Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 254 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Cem Akaş: Hangi dilde yazmalı?
Tarih: 19.12.2006 Saat: 07:03 Gönderen: karakutu
 


Harvard Üniversitesi Yayınları, 'I Tatti Rönesans Kütüphanesi'nin ilk meyvelerini almaya başladı. Harvard, Yeni Latince klasikleri çift dilli olarak, ciltler halinde günümüz okuyucusuyla buluşturuyor

'Uygar dünya' olarak tanımladığınız coğrafyada hâkim bir kültür ve bir dilin olduğunu, yapıtlarıyla (öldükten sonra bile olsa) bu kültürün kalıcı bir parçası haline gelmek isteyen bir yazar olduğunuzu, ancak bu hâkim kültürün merkezinde değil de kenarında, taşrasında yaşadığınızı, anadilinizin de hâkim olan dil değil, sizin dar coğrafyanızda yaşayanların konuştuğu, o coğrafyanın dışında pek de esamisi okunmayan bir dil olduğunu düşünün: hangi dilde yazardınız?



14. yüzyılda yaşayan Francesco Petrarca (tıpkı pek çok çağdaşı gibi) bu soruyu kendisine sürekli soruyordu. İşin kötüsü, Petrarca zaten ünlü bir şairdi: İtalyanca yazdığı Canzoniere(Şarkılar) hemen her eğitimli İtalyanın gayet iyi bildiği aşk şiirleriydi. Ancak Petrarca, gerçek kalıcılığı bu şiirlerle kazanabileceğini hiç düşünmüyordu; nitekim Canzoniere'ye koyduğu altbaşlık Rerum vulgarium fragmenta'ydı (Kaba Dilde Parçalar). Petrarca, ancak Latince yazarsa öldükten sonra da adının anılmasını sağlayabileceğini düşünüyordu.
Böyle düşünmesi için geçerli nedenleri vardı: anadili, yalnızca Toskana'da kullanılan, elli yıllık yazılı geçmişe sahip bir İtalyanca lehçesiydi, standart bir dilbilgisi ve yazımı henüz yoktu, pek çok entelektüele göre de kabaydı ve yazınsal inceliklere hiçbir şekilde uygun değildi. Oysa Latince yüzyıllarca koca bir imparatorluğu sırtında taşımıştı ve şimdi de Katolik Kilisesi'nin resmi diliydi, diplomaside, eğitimde, bilimde, ticarette bu dil kullanılıyordu. Petrarca bilmiyordu ama iki yüzyıl sonra bile Latince önemini sürdürecekti: 1689 yılında Ruslar ve Çinliler arasında yapılacak antlaşma için taraflar birbirleriyle Latince konuşacaktı örneğin.

'Yeniden doğuş'

Ufak bir sorun vardı yine de: Petrarca'nın zamanında kullanılan Latince, pek çok yazara ve şaire göre dış etkilerle kirlenmiş, klasik dönemdeki başyapıtlarda sergilenen Latinceden uzaklaşmıştı. Dolayısıyla yapılması gereken, bu eski Latinceyi, günün koşullarına uygun hale getirerek yeniden dolaşıma sokmaktı. Rönesans'ın ilk adımları böyle atıldı: 'Yeniden Doğuş', güzel Latincenin yeniden doğuşuydu.
Tabii işler tam Petrarca'nın öngördüğü gibi gelişmedi. İtalyanca (ve İngilizce ve Fransızca ve Almanca) yaşadı, gelişti, inceldi, Yeni Latinceyse eskisinin yanına gitti, öldü. Antik dönemin yapıtları üniversitelerce her zaman korundu, ulusal dillerse arkalarında ulus-devletleri buldu, ama ara dönemdeki Yeni Latince yapıtlara sahip çıkan olmadığı gibi, Romantik dönem yazar ve şairleri, Yeni Latince yazılmış kaydadeğer hiçbir yapıt olmadığını kesinleyip konunun kapatılmasına büyük katkıda bulundu.

Petrarca'yı yüzyıllar sonrasına taşıyan, hor gördüğü ana dilinde yazdıkları oldu sonuçta. Yüzyıllar sonra yaşayan bizler de Leonardo da Vinci'yi ve Boticelli'yi yakından tanımamıza rağmen, onların çağdaşı olan ilk hümanistleri pek az biliyoruz, yapıtlarının çoğunu hiç okumadığımız gibi, adlarına bile yabancıyız.

Neyse ki birileri sonunda bu makus talihi sistemli bir şekilde yenmeye karar verdi. Harvard Üniversitesi Yayınları, 2001'de çalışmalarını başlattığı 'I Tatti Rönesans Kütüphanesi'nin ilk meyvelerini almaya başladı. Loeb Klasikler Kütüphanesi dizisinin eski Yunanca klasikleri yeşil, eski Latince klasikleri kırmızı ciltler halinde İngilizce çevirileriyle yayımladığı kitaplar gibi, Harvard da Yeni Latince klasikleri çift dilli olarak, soluk mavi ciltler halinde günümüz okuyucusuyla buluşturuyor. Dizinin editörü, tarih profesörü James Hankins; yayın kurulunda Michael J. B. Allen, Brian P. Copenhaver, Vincenzo Fera, Julia Haig Gaisser, Claudio Leonardi , Walther Ludwig, Nicholas Mann ve Silvia Rizzo var. Harvard'daki Rönesans Araştırmaları Merkezi de dizinin finansmanını sağlıyor. Dizi adını, ünlü Rönesans sanatı uzmanı Bernard Berenson'un Floransa yakınlarında bulunan ve Harvard Üniversitesi'ne bağışladığı I Tatti Villası'ndan geliyor.
Yayımlanmış yirmi kadar başlığın arasında şu yapıtları saymak mümkün: Ficino Platonik Teoloji, Bembo Lirik Şiirler, Boccaccio Ünlü Kadınlar, Bruni Floransalıların Tarihi, Vegio Kısa Epikler, Vergilius Keşif Üstüne. Kırk kadar yapıtınsa çevirisi sürüyor.

Harvard Üniversitesi'nin bu çabasını gerçekten değerli buluyorum (özellikle bizim henüz yazmalarımızın tam bir kataloğunu bile çıkaramadığımız düşününce), ama sormadan da edemiyorum: siz, yapıtlarının bugün tüketilmesini değil, yüzyıllar sonra okunmasını isteyen bir yazar olsaydınız, hangi dilde yazardınız? (Daha geniş bilgi için bkz: http://www.hup.harvard.edu/itatti)

Satıyorum, sattım

Bir başka açık artırma haberi, öldükten sonra okunmanın yanı sıra zengin de olmak isteyen yazarlar için: polisiyenin kraliçesi Agatha Christie'nin kişisel eşyaları açık artırmaya çıkarıldı ve beklenmedik bir şekilde, 1 milyon YTL'ye yakın bir tutara satıldı.
Christie'nin çocukluğunu geçirdiği ve çok sevdiği Devon'daki (İngiltere) yazlığında bulunan 700'den fazla parça, Exeter'deki Bearne's Müzayede Evi'nde satışa çıkarıldı ve bazı parçalar, katalog fiyatlarının iki-üç katına, hatta daha fazlasına alıcı buldu.

Açık artırmanın günü de anlaşılan iyi seçilmiş. Devon'da her yıl düzenlenen Christie Haftası, 'hem yazarın doğumgününü kutlamak, hem de bıraktığı mirası yaşatmak' amacını güdüyor; açık artırma da bu kutlamalar çerçevesinde düzenlendi. Kitaplarında yörenin çeşitli yerlerini kullanan Agatha Christie buralarda çok seviliyor, ama açık artırmanın başarısının altında yatan tek neden bu değil. Anlaşıldığı kadarıyla hem yazarın kendisi, hem de kızı ve torunu ciddi birer gümüş koleksiyoncusuydu, açık artırma günü salonda bulunanların ve fiyat yükseltenlerin önemli bir bölümünü de gümüşçüler oluşturuyordu.

Satıştan elde edilen gelir, 2008'de Agatha Christie Evi'nin yenilenerek halka açılması için harcanacak; evde, yazarın açık artırmaya girmeyen koleksiyonu sergilenecek.

Ölümsüz bir roman kahramanı olmak isteyenlere

Her yazarın, 'yüzyıllar sonra okunmayı istemek' gibi bir derdi yok elbette, olması da gerekmiyordur umarım, ama bazı okurların, kitaplar aracılığıyla ölümsüzlüğe kavuşmak istediklerini, daha doğrusu böyle bir isteğin gerçekleşmesinin artık mümkün olduğunu duyurmaktan mutluluk duyuyorum: eleştirmenlerce 'İrlandalı Irving Welsh' olarak değerlendirilen Jason Johnson, yeni romanını bir anlamda 'halka arz' ediyor. Dilerseniz roman karakterlerinden biri olabiliyorsunuz, sevgilinizi ya da köpeğinizi romana sokabiliyorsunuz, hatta evinizin ya da arabanızın romanda yer almasını sağlayabiliyorsunuz. İlginç bir doğumgünü hediyesi olarak da düşünülebilir tabii. Aklınıza daha uçuk bir fikir gelirse onu da yazara aktarabilirsiniz: tüm yapmanız gereken, bu isteğinizin karşılığında makul bir tutar teklif etmeniz. Jason Johnson, bu projesini duyurduğu internet sitesinde (http://www.woundlicker.com) bir tür açık artırma düzenleyeceğini anlatıyor başkahraman olmak isteyenler arasında en çok parayı veren kazanacak. Para ne olacak? Johnson'ın cebine gidecek ve kitabı yazmasını mümkün kılacak.

Böyle biri gerçekten var mı diye soruyorsanız, evet, var. 1969 doğumlu Jason Johnson İrlanda'da, Enniskillen'de doğmuş, Belfast'ta, İngiltere'de ve Amerika'da yaşamış. Barmenlik yapmış, ayakkabı satmış, araba yıkamış, süpermarkette çalışmış, taş ustasına çırak olmuş. Şimdilerde serbest gazetecilik yaparak geçimini sağlayan Johnson'ın ilk romanı Woundlicker("Yara Yalayan") 2005'te yayımlandı, az sattı ama beğenildi; son kitabı Alina'ysa geçen ay çıktı.



Radikal
06/10/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Hangi dilde yazmalı?" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Suwalki 359 (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 06.07.2008 Saat: 09:11
couple sex cams couple sex cams how to get free phone sex how to get free phone sex underaged girls underaged girls free bi sex mpegs free bi sex mpegs lesbian touch lesbian touch young goddess young goddess amateur slave girls amateur slave girls totally free celebrity nudes totally free celebrity nudes adult info remember sex tamil adult info remember sex tamil tranny asian tranny asian what is rough sex what is rough sex restaurants featured in sex and the city restaurants featured in sex and the city latina sex pictures latina sex pictures sex toys chicago sex toys chicago momlegs momlegs alabama adult entertainment alabama adult entertainment vibrator kit vibrator kit sex blog sites sex blog sites give her great oral sex give her great oral sex average oral reading rate average oral reading rate clip ebony free sex clip ebony free sex gay girl sex gay girl sex topless dancers in west virginia topless dancers in west virginia college fuck party college fuck party free trailers of office sex free trailers of office sex marks bookmark porn marks bookmark porn incest cartoon d incest cartoon d incest sex video sister incest sex video sister free sex clips twilight free sex clips twilight how to perform oral sex video how to perform oral sex video work fucking work fucking gay com uk gay com uk free links hardcore sex videos free links hardcore sex videos girls giving head at bachelorette party girls giving head at bachelorette party hardcore anal vids hardcore anal vids manga hentai man

Bu yorumun devamını oku...


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke