Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 58 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Çetin Altan: Ruhani söylemler aşuresi
Tarih: 30.11.2006 Saat: 15:38 Gönderen: karakutu
 

PAPA 16. Benedictus'un Türkiye ziyaretiyle ortalık adeta, "ruhani ağırlıklı söylemler festivali"ne dönüştü.
Sanki ölümden önceki yaşamların sunduğu olanaklardan umut kesilmiş; öldükten sonra cennet-i âlâ'ya, hangi kutsal kitabın yöntemi ve yorumuyla daha güvenceli olarak kavuşulacağı ön plana çıkmıştı.

***

İstanbul'daki Ortodoks kilisesi ile, Vatikan'daki Katolik kilisesi arasında; hangi kilise liderinin cennetin yolunu, Hz. İsa'ya daha sadık biçimde saptadığı kavgası; tatlı bir flörte dönüştürülmek istenedursun...
İslami söylemler de, cennetmekân olabilme tekelinin sadece kendilerinde bulunduğunu ve o nedenle; makamları gereği saygıdeğer sayılan keferelerin, İslama saygı gösterme zorunda bulunduklarını kibarca belirtiyordu.



***

Ölümden önce iyi yaşamak mı yeğlenmeli, ölümden sonra iyi yaşamak mı yeğlenmeli?
"Dileyen, dilediğini yeğleyerek yaşasın" türü bir değerlendirme; köylü ağırlıklı "yaşam kalitesi düşük" ülkelerde, "adam yerine konmak" özlemiyle el sıkışamıyor.
Adam yerine konmak için siyasal iktidarı da ele geçirmek şart.

***

Ve şöyle bir durum çıkıyor ortaya:
Öldükte sonra iyi yaşayacakların ülkesi olmak mı?
Ölmeden önce iyi yaşayanların ülkesi olmak mı?

***

Hızla küreselleşen ve şeffaflaşan dünyada tuhaf bir bölünmüşlük yansımada ekranlara...
Bir tarafta etli şaraplı, kadınlı kahkahalı sofraların simgelediği; ölümden önce iyi yaşamanın benimsendiği bir düzey.
Öteki tarafta kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe kahvelerinin simgelediği; ölümden sonra iyi yaşamanın benimsendiği bir düzey.

***

Türkiye'nin içinde de böyle bir bölünmüşlük çok net olarak görünmekte.
Dünkü gazetelerde PAPA'yla ruhani bir ciddiyeti görüntüleyen fotoğrafların yanında; yatakta çıplak bacaklarını, erkek arkadaşının boynuna dolamış genç kız fotoğrafları vardı.
Hem PAPA'ya, hem İslami söylem otoritelerine göre; yatakta çıplak bacaklarını erkek arkadaşının boynuna dolamış olarak fotoğraf çektiren genç kız, öldükten sonra asla cennetmekân olamayacak.

***

Ne var ki İslama göre, PAPA da öldükten sonra doğru cehennemi boylayacak...
PAPA'ya göreyse, durum tam tersi...

***

Vatikan'ın, ünlü mimarlara katedraller, ünlü ressamlara katedrallerde uçan melekler, ünlü kompozitörlere ayinler sırasında çalınacak müzikler yaptırdığı dönemler çok gerilerde kaldı.
Günümüzde hangi mimar katedral yapıp, hangi ressam katedral tavanına uçan melekler çiziyor?
Kilise müziği besteleyen kompozitör de kalmamış gibi...
Neden acaba?
Enerji kaynakları ve üretim biçimlerindeki değişiklik; ölmeden önce yaşamayı hızla zenginleştirdiği için mi?

***

Yoksulluk, hiç değilse ölümden sonra iyi yaşama umuduna mahkumdur. Ve etli şaraplı, kadınlı kahkahalı sofraların simgelediği yaşamlardan -belki de içi gide gide- nefret etmektedir.
Bir başka açıdan bakıldığında, günümüzdeki "Müslüman-Hıristiyan zıtlaşması"; "köylü-şehirli", "zengin-yoksul" zıtlaşması...
Tabii yoksul yığınların da tepesinde, onların sırtını sıvazlaya sıvazlaya saltanat sürenler az değil.

***

Türkiye'de birkaç günlüğüne yaşanan ruhani söylemler aşuresi içinde; Avrupa Birliği'nin bir "Hıristiyan kulübü" olup olmadığı da sorgulandı.
Avrupa Birliği'nde dinsel kurallara inanmayanlar hiç mi yok?
Dini törenle gömülmemiş ve mezarlarında haç bulunmayan nice Avrupalı sanatçıyı ne yapmalı; örneğin Golette'i, örneğin Paul Eluard'ı, örneğin Picasso'yu?
Görülüyor ki Avrupa Birliği, gerçekte sadece "çağdaşlar kulübü"; çağdaşsanız girebilirsiniz, değilseniz giremezsiniz.

***

PAPA'yı uğurlarken, kendisine bizim Bektaşi fıkralarından bir antolojiyle; Fatih II Mehmet'in, "Avni" mahlasıyla yazdığı; Hıristiyanlığı öven ünlü gazelini de hediye etmek, hiç fena olmazdı hani.

***

Gazi ne demiş:
- Biz bize benzeriz.
Bizim laikliğimiz de öyledir, Müslümanlığımız da, yuttur kaydır üçkâğıtçılığını pek sevmemiz de...
 


Milliyet
30/11/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Ruhani söylemler aşuresi" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke