Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 242 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Röportaj: MÜSLÜMAN-SOL HAREKETİN LİDERİ M.BEKAROĞLU: Baykal, Erdoğan'ı iktidara hazırlıyor
Tarih: 25.12.2006 Saat: 06:55 Gönderen: karakutu
 

Bekaroğlu, "Sanki CHP ile AKP anlaşmış gibi. Bu gerginlik Erdoğan'ın da Baykal'ın da işine geliyor. Tayyip Bey, Erbakan'dan öğrendiğini yapıyor. CHP de farklı değil" diyor

DERYA SAZAK: Eski CHP'li Ertuğrul Günay ile başlattığınız, "Yeni Siyaset Girişimi" adlı hareket sizin Milli Görüş geleneğine sahip olmanız nedeniyle "Müslüman sol parti" çağrışımı uyandırdı. 1999'da parlamentoya Fazilet Partisi'nden girmiştiniz. O dönemde 28 Şubat'ın izleri sürüyordu. Türkiye 2007 seçimlerine Çankaya tartışmasının gölgesinde gidiyor. 1990'lardaki siyasal İslamcı dalga, yerini 'milliyetçi yükseliş'e bıraktı. CHP bile sağdan oy arayışında. Bu şartlarda sandıktan ne çıkar?



MEHMET BEKAROĞLU: Türkiye seçimlere milliyetçi kabarmanın etkisinde gidiyor. Asker sivil ilişkileri ve cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinden devam eden kavgalar da siyasi ortamı etkiliyor. Çankaya olayına devletin, cumhuriyetin son kalesi de düşecek diye bakılıyor. Kadim laik - İslamcı çatışması 2007 seçimlerini de etkileyecek. Başörtüsü sembolü üzerinden götürülen kavganın gerisinde Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı var. Eşinin başörtülü olup olmaması tartışılıyor.

Mayısta Çankaya'da eşi başörtülü bir cumhurbaşkanı görmeye toplumca hazır mıyız? AKP türban sorununu bu şekilde mi çözmüş olacak? Kamusal alanda en üst şekilde temsil edilerek...

Türkiye'de siyasetin temel sorunu, özgürlükler çerçevesinde kolayca çözlebilecek yaşam tarzları, kimlikler, inanç farklılıklarının algılanması üzerinde kurulu gerginlikleri bir türlü ortadan kaldıramayışıdır. Sosyal demokrat bir parti, CHP. 'Sosyal' kelimesi çerçevesinde konuşacağımız çok ciddi sorunlar var. Büyük bir neoliberal kuşatma var. Sosyal güvenlik reformunu tartışıyoruz. CHP'nin gündeminde bunlar yok, 'AB'ye yaptığınız liman teklifini, Çankaya'ya sordunuz mu, sormadınız mı?' Ana muhalefet bununla meşgul. Laik - cumhuriyetçi eksen ile İslamcılar arasındaki kırılmadan yararlanıp, Meclis'te tekrar var olacağının hesaplarını yapıyor. Bu gerilim aslında AKP'nin da işine geliyor.

Mazlumiyet işine geliyor

Meclis'te üçte iki çoğunluğa sahip iktidar partisi isteseydi türban sorununu çözerdi? Niye çözemedi?

Mazlumiyete oynamak AKP'nin de işine geliyor. Başörtüsüydü, dindarlıktı bunları gündeme getirdiğiniz zaman işte 'yapamadık' falan diyecekler ve seçimde yeniden oy isteyecekler, ekonomik ve sosyal politikaları sorgulayacak zaman bırakmayacaklar insanlara. Sanki CHP ve AKP anlaşmış gibiler. Baykal'ın da Erdoğan'ın da işine geliyor bu gerginlik ve mevcut siyasi yapı. Mesela, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ile Kıbrıs'ta limanlar konusunda ters düşmeyi göze alabiliyor ama savunma sanayii toplantısında 10 milyarlık yeni nesil savaş uçağı ihalesinde mesele çıkarmak işine gelmiyor!

Bugünkü ikili yapıyı 2007 seçimlerinde de sürdürmek istiyorlar...

Biz, 'yeni siyaset' derken tam da buradan giriyoruz. Türkiye'de farklı kökler, inançlar, anlayışlar üzerine kurulmuş bir kader var. Şimdi bütün enerjimizi bu farklılıklar üzerinden yapılan kavgalarla tüketiyoruz. Kürt meselesine bakın. Ayrılıkçı niyetleri bir tarafa bırakırsak, 'Kürdüm demenin yasak olması' nedeniyle yaşandı bütün bu kavgalar. Siyaset bu kavgalar üzerinde kendisini sürekli var ederek, kurgulayarak Türkiye'nin gerçek sorunlarının çözülmesine, özgürlüklerin amaçsız ve ancaksız kullanılmasına fırsat vermiyor. Siyaset, bu gerginliklerle var oluyor. Bu siyasetin ve ülkenin önünde en büyük tuzaktır.

Ne tuhaf, muhalefet daha tutucu

Laik - İslamcı ve Türk - Kürt kutuplaşması geçen dört yılın özeti sayılabilir mi? 2007 seçimlerinin belirleyicisi yükselen milliyetçi dalga mı olacak?


Korkarım gelecek seçimde bu kutuplaşma üzerinden seçmen tercihleri belirlenecek .

CHP - MHP koalisyonundan söz ediliyor.
Normalde demokratik bir ülkede muhalefetin daha fazla umut vermesi beklenir. Türkiye'deki tuhaflığa bakın ki, daha tutucu bir muhalefetin iktidar alternatifi olduğu bir seçime gidiyoruz. İnsanı ürpertiyor. MHP ne diyor? Erdoğan'ı 'vatana ihanet'le tehdit ediyor. CHP, Ankara'da bir milyon kişi toplanırsa 'cumhurbaşkanı seçtirmeyiz' diyor. Vatandaş ekmek derdinde. Muhalefetin önceliği Çankaya. Bu bir tuzaktır.

Padişah gibi

Parti içi demokrasi işlese, iktidar ve muhalefet, halkın beklentileri konusunda daha duyarlı olmaz mı?


AKP, kurulurken 'ultra demokrat' bir tüzükle işe başladı ama ondan sonra 'tek adam' yönetimine döndü. Padişahlık sistemi geçerli. Böyle yapıların devleti demokratikleştirmeleri beklenemez.
Erdoğan, RP kapatıldıktan sonra Erbakan'ı eleştirerek yola çıktı. Ama Milli Görüş geleneğinin aynısını kurdu. Bir diktatör gibi Tayyip Bey. Hoca da Refah'ı aynı şekilde yönetirdi. Tayyip Bey, Erbakan'dan ne öğrendiyse onu yapıyor. Fazilet Partisi döneminde Abdullah Gül ve arkadaşlarının önünü kesmek için hazırlanmış bir ' Oğuzhan Asiltürk tüzüğü' vardı. AKP aynısını getirdi. CHP'nin tüzüğü de farklı değil. Parti içi demokrasi ve delege iradesini kaldırdılar. Genel başkanları değiştirmek imkânsız hale getirildi.

Üstelik, gerginlikler üzerinde siyaset yapmak çok kolay. Türkiye'de zaten vesayet sistemi var; yerleşik iktidar, devlet, sivil asker bürokrasi zaten alanları sınırlanmış. Dar alanda kısa paslarla işi götürmek zorundasınız. Siyasetçi buna alışmış, durumdan memnun, kimse bunu kırmaya çalışmıyor. Partilerdeki derebeylik sistemiyle bunu yaptırmazlar.

Sorun, kadronun demokratlığı

Erdoğan Çankaya' ya çıktı diyelim. Nasıl bir cumhurbaşkanı olur?


AKP'nin bir psikolojik bagajı var. İslamcı geçmişten geliyor. İslamcılar gelecek ve pozitivist, aydınlanmacı Kemalist ideoloji yerine başka bir ideoloji yerleştireceklerdi. Korku ve endişe buydu. AKP de Erbakan döneminden kalan psikolojik baskıyı üzerinde hissetti. Bu arkadaşlar şeklen modernleştikçe, laik çevreler alkışladılar. Demokratikleşmelerini hiç kimse istemedi. Hâlâ yazıyorlar, 'Eğer hanımı başını açarsa Erdoğan cumhurbaşkanı olsun.' Bunlar değil ki Türkiye'nin meselesi. Sorun bu kadro demokratikleşebildi mi? Yani devlete bir ideolojiyi taşımayacaklarına bu halkı inandırabildiler mi? İnandıramadılar.

'Yapmayacağız, biz öyle değiliz, kırmızı çizgilerimiz var' gibi laflar söylediler ama demokratik işleyen, kimlik ve yaşam tarzı dayatmayan bir devletin anayasal ve yasal kurumlarını getirebildiler mi? Hayır. Bir YÖK yasasını bile değiştiremediler. Taktınız başörtüsüne ve katsayıya. Anayasa'ya engel olduğunu bile bile getirdiniz. Böyle olunca bugünkü cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde yürütülen tartışmaların 'iktidar kavgası' olduğunu vatandaş biliyor. Siyasette ezberleri bozmaya ihtiyaç var. Tayyip Bey bunu yapamaz.

İslami sosyalizm olmaz

'Yeni Siyaset Girişimi' olarak siz ne yapacaksınız? Müslüman sol parti kurarak çözülür mü sorunlar.
Müslüman sol parti, medyanın bir fantezisi. Biz o etikete mahkûm olmayacağız. Türkiye'de komünizmle mücadele yıllarından kalan bir alışkanlıkla insanlar sağ partilere oy vermeye mahkûm edilmiş. Bugün yaşam tarzları üzerinden siyaset yapılıyor. Tansiyonu düşürmek gerekiyor. Ben İslami gelenekten gelen birisi olarak adalet ve özgürlükten yanayım. Öteki arkadaşım da soldan geliyor halkın inançları ve değerlerine saygılı, cumaya gidiyor. Ona 'Müslüman' damgası vuruluyorsa rahatsız olacağını sanmıyorum. Biz asla kimlik siyaseti yapmayacağız.

Murat Belge, 'İslami sosyalizm olmaz' diye yazdı. Sosyalizm, tamamen 'seküler' bir düşünce alanı olduğu gerekçesiyle. Müslüman solculuk Türkiye'ye özgü bir sentez...

Doğru ama biz zaten 'sosyalistiz' diye bir şey söylemiyoruz. 'İnançlı kesimler muhafazakâr sağ partilere oy verir, sol da halkın değerleriyle barışmaz, kavgalı olur' şeklindeki tuzağa düşmeden siyasetin ezberini bozmak istiyoruz. AKP'yi tehlikeli görüp milliyetçi cepheleşmeye gitmek de bir tuzaktır.
Günlerdir 'testis ultrasonografisi' çekilmeyen çoban meselesi konuşuluyor medyada. Toplum bunlar üzerinden kutuplaşıyor. Bir tür şizofreni yaşatılıyor Türkiye'de. Birlikte siyaset yaparken, ne Mehmet Bekaroğlu değişecek, ne de Ertuğrul Günay. İnançlarımızda, yaşam tarzımızda bir şey değişmeyecek.
Devletin ideolojisini değiştirmek değil hedefimiz. Devleti ideolojisiz haline getirmek, otoriter devlet yerine demokratik bir devlet koymak. Bunu kendi partimizden başlayarak, kendi cephelerimizde yapamadığımız için ayrıldık ve yeni bir siyaset girişiminde bulunuyoruz.
Soğuk savaşın diliyle Müslümanlığı o tarihsel hilafet saltanat ideolojisiyle birleştirerek totaliter bir İslam okumamız vardı ve bu yanlıştı. Halbuki İslamın daha özgürlükçü bir okumasının örnekleri de vardır tarihte. Biz bu sorgulamaları yaparak geldik. Erdoğan ve çevresindekiler böyle bir şey söylemediler.

2007 seçimleri stratejisine dönersek... Erdoğan Çankaya'ya aday olmazsa AKP daha mı kolay kazanır?

Bu seçimi Baykal, Tayip Erdoğan'a hazırlıyor

Nasıl?

Sayın Erbakan, SP'nin değişmesine, gençleşmesine izin vermeyerek Erdoğan'ın önünü açtı. Sayın Baykal da başörtüsü üzerinden sürekli kimlik siyaseti yaparak ve ortamı gererek, Çankaya seçimini tarihi bir hesaplaşmaya dönüştürerek Erdoğan'ı bir dönem daha iktidara hazırlıyor.

Milliyetçilik abartılıyor

Milliyetçi dalgadan ya da Müslüman damardan etkilenmeden sol iktidar alternatifi olamaz mı? Latin Amerika'da seçimler 'başka bir dünya'nın mümkün olduğunu gösterdi.
Dünyadaki neoliberal dalga, vahşi kapitalizm gibi eziyor. Sosyal devleti yok ediyor. Başka bir dünya mümkün. Türkiye'de de bir sol alternatif oluşmalı. Milliyetçilik abartılıyor. Türkiye'de AKP'ye muhalefet eden çevreler bunu abartıyor. Çok büyük bir milliyetçi kabarma olduğu kanaatinde değilim.

Sizin girişiminizin seçime dek partileşme şansı olmayacak.

Bizimkisi uzun soluklu bir hareket. 4 Kasım 2007 seçimlerine girecek bir siyasi parti hazırlamak zaten mümkün değil. Kutuplaşmayı aşmak, kimlikler üzerinden siyaseti reddetmek, vatandaşın ekmek sorununu gündeme getirmek üzere yola çıkıyoruz. Emekli bir cumhuriyet öğretmeni kadın yurttaşımız aradı geçenlerde Ertuğrul Günay'ı ve bizi izliyormuş, 'Yanınızdayız' dedi. İşimiz zor ama zamanla daha iyi anlaşılacağımızı umut ediyorum.
 

SOHBET ODASI
DERYA SAZAK

Milliyet
25/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Röportaj
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Röportaj:
Nobel Edebiyat Ödülü Nasıl Alınır ? Kriterleri Nelerdir ?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

2008 Anti Nobel ödülleri dağıtıldı
Nobel ödüllü Rus yazar öldü
Doris Lessing, Nobeli almaya gidemiyor
Türk edebiyatı kabuğunu çatlattı
Ölüm anksiyetesi ve edebiyat
Selim İleri: Edebiyat eserinde 'Gerçek' kişiler
En İyi Yönetmen ödülü Ceylan’ın
Seven Bilge Ceylan’ın en iyi ödülü
En İyi Türk Belgeseli Ödülü "Beyrut'a Gittiğimi Anneme Söylemeyin"
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Nasıl bir sosyalistsiniz?
Fazıl nasıl kurtulur?
Hak verilmez alınır
Nasıl Nobel alınır?
Nobel Edebiyat Ödülü Nasıl Alınır ? Kriterleri Nelerdir ?
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Masonluğun sırları nelerdir?

"MÜSLÜMAN-SOL HAREKETİN LİDERİ M.BEKAROĞLU: Baykal, Erdoğan'ı iktidara hazırlıyor" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke