Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 262 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Eşinize söyleyin, size patates kızartması yapsın!
Tarih: 03.12.2006 Saat: 09:29 Gönderen: karakutu
 

İnsan davranışlarının üç temel amacı vardır: haz (zevk, lezzet), fayda (yarar, menfaat) ve iyi (hayr).

Herhangibir fiili —farkında olalım ya da olmayalım, bu üç amaçtan birini gözeterek yaparız; ya hazzımızı (zevk ve lezzetten payımıza düşen hisseyi) veya menfaatimizi (bize fayda ve yarar getirecek olanı) ya da iyiyi (hayrı) amaçlarız.



1) Haz ile kastedilen açık olmalı. Elem'in karşıtı. Örneğin, bir yemeği sırf haz için yiyebilir; karnımız tok olsa bile, o yemeği, sırf lezzetinden ötürü yemekten kaçınmayız. Bu durumda hazzı amaçladığımız açıktır. Sözgelimi, çocuklar, dondurmanın veya patates kızartmasının yararını veya zararını düşünürler mi? (Takdir edileceği üzere, haz, zevk, lezzet terimleri arasındaki farklar, ayrı bir soruşturmanın konusu.)

2) Fayda'nın anlamı da aynı derecede açık olmalı. Zarar'ın karşıtı. Örneğimize bağlı kalalım: Bir yemeği, beğenmesek bile, sırf yararlı olduğu için, bedenî menfaatimiz için yiyebiliriz. Doktorumuz tavsiye etmişse, lezzet almasak bile balık yağını içeriz meselâ.

Haz veya fayda ilkeleri, birbirleri yerine tercih edilebileceği gibi, bir arada da amaçlanabilir. Meselâ balık buğulama'yı hem zevkimiz için, hem sıhhatimiz için yiyorsak, iki ilkeyi, haz ve fayda ilkesini biraraya getirmiş oluruz.

Haz veren bir şeyin faydalı olması, faydalı bir şeyinse haz verici bulunması, kimilerini, "bu iki ilkenin aynı kökene sahip olduğu" düşüncesine sürüklemiştir ki yanlıştır. (Burada bu yanlışa işaret etmekle yetiniyor; şimdilik, yargımı temellendirmeyi gereksiz görüyorum.)

3) İyi'ye gelince, kötü'nün (şerr'in) karşıtıdır. Çeşitli tanımları olan bu terimi, ben, kendimce tanımlayacağım: "haz ve fayda'nın sürekliliği."

Haz ve fayda, esas itibariyle geçicidir. Salt hazzı veya faydayı ya da ikisini birden amaçlayanlar, amaçlarına ulaşabilmek için, haz ve fayda verici eylemi sürekli tekrar etmek zorundadırlar. Sözgelimi, dondurmanın lezzetine karşı koyamıyorsanız, o lezzete kavuşmayı her taleb edişinizde, dondurma yemek zorundasınız demektir. Eylem tekrarlanmadığı takdirde, eylemin vereceği hazzı, zihniniz yeniden üretemeyecektir. Keza, yararlı bir davranışta bulunmuşsanız, eyleminizden doğan yarara bir daha kavuşmak istediğinizde, eyleminizi tekrarlamalısınız. Çünkü eyleminiz, yararın sebebiyse, sebep varolmadan sonuç ortaya çıkmaz; yani eylem yoksa, eylemin sonucu da yok demektir.

Eylemin tekrarlanmasına gerek olmaksızın, hazzı veya faydayı elde edebiliyorsak, o davranış iyi (hayr/hayırlı) olarak adlandırılmaya lâyık demektir; zira hazzın ve faydanın sürekliliği, sırf eylemin iyi oluşu nedeniyle temin edilmiştir. Örneğin aşk ve ilim. İkincisini biraz açalım: İnsan bir şeyi bildiği takdirde onu yeniden bilmeye ve öğrenmeye ihtiyaç duymaz. Sözgelimi, çarpma işlemini, dolayısıyla 2x2=4'ü öğrenmiş iseniz, sonuca ulaşmak için, çarpma işlemini ikinci kez öğrenmeye ihtiyaç duymazsınız; işlemi (ilminizi) hatırlamanız yeterlidir.

Tafsilâttan kaçınmak için, maddî olanın geçici, sûrî/manevî (formel) olanınsa sürekli olduğunu söylemekle yetiniyorum.

Haz ve faydadan vazgeçilebilir, ama iyiden vazgeçilemez. Eylemimiz, her halukârda iyi olmalı, iyiyi amaçlamalıdır. Aksi takdirde kötü bir iş yapmış oluruz.

Şimdi kısaca açıkladığımız bu terimlerin bir işe yarayıp yaramayacağını göstermek için, size, Balzac'ın "César Birotteau" adlı romanından kısa bir pasajı aktarmak istiyorum:

— "Bazı ahlâkçılar, anne sevgisi bir yana, aşkın, bütün tutkuların en iradesizi, en menfaatsizi, en az hesaba/kitaba gireni olduğunu söylerler. Bu düşüncede oldukça kaba bir hata vardır. İnsanların çoğu, belki, kendilerini sevdiren sebepleri bilmezler, ama, bu, maddi veya manevi her çeşit sevginin, akılla, duyguyla ya da kabaca yapılmış hesaplara dayanmasına mani değildir.

Aşk, aslında yalnız kendini düşünen bir tutkudur. Kendini sevmek, derin bir hesap meselesidir. Böylece yalnız sonuçları gören bir zekâ için, ilk bakışta, Césarine gibi güzel bir kızın, topallayan, kızıl saçlı fakir bir çocuğa aşık olması, inanılmaz veya acayip bir şey gibi görünebilir. Bununla beraber bu hâl, burjuva duygularına pek de aykırı bir şey sayılmaz. Bunu izah etmek, uzun boylu güzel kadınlarla kısa boylu erkeklerin, kısa boylu çirkin kadınlarla güzel erkeklerin evlenmelerini izah etmek kadar güçtür."

Buyurunuz, size, doğrularla yanlışların birbirine karıştığı enfes bir metin!

Şaşırdıysanız, bu, hiç kuşkusuz ki düşüneceğiniz anlamına gelir. Şaşırmadıysanız, eşinize söyleyin, size patates kızartması yapsın!



Yenişafak
02/12/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Eşinize söyleyin, size patates kızartması yapsın!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke