Kahramanlar ve fırsatçılar
Clint Eastwood gerek estetik gerek politik yönden son yılların en sağlam savaş
filmine imza attı
"Atalarımızın Bayrakları / Flags of Our Fathers"
Neredeyse renksiz bir film "Atalarımızın Bayrakları". II. Dünya Savaşı'nın
sonlarına doğru, volkanik Iwo Jima Adası'na Amerikan donanmasının yaptığı
çıkartmayı okyanusun mavisini de kanın kırmızısını da soldurup adayı kaplayan
tüfün siyahını baskın hale getirerek görüntülemiş Tom Stern.
Çünkü Clint Eastwood, Amerikan tarihinin karanlık ve kirli bir sayfasını
anlatıyor "Atalarımızın Bayrakları"nda. 76 yaşına gelmesine rağgitgide artan bir
enerjiyle film üreten ve her yeni filminde konvansiyonların dışına taşıp
izleyiciyi şaşırtan Eastwood bu kez de yapıyor yapacağını.
Amerikan tarihinin ikonlarından birini kırıyor. Kahramanlık kavramını, bayrak
simgesini, savaş ekonomisini sorguluyor, kahramanların gerek moral gerek
ekonomik nedenlerle nasıl kullanıldığını ve medyanın bundaki rolünü tartışıp
tarihle hesaplaşıyor.
"Atalarımızın Bayrakları" James Bradley ve Ron Powers'ın Amerikan askerlerinin
Iwo Jima Adası'nı ele geçirmesini konu alan aynı adlı kitaptan uyarlandı.
Savaşın dehşetini sergiliyor
Associated Press Ajansı'ndan Joe Rosenthal'in 23 Şubat 1945'te çektiği, Suribaçi
Dağı'na beş piyade ve bir donanma sıhhiyecisinin bayrak dikme fotoğrafı halkın
moralinin bozulduğu ve ABD'nin iflasın eşiğine geldiği bir anda hızır gibi
yetişmiş.
Gazeteler üst üste baskı yapınca fotoğrafta yer alan altı askerden sağ kalan üçü
hemen ülkeye döndürülüp halka devlet tahvili satışı için turneye çıkarılmış.
Stadyumlarda, balo salonlarında törenlere katılıp tahvil pazarlamışlar.
Filmin başında Rosenthal, "Bir savaşı bitirmek için tek fotoğraf yeter" diyor.
İddiasına göre Vietnam Savaşı'nı nasıl AP muhabiri Eddie Adams'ın, polis şefi
Nguyen Ngoc Loan'un Saygon'da sokak ortasında bir Vietkong mensubunu kafasına
kurşun sıkarak idam etmesini gösteren fotoğrafı kaybettirdiyse, II. Dünya
Savaşı'nı da Suribaçi Dağı'na bayrak dikme fotoğrafı kazandırdı.
Bu "kazandırma"nın, fotoğrafın ve bayrağın gerçek öyküsünü filmde izliyoruz.
Askerlerin neden kendilerini kahraman diye nitelemediklerini, ömürleri boyunca
neden çocuklarına savaşta yaptıklarını anlatmadıklarını öğreniyoruz.
Steven Spielberg ile ortak yapımcılığını da üstlendiği filme "Er Ryan Iwo
Jima'da" diye irkilebileceğimiz bir başlangıç yapıyor Eastwood. Savaşın bütün
dehşetini açıkça sergiliyor. "Kahraman" askerlerin turnesinden ve aralarından
sıhhiyecinin ölümünden sonra oğlunun yaptığı araştırmadan sahnelerin arasında
Eastwood sık sık savaşa dönüp sönmüş volkanı yeniden tüttüren çarpışmaları
görüntülüyor, acıyı ve korkuyu izleyenin teninde hissettiriyor.
Zihinleri berraklaştırıyor
Böylece Pasifik'teki savaştan çok uzakta sahneye konan, askerlerin deyişiyle "fars"ın
gayri ahlaki boyutunu çok daha iyi anlıyoruz.
Hele kahraman ilan edilmekte en gönülsüz davrananın, kayıplardan en çok acı
çekenin ve içine düştükleri oyuna ancak sarhoş olarak katlanabilenin "reis"
hitap edilen Pima kabilesinden bir Kızılderili olması bu filme bambaşka bir
boyut katıyor.
Durmaksızın vurgulanan Amerikalılığın ne olmadığını Ira Hayes'in trajik öyküsü
aracılığıyla net biçimde belirtiyor.
Demokrasisiyle meşhur ABD'de o dönemde (ve 20 yıl daha) ırkçı yasalar geçerliydi
ne de olsa. Yine de laf etmeyelim Amerikan demokrasisine: Bu filmdeki can alıcı
eleştirilerden ötürü Clint Eastwood'u "halkı askerlikten soğutma",
"Amerikalılığa hakaret", "bayrağa hakaret" vb. suçlardan yargılamaya
kalkmadılar.
Politik yaklaşımında orta sağ çizgiden sapmadan, sinemasal tarzında melodrama
kayan şiirselliğini koruyarak, duyarlılığıyla insanı kanırtan ama yerinde
eleştirileriyle zihin berraklaştıran bir tonda son yılların en iyi savaş
filmlerinden birine imza attı Eastwood. Aynı savaşı Japon bakış açısından
aktardığı "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı iple çekiyoruz.
"Atalarımızın Bayrakları / Flags of Our Fathers"
Yönetmen / Müzik: Clint Eastwood
Oynayanlar: Ryan Phillippe (John "Doc" Bradley), Jesse Bradford (Rene Gagnon),
Adam Beach (Ira Hayes), John Benjamin Hickey (Keyes Beech)
Senaryo: William Broyles Jr., Paul Haggis
Görüntü: Tom Stern
Alin TAŞÇIYAN
Milliyet
08/12/2006