1.
Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine
gerilmiştir bu ip.
Üzerinde yürünmek değil de, insanı çelmelemek içindir sanki.
3.
İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve
tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet'ten
kovuldular, tembelliklerinden geri
dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: Sabırsızlık.
Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri
dönemiyorlar.
6.
İnsanoğlunun gelişiminin kesin sonuca ulaşacağı an, sürekli yinelenip durur.
Devrimci düşünsel hareketlerin geçmiş bütün her şeyin geçersiz olduğunu ilan
etmeleri bunun için doğrudur, henüz hiçbir şey olup
bitmemiştir çünkü.
7.
Kötü'nün elindeki en ayartıcı silah, savaşa çağrıdır. Kadınlarla yapılan savaşa
benzer, ki sonu yatakta biter.
8./9.
Pis kokulu bir kancık, sayısız yavrunun
üreticisi, daha şimdiden yer yer
çürüyen, gerçi çocukluğumda benim her şeyimdi, her zaman sadakatle peşimden
gelir, tekmeleyemem ama, onun yerine kendimi adım adım geri çekerim, nefesinin
kokusuna bile tahammül edemem;
yine de aksini yapmaya karar vermediğim sürece,
belli belirsiz bir karaltı halinde büyüdüğünü gördüğüm köşeye doğru sürüklüyor
beni; tamamen parçalara ayrışıyor, üstüme abanıyor ve benimle birlikte,
kurtlanmış ve irinli dili -bir
onur mu bu benim için?- elimin üstünde, benimle son buluyor.
20.
Leoparlar tapınağa saldırıp kutsanmış şarapları içiyorlar; bu sürekli
yineleniyor; ve sonunda önceden kestirilebilir bir nitelik kazanıyor ve
ayinin
bir parçası geliyor.
23.
Gerçek düşmandan sınırsız bir cesaret akar içinize.
29.
Kötü'ye kapıları açmaya seni iten art niyetler senin değil
Kötü'nündür.
33.
Din fedaileri bedeni küçümsemez, çarmıha gererek yüceltirler onu; bu açıdan
düşmanlarıyla aynı görüştedirler.
36.
Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı
anlayamıyordum, şimdiyse soru
sorabileceğime nasıl inandığımı anlayamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki,
soruyordum sadece.
39b.
Sonsuzdur yol, ne kısaltacak ne de eklenecek bir şey vardır, ama
yine de herkes
kendi çocuksu karışını tutar yolun üstüne. "Gerçekten de bu bir karışlık yolu
gitmen gerekir, bu senden esirgenmez."
42.
Tiksinti ve nefret dolu bir başı öne
eğmek.
43.
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar
hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar.
44.
Bu dünya için
koşumlarını takınman gülünç.
58.
İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş
olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatı
bulduğunda
değil.
73.
Kendi sofrasından düşen kırıntılar yiyor; bir süre için öbürlerinden daha tok
hissediyor kendini, ama sofradan nasıl yenilir bunu unutuyor; ancak artık geride
yenecek kırıntı da
kalmıyor.
79.
Şehvani sevgi ilahi gözlerimizi kapar; kendi başına yapamaz bunu, ama bilmeden
içinde ilahi aşktan bir parça taşıdığından yapabilir.
80.
Gerçek bölünemez, bu
yüzden kendini tanıyamaz; her kim onu tanımak isterse bir
yalan olmak zorundadır.