Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 100 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 Uyanıştan önce
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Türkler, krizler ve Papa…
Tarih: 04.12.2006 Saat: 19:04 Gönderen: karakutu

 

Eğer genç bir adam bana gelip de, “ben siyasi yorumcu olmak istiyorum, bana vereceğin bir öğüt var mı” dese, ona sadece bir öğüdüm olurdu.



“Eğer siyasi bir krizle karşılaşırsan onun son anda çözüleceğini yaz… Her krizde aynı şeyi yaz… Her şeyi bilen yorumcu statüsünü kısa zamanda ele geçirirsin.”

Türkiye’de krizler bitmez biliyorsunuz.

Her seferinde koca toplum büyük bir hacıyatmaz gibi yana doğru devrilir, tama yere çarpacakken sihirli bir dokunuşla yeniden eski halimize geliriz.

Ama öyle rahat durmaktan hoşlanmadığımız için yeni bir krizle bu sefer öbür tarafa doğru devrilir ve yeniden düzeliriz.

Sorunları kriz haline dönmeden de çözmek mümkünken niye meselenin iyice çetrefil bir hale gelmesini, gerginliğin iyice tırmanmasını bekleriz, doğrusu bilmiyorum.

Ama bu bizim neredeyse karakteristik tarzımız.

Kriz haline gelmeyen hiçbir sorunu çözmekten hoşlanmayız.

Krize dönüşen her sorunu da garip bir esneklikle son anda çözüveririz.

İşin en hoş yanı son ana kadar, “o sorunu çözmenin vatana ihanet” olacağına dair de epey konuşuruz, bu konuşmalarla meseleyi öyle bir kilitleriz ki dışardan bakan biri artık çözümün imkansız olduğunu düşünür.

Ama biz hiç beklenmeyen bir manevrayla krizin üstünden atlayıveririz.

Sanırım, bütün o gürültü patırtı arasında aslında meseleyi gereğinden fazla büyüttüğümüzü içten içe bildiğimizden çözüm olduğunda da konuyu fazla uzatmayız, hatta çözümü alkışlar, rahatlar, derhal yeni bir kriz yaratırız.

Şu papa ziyaretini bir hatırlayın.

Hükümet neredeyse tümüyle görüşmeyi reddetti.

Papa sıkı bir biçimde eleştirildi.

“Türkiye sana mezar olacak” diye pankartlar açılan mitingler düzenlendi.

“Gelmesen daha iyi olacak” mesajları iletildi.

Bütün dünya korkunç olaylar, suikastler, saldırılar beklemeye, “Papa cehenneme gidiyor” diye manşetler atılmaya koyuldu.

Sonra ne oldu?

“Bu Türkler acaba beni vuracaklar mı” diye endişeyle gelen Papa’yı uçağının kapısında Başbakan karşıladı, burada büyük bir hüsnü kabul gördü, kendisine övgüler düzüldü.

Ve, Papa yüzünde, “ne olduğunu tam kavrayamayan biraz şaşkınca bir ifadeyle” Sultanahmet Camii’nde müftünün arkasında kıbleye dönüp “kıyama” durdu.

O “korkunç” krizler sırasında muhataplarımız öyle bir geriliyorlar ki çözüm anında gerginliğin ağırlığından kurtulup birden gevşiyorlar sanki.

Bir tür minnet duyuyorlar.

Papa da giderken zaten biliyorsunuz “kalbinin yarısını” İstanbul’da bıraktı.

Halbuki gelmeden önce o bizden, biz ondan nefret ediyorduk.

Şimdi ise birbirimizi çok seviyoruz.

Bizim yerimize Hıristiyanların bir kısmı Papa’dan nefret etmeye başladı.

Sanırım, Papa hala Vatikan’daki odasında “İstanbul’da ne oldu, ben ne yaptım” diye düşünüyordur.

Biz hemen hemen her krizde aynı şeyi yaptık.

Şu ünlü 17 Aralık gecesini hatırlayın.

Geceleyin saat 12’de Avrupa’yla aramızdaki bütün köprüleri atmıştık, “ilişki kopmuş, her şey bitmişti,” saat 12’yi çeyrek geçe ise biz tarihimizin en büyük dönemecini dönmüş, Avrupa Birliği’nin üye adayı olmuştuk.

Biraz daha zorlasak Avrupalılar şaşkınlıktan o gece bizi tam üye bile yapacaklardı.

Bizim stilimiz böyle.

Krizi severiz.

Krizi çözecek olanın “hain” olacağını ilan etmekten de hoşlanırız.

Sonra, son anda hiç beklenmeyen bir manevrayla meseleyi halleder, geçeriz.

Şimdi siz bana Avrupa’yla aramızdaki “Rumlara limanları açıp açmama” krizini mi soruyorsunuz?

Cevabım, genç yorumcuya söyleyeceğim cümle olacaktır.

“Son anı bekleyin, sorun çözülecektir.”

Çünkü biz herkesten daha ağır krizler yaratır…

Herkesten daha rahat o krizi çözeriz.

Muhataplarımız da “kalplerinin yarısını” burada bıraktıktan sonra evlerine gidip “ne oldu” diye düşünürler.



Gazetem.Net
4/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

‘Hani o bırakıp giderken bizi’
Ogden Nash: Bankerlerden Bütün Farkımız: Onlar Paralı Biz Parasız
İlhan Selçuk: Biz mi, Ben mi?..
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Siz hâlâ yüce büyüklerinizin margariniyle mi bakarkörleşiyorsunuz?
Ragıp Duran: Militarizm ve Milliyetçilik Sizde Kaç Dolar?
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Türkler, krizler ve Papa…" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke