Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 141 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 HAYAT
 ÖZGÜRLÜK
 Bugün Sokağa Çıktım!
 kongo tren istasyonunda ertelenen lübnan bandıralı sevgili
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: İsmet Paşa, oğlunun öğretmenini neden haşladı?
Tarih: 25.12.2006 Saat: 07:06 Gönderen: karakutu
 

Bugün İsmet İnönü'nün 33. ölüm yıldönümü...
Paşa'yı önceki gün iki çocuğuyla, Erdal İnönü ve Özden Toker'le Ankara İmge kitabevindeki bir söyleşide andık.
Bülent Çaplı ile birlikte hazırladığımız "İsmet Paşa" belgeselinin yeni çıkan kitap ve DVD'sini imzaladık.
Gençlere İnönü'yü anlattık.



Akşam da tarihi Pembe Köşk'te 200 kişilik bir davetli grubuna belgeselin ilk bölümünü sunduk.
Erdal bey çok iyi görünüyor; hastalığı tamamen atlatmış gibi...
İmge'deki söyleşide dinleyenleri hem düşündürdü hem güldürdü.

***

"Bugün de vazgeçemediğim bir huyum var" diye lafa girdi Erdal İnönü, siyasete girişini anımsatan bir tonlamayla:
"Bir görev verildiğinde düşünmeden kabul ederim."
İlkokulu Çankaya ilkokulunda okumuş.
Okulun başöğretmeni bir gün Erdal'a bir dosya vermiş. İçindeki kâğıtlarda eski Türkçe yazılar varmış.
"Bunları oku, yeni harflere çevir ve özet çıkar" demiş.
Yazılar öyle çokmuş ki, çeviri uzun sürmüş. Gece babaannesi niye hâlâ yatmayıp çalıştığını sormuş:
"Ödevimi bitiremedim" demiş Erdal...
"Çok ödev veriyorlar, babana söyleyeceğim" demiş Cevriye Hanım...
Baba, o zaman Cumhurbaşkanı...
Ertesi gün öğle yemeğinde konu açılmış:
"Lüzumsuz yere yükleniyorlar çocuklara" demiş babaanne...
İsmet Paşa:
"Getir şu ödevi bakayım" demiş .
Erdal dosyayı açınca içinden eski Türkçe yazılar çıkmış.
İnönü notları görünce birden "İsmet Paşa" olmuş, hiddetlenmiş:
"Bu nasıl şey, benim evime eski yazılı not nasıl gelir" diye gürlemiş.
Öğretmenden önce evdekilere yüklenmeye başlamış:
"Görmediniz mi bunu? Bu kadar uğraşıyorum hâlâ eve eski yazı not getiriyorsunuz."
Başlar öne düşmüş. Sessizlik üzerine Paşa son darbeyi vurmuş:
"Hiçbiriniz adam olmazsınız."
Sonra oğluna sormuş:
"Kim verdi bunu sana?"
"Başöğretmen."
"Çağırın onu bana da yuvasını yapayım."
Sonrasını şöyle özetledi Erdal İnönü:
"Gerçekten de ertesi gün çağırıp payladı; sonra da gönlünü aldı. Bu eski Türkçe notları devrim karşıtı bir hareket olarak görmüştü o anda..."

***

"Babanız siyasete girmenizi istedi mi?" sorusunu "İstemedi" diye yanıtladı Erdal Bey.
Paşa, "Aileden bir siyasetçi yeter" demişti. Siyasetin işlevini tamamladığına inanıyordu. "Şimdi memlekete âlimler, sanatçılar lazım"dı.
Bu inançladır ki çocuklarından Ömer mühendis, Erdal fizikçi olmuştu, Özden ise dil ve edebiyat öğrenimi görmüştü.
Lakin gün gelmiş, Paşa'nın partisi kapatılmış, siyaset çıkmaza girmiş ve Paşa'nın oğlu göreve davet edilmişti.
Bir görev verildiğinde düşünmeden kabul etme huyu yüzünden ve eşinin itirazına rağmen girmişti politikaya...
"3 ay zor dayanır" demişlerdi; 12 sene kalmıştı.

"Başarısız" demişlerdi; yoktan var ettiği partiyi iktidar ortağı olarak bırakmıştı.
"Bugün yine size ihtiyaç var" dolduruşlarına hiç kulak asmadı:
"Ben düşünmeyi, yazmayı seviyorum, siyaset dışında da güzel uğraşlar var" dedi.
Sonra da siyasete girmesine itiraz eden eşinin bir sözünü, "Ne kadar haklıymış" dercesine hatırlattı laf arasında:
"Siyaset nankördür. İktidardayken herkes yanındadır. Sonra hasta olursan kimse yanında olmaz."
 


Milliyet
25/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3.33
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"İsmet Paşa, oğlunun öğretmenini neden haşladı?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke