Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 261 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Gökhan Özcan: Öfkemizin ilk 10 sebebi
Tarih: 18.12.2006 Saat: 05:10 Gönderen: karakutu
 


Ben günün önemli bir kısmında ciddi derecede öfkeli oluyorum. Benim gibi kalabalık bir şehirde yaşıyorsanız, kesin siz de çok öfkeli tiplersiniz. Kim değilim diyorsa, yalan söylüyor ya da daha kötüsü ruhu uyuşmuş da haberi yok! Çünkü kalabalık bir şehirde yaşayıp da öfkelenmiyor olmak sağlık alameti olamaz. Öfkeli olmak, insanlığımızın, ruhumuzun, varlığımızın bu aptalca hayat şartlarına tabii bir direnişidir. Bu olmuyorsa, ya aklımız, ya insanlığımız çoktan alıp başını gitmiştir.



Peki nedir bu şehirlerde yaşarken bizi bu kadar öfkelendiren? Milyonlarca sebep bulunabilir, ben ilk aklıma gelenleri şöyle bir sıraladım:

1. Çok fazla insan var. O insanlar aşırı kalabalıklar halinde şehirlerin caddelerinde, sokaklarında, alışveriş merkezlerinde, çarşılarında, pazarlarında sıkışmış olarak yaşıyor. Toplumsal bağların sıkı olması başka şey, burun buruna yaşıyor olmak başka şey!

2. Yollar araçlara dar geliyor, trafik tıkanıyor, hayat akmıyor. İnsanlar kendilerini bir yerlere taşıması gereken araçlarını o tıkanma noktalarından çıkarıp bir yerlere götürebilmek için kendilerini harap ediyor. Kesinlikle bu işte bir terslik var.

3. Kamu düzeni otomobillerle insanlar arasında kaldığında daima araçları seçecek bir mantıkla kurulmuş, kurgulanmış. Öncelik daima otomobillerin... Otomobiller geçsin diye daima insanların kıyıya çekilmesi gerekiyor. İşin kötüsü insanlar otomobillere çarpınca hiçbir şey olmuyor, otomobiller çarpınca!..

4. Şehirlerde bir zaman planlaması yapmadan herhangi bir işi yapabilmenin neredeyse imkanı yok. Her yere yetişmek zorundayız. Şehir bizi asla kendi halimize bırakmıyor.

5. Bir çok şey için saatlerce kuyruk bekliyoruz. Otobüs kuyruğu, doğalgaz kuyruğu, bankamatik kuyruğu, fatura ödeme kuyruğu, yazar kasa kuyruğu, paket yaptırma kuyruğu, WC kuyruğu, hayvanat bahçesine girme kuyruğu, at kuyruğu, yok devenin kuyruğu!..

6. Herkes, her yerde, her zaman telefonla konuşuyor. Bir toplumun asla bu kadar çok konuşacak lafı olamaz. Kesinlikle fuzuli konuşuluyor, gevezelik ediliyor. Üstelik bağırarak konuşuluyor. Üstelik hiç durmadan konuşuluyor. Peki kim dinliyor? Herkes mütemadiyen telefonuyla konuşma halinde olduğuna göre, karşı taraftaki kim? Orada biri var mı?

7. Berbat semtlerde, insani ihtiyaçlara göre tasarlanmamış evlerde oturuyoruz. Evlerimiz binlerce köşenin düz çizgilerle birbirine bağlandığı kare ve dikdörtgen biçimindeki içi boş kutuların birbirine yapıştırılmasından oluşuyor. Buna rağmen biz onlara inatla "daire" demeye devam ediyoruz. Nasıl yani? Neden?

8. Komşularımızı tanımıyoruz. Hemen altımızdaki daireye bir gün yeşil renkli, antenli, muşmula suratlı 42 tane Marslı taşınsa aylarca hiç haberimiz olmaz. Kapıda, merdivende, asansörde karşılaşsak yine farketmeyiz. Çünkü yüzlerine asla bakmayız. Aslında soğuğu ve sesi bal gibi geçiren ama insanlığı asla geçirmeyen yalıtım sistemlerinin peşindeyiz.

9. Şehirler hiçbir nesnenin yerinde durmadığı, sürekli değişen, yıkılıp yapılan yıkılıp yapılan yakılıp yapılan, farklılaşan, aşinalaşamadığınız, kök salamadığınız, yerlisi olamadığınız, yabancı, soğuk, devasa ve homurtulu organizmalara dönüştü. Bırakın ruhunuzu, ayağınızın bile bir yere alışası gelmiyor.

10. Manzara kirli, hava kirli, sokaklar kirli, insanlıklar kirli... Temizlemek için teşkilatlar kuruluyor, ama yine de her şey kirli... Her gün kamyonlarca ton çöp alınıp şehrin dışına çıkarılıyor ama yine de şehirler kirli. Demek ki pisliğin ne olduğunu yeniden düşünmemiz gerekiyor!




Yenişafak
18/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Öfkemizin ilk 10 sebebi" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke