Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 254 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Gökhan Özcan: Zulmün seyircilerine ödül!
Tarih: 06.12.2006 Saat: 19:15 Gönderen: karakutu
 


Bugün dünyanın neresinde yaşıyor olursa olsun her insan Srebrenica şehrini "katliam" kelimesiyle birlikte hatırlıyor. İnsanlık tarihinin gördüğü en kahpece zulümlerden biri, savaş sırasında Bosna topraklarında Sırp katil Mladiç'in askerleri tarafından binlerce savunmasız Boşnak sivile uygulandı.



Tam 8 bin Boşnak, bu haince katliamın kurbanı oldu. Olay, Srebrenica'da Birleşmiş Milletler tarafından "Güvenli Bölge" ilan edilen bir bölgede cereyan etti. Binlerce sivil Boşnak, BM güvencesine inanarak ve yanlarındaki az sayıdaki silahı da teslim ederek bu "Güvenli Bölge"ye sığınmıştı. Bölgenin kontrolü Hollandalı askerlerin kontrolü altındaydı.

Ve o askerler emanete hıyanet ettiler, korunmasız binlerce Boşnak'ı Sırp katil Ratko Mladiç'e korkakça, haince, insafsızca teslim ettiler. Sonuçta tarihi lekeleyen katliam ortaya çıktı. Aciz ordunun aciz komutanı Mladiç tarafından herkesin ortasında aşağılandı. Bu görüntüler daha sonra bir çok televizyon kanalında yayınlandı. Zulüm ve ihanet, bir daha hafızalardan silinmeyecek şekilde belgelendi. Katilamın üstünden 6 yıl geçtikten sonra, dönemin Hollanda hükümeti olaydaki sorumluluğunu kabul ederek istifa etti.

O günden bugüne köprülerin altından çok su aktı. Bugün sivillere yönelik kitlesel katliam görüntülerini kanıksamış insanlar olarak yaşıyoruz. Irak'ta, Lübnan'da çok yakın zamanlarda insanlığın vicdanının almayacağını zannettiğimiz çok acı olaylar yaşandı, kirli ihtirasların, karanlık hesapların katlettiği çocukların görüntülerine tanık olduk. Ama insanlığın vicdanı artık böyle şeyleri alabiliyor. Özellikle son 20 yıl içinde yaşadığımız olaylar değerler sistemimizi alt üst etti, ruhsal sindirim kapasitemizi de arttırdı.

Artık zulme seyirci olmaya alıştık.

İnsafımız neredeyse kurudu.

Ama doğrusu iki büyük dünya savaşı görmüş, büyük acılar ve yıkımlar yaşamış, ağır tecrübelerden geçmiş Avrupa kıtasının neredeyse bir çeyrek yüzyıl kadar kısa bir zaman içinde bu kadar derin bir vicdan iflası yaşamasına şaşırabilecek kadar insafa sahibiz hâlâ!

Hollanda Savunma Bakanı'nın hükümeti adına Srebrenica katliamına sadece seyirci kalma acziyeti göstermiş olan askerlere "üstün hizmet ödülü" vermesine şaşırmak bizim hakkımız. Bu tavrı kınamak ve hatta lanetlemek de... Bu tavır bir istisna olsaydı, sadece Hollanda'yı mahkum eder, suçu kıtaya yaymazdık. Ama istisna değil, Avrupalı yönetimler sık sık küçük politik manevralar adına insafı, vicdanı, insani değerleri ayaklar altına almaya başladılar. Danimarka'da yaşananlar ve halen yaşanmakta olanlar ortada. Dünyada milyonlarca mümini olan bir din açıkça taciz ediliyor, buna karşılık Danimarka hükümeti bu durumu "fikir özgürlüğü" saymakta ısrarlı... İngiltere hükümetinin Irak fiyaskosu ve düştüğü durum herkesin malumu. Fransa ve Almanya yönetimlerinin Kıbrıs konusundaki faullü tutumları, adada yaşamakta olan insanların hayatlarını hiçe sayarcasına Kıbrıs'ı bir politik manevra enstrümanı olarak kullanmalarını yıllardır izliyoruz. Bugün bu hükümetlerin büyük bir çoğunluğu, Irak'ta, Lübnan'da yaşananları bir seyirci gibi izliyor. Tıpkı Srebranica'daki Hollanda askerleri gibi...

Belli ki Avrupa'nın ruh düğmeleri çözülüyor. Dünya savaşlarının ibret miadı dolmuş olmalı. Uzmanlar Avrupa'yı gelecekte bir demografik felaketin beklediğini söylüyorlar. Ama bana kalırsa bu "insan azalması"nı daha geniş boyutlu değerlendirmek lazım!





Yenişafak
07/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek

"Zulmün seyircilerine ödül!" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Zulmün seyircilerine ödül! (Puan: 1)
Gönderen: asya Tarih: 07.12.2006 Saat: 07:10
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
"Kuşatma sırasında Mladiç ile Hollandalı komutan arasında yaşanan konuşmanın görüntüleri daha sonra başta Boşnak televizyonları olmak üzere pek çok ülkede yayınlanmıştı. Görüntülerde Mladiç’in, sigara ikram ettiği Hollandalı komutan sigara ikramı karşısında duraksayınca Sırp generalin Hollandalı karşıtıyla, “Korkma bu içtiğin son sigara olmayacak” şeklinde dalga geçtiği görülüyordu. Bir başka sahnede de Mladiç, askerine kendi dilinde bir şeyler söyleyen Hollandalı komutanı azarlayarak, “Burada iki resmi dil var, Sırpça ve İngilizce. Başka bir dilde konuşamazsın” diyordu. Aynı görüntülerde Hollandalı bir askerin, “Ben bağımsız bir Sırp televizyon kanalından geliyorum, burada neler oluyor” diye sorarak kendisine mikrofon uzatan kameramana, “Burada nelerin olduğunu biliyorsun” şeklinde cevap vermesi dikkat çekmişti. " (Anka) orada neler oluyor biliyoruz. bilmek bizi sessizliğe prangalıyor maalesef sonra da hissizliğe.... liberalizmin alamet-i farikası, evlere servis özgürlük dağıtıcıları..... hiç bir küfür, ağıt, serzeniş, ve samimi söz durduramayacak sizi... susmak istiyorum.. ne de olsa neler oluyor biliyorum...


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke