argo arası med cezir yaşamamıştı. Değirmen taşına sırt sırtayız ve ne kadar varımız varsa içine atıyoruz. Öğüttüğümüz değerlerimizi altımıza aldıkça yükseldik sanıyoruz.
Sözü monna rossaya getirmemek için var gücümle çabalasam da olmuyor. Ve her söz ona geldikçe yüreğimde bir mısra dolaşıyor. “Aynı aşkla mustarip değiliz. karşı kıyıdan bir birimize el sallıyor görünsek de sizler ellerinizle hayatlarınızdan kovduğu şeyleri bizler ellerimizle buyur ediyoruz. Yanılsama birlikte olduğumuz.
Aidiyetini bilmeyenlerin ait olmadıkları şeyler hakkında ahkam kesmeleri cehaletin çukurundan başka bir şey olmasa gerektir. Tam da burada durup sanal alemin duvarlarında yankı bulan bir habere göz atıyorum. Monna rossadaki şairin aşkı muazzez akaya bulundu. Burada nefeslenip Hikayeyi bilmeyenlere özet geçelim: (sezai Karakoç öğrenciliğinde bir kıza aşık olur. Kıza aşkını ilan eder kız kabul etmez. Sezai Karakoç da mona rosa şiirini yazar. Akrostiştir bu şiirin ilk kısmı ve muazzez akayam ismi çıkar. Ve hikaye devam eder. Kız şiiri okuduğunuda aşkını kabul eder ancak bu kez de Sezai Karakoç kabul etmez. Hikaye efsaneye dönüşür. Muazzez akaya intihar etmiştir yahut 6 ay sonra üzüntüsünden ölmüştür. Yıllardır bu böyle bilindi. Ve şair 9o yılllara kadare bu şiiri hiçbir kitabına almadı.( ancak Sezai karakoçu tanıyanlar neden böyle yaptığını bilirler) bu tarihte ise şiirin üzerinde bir takım oynamalarla yayınladı. Şiir o haliyle artık agrostiş değildi ve muazzez akaya ismi de çıkmıyordu. Hikayesi şiiri aşmıştı bundan rahatsız olan şair yine şairanece bir güzellikle şiiri hikayesinden kurtarmıştı. Ama ömrünün hiçbir deminde muazzez akaya ile ilgili bir tek kelime etmemişti.
Bir şairin suskunluğunu anlamayanlar onun şiiri hakkında söz söylemeye yeltendiler. Bu ne yaman çelişki anne
Aşkı tazelikte arayan leylayı yalnızca mecnunun leylası sanan şirini ferhatın gören aşkla aşna fişneyi ayıramayan bu günkü beşer. Elbette reçel bulmuş sinek gibi bu habere konacaklardı. Öyle de oldu. Ve haber dalga dalga yayıldı. Bir efsanae ( kutsal) el birliğiyle yok edilmişti. Tam bir gazetecilik başarısıydı bu. Doyasıya yaşandı. Ne garipti ki gazeteciliğe eskiden jurnalcilik denirdi. Ve galiba birileri özel olan her şeyi jurnallemeye devam edecekti.
Karşı kıyıda mona rosanın cenaze namazı kılına dursun. aşka aşina olup da yüreğinden başka muskası olmayanlar dost meclislerinde ismini söylemeye çekindikleri sevgililerini muazzez akaya da dillendirmişlerdi. Yüzünde göz izi var sana kim baktı yarim diyen bu toprağın hassasiyetine hürmeten.
Sana yalnız bir ince taze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer
Bu sefil iştiha, bu kirli nazar,
Bulamaz sende bende bir mana,(Ahmet Haşim)
Çocuktur bir yanımız hiç büyümez. Sesle yarış eden binitlerimize inat. Tahta atlarımızı dehleyerek süreriz. Aldırmayız üstümüzden uçana de yanımızdan geçene de. El ele tutuştuk mu. Tüm yollar bize çıkar. Hiçbir yol tüketmez bizi. Masallarımız arkasında saklambaçlarımız sarmalar bizi. Sizler atomun çekirdeğini parçalayıp dünyayı duman ederken. Biz parçalanmış atom çekirdekleri arasında muhabbete hayran kalırız. Biliriz ki yalnız ben yokumdur. Seni sevdikçe ben olurum. Çün muhabbetten doğmuştur Muhammet.
Muhabbet ehliyiz. Hüznümüz kadar hürmetkarız. Melali anlayana aşinayız. Melal gurbetinin yoktur ucu lakin ayın yolun yolcusu olmadığımız kabuk kemiricileri ve varlığı vardan ibaret zanneden cüceleri aşinalığımızdan da aşkımızdan da uzak sayarız…
Gün gelir mahşer olur. Ayrışır akla kara.
Bize monna rossa size muazzez akkaya kalır.
ALINTI... |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: baddal46 Tarih: 17.07.2007 Saat: 11:02 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | arkadaşlar şuan elim ayağım titriyor zannetmeyin şaşkınlıktan sadece sinirden titriyorum. resmen komple sallama bi haber sezai karakoç un kim olduğu nereli olduğunu bile sallamışsınız resmen. bundan haberi olmayan bi insan nasıl olurda doğru haber yazabilir.proveke var bu haberde lütfen araçtıralım her habere cupbada atlamayalım herkese iyi günler |
|
|
Re: Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor! (Puan: 1) Gönderen: alperen48 Tarih: 28.09.2008 Saat: 00:17 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | arkadaşlar yeni gordum ve bu iyi calismadan sonra siteye uye olmaya karar verdim fakat birsey sormak istiyorum bu konunun gercek olduguna dair bir yorum yapabilir miyiz? Yani fotoğraftakiler gerekten o kisiler mi simdiden cok tesekkur ediyorum |
|
|
Büyü.... (Puan: 1) Gönderen: aysenurbayraktar Tarih: 29.09.2008 Saat: 18:34 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | Bu ne kadar acı....
Bir şiirin kime yazıldığını merak etmek,öğrenmek istemek bunu fotoğraflar eşiliğinde sunmaya çalışmak paparazzi zihniyetinden başka bir şey olamaz...
Bunu geçtim,bunu belgelerle yayınlamaya,insanların özel hayatlarına bu derece pervasızca girmeye cesaret veren güç nerden kaynaklı acaba?
....
Bu bir şiirdir.
Büyüsü vardır.
Ahengi vardır,tadı vardır.
İçimize seslenen bir yanı vardır.
....
Şiirden anlamayan ''baş'' 'lara Sezai Karakoç'un tek hitap eden şiiride budur zaten...
....
Ne acı.
Mona Rosa büyüsünü kaybetmiş,ortalık yerde....
.... |
|
|
|
|