Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 242 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Tıpkı bir kadın gibi
Tarih: 25.11.2006 Saat: 07:36 Gönderen: karakutu
 


Geçen hafta bu köşede yayımladığım "Kadınlar(dan) âşık olur mu?" yazısına çok farklı ve çok ilginç tepkiler aldım.

Mezkur yazıda —biraz da lâtife kabilinden— aktardığım "sorunlu varlık-sorumlu varlık" ayrımı bazılarını eğlendirmiş, bazılarını da kızdırmış anlaşılan. Çünkü bu lâtife'yi gereğinden fazla ciddiye alan kimi kadın okurlar, "asıl sorunlu olan, erkekler!" diye sitem ederek, nedense bu ayrıma, maksadıyla uyuşmayan bir anlam yüklemeye çalışmışlar.



Tepki anlamsız görünüyor; ama ben yine de sanki bir anlamı varmış gibi yeniden düşünmeyi deneyeceğim:

Burada incitici görünen, kadının/kadınların 'sorunlu' oluşu değil, aksine sorun'un kadın'a tahsis edilmesi. Yani kadın sorunları/kadının sorunları 'sorun' edilmiyor; ama sorun'un kadınlaştırılması, kadına özgü kılınması bizzat 'sorun' çıkarıyor. Kadın'a sorun yüklendiğinde rahatız olmayan dişil zihinler, sorun'a kadın yüklendiğinde isyan ediyor.

Tipik bir içlem-kaplam sorunu bu!

Kadın, sorun'u içeriyor, sorun da kadını kapsıyor ve fakat sorun'un kendisi kadını içermiyor, dolayısıyla kadın da sorun'u kapsamıyor. ("X hırsızdır" yargısıyla "Hırsız X" nitelemesi arasındaki karşıtlık, işte tamıtamına bu türdendir.)

Galiba farkında olmadan (!) bir 'dilemma'nın içine düşmüşüm. Öyle ya, tanım kullanımı, manken kullanımına benzemiyor. Kadınların çoğu, vitrindeki mankene bakmaz, üzerindeki elbiseye bakar. Çocuklar ise, elbiseye değil, bilâkis içindeki mankene bakmayı yeğler. Çünkü çocuklar için, dikkate değer olan, giysi değil, o giysiyi giyendir. (Bazıları da, muhtemelen, önce giysinin etiketine bakıyordur.)

Tanım'ın kendisinden tanımlanan'ın bütününü çıkaramayacağımız durumlar vardır. Sosyal hayatta tanım'ın tanımlanan'a denk gelmesi gerekmez; bu yüzden bu tür adlandırmalar, teknik bir tanımlama işleminden çok, bir benzetme ameliyesinin sonucudur. Maksad, meseleyi (sorunu) tamamen değil, kısmen açıklamaktır.

Bazı okurlar da güneşin 'eril', ay'ın ise 'dişil' oluşuyla ilgili olarak verilen örneğe takılıp Arap dilinde şems'in 'dişil', kamer'in 'eril' karakterine işaret etmişler. Oysa ben güneş'ten ve ay'dan söz ettim, şems'ten ve kamer'den değil. Üstelik dersimiz de Arapça değildi. Arapça'ya ilişkin bir tahlil yapmadım. Lafza değil mânâya, olguya değil kavrama işaret etmeye çalıştım. (İyi ki simya'da kullanılan civa-kükürt örneğini vermeyip sırf astroloji ile yetinmişim.)

Şimdi biraz da klasik fizik... Hikmet-i kadimeye göre, eril ve dişil olanın, mevcudiyetini, doğa'ya/tabiat'a, yani dört unsura (hava, ateş, su, toprak) borçlu olduğu kabul edilirdi. Nitekim Osmanlı döneminin yaygın tezyinat araçları arasında yer alırken, sırf İsrail bayrağını süslüyor diye bazı nâdanın camilerden, türbelerden kazımaya çalıştığı necm-i Davud (içiçe girmiş iki üçgen), gerçekte bu hakikat tasavvurunu gizler (simgeler).

Şayet iyi incelenirse, bu tür simgeleştirmelerde, 'beylik' (!) feminist huysuzluğun, işe yarar bir basitlik/bayağılık bulamayacağı muhakkak gibidir. Çünkü hikmet-i kadime'nin ilk elde önemsediği, kadının ne toplumsallığıdır, ne de cinselliği. Ulaşılmak, tanımlanmak istenen Hz. İnsan'ın özüdür; tabir-i diğerle, bu özün dişil ve eril formlarıdır.

Bir de Freud'un açıklamalarına takılanlar olmuş. İzninizle, kaynağımı açıklayayım: "Drei Abhandlungen zur Sexualtheorie."

1915 tarihli ilgili pasaj da şöyle:

— "Est ist unerläslich, sich klar zu machen, daß die Begriffe "männlich" und "weiblich", deren Inhalt der gewöhnlichen Meinung so unzweideutig erscheint, in der Wissenschaft zu den verworrensten gehören und nach mindestens drei Richtungen zu zerlegen sind. Man gebraucht männlich und weiblich bald im Sinne von Aktivität und Passivität, bald im biologischen und dann auch im soziologischen Sinne. Die erste dieser drei Bedeutungen ist die wesentliche und die in der Psychoanalyse zumeist verwertbare." (Sigmund Freud, Gesammelte Werke V, s. 121, Frankfurt am Main, 1999)

Bu pasajın biraz serbest çevirisi de şöyle:

— "Halk arasında bilinegelen anlamları itibarıyla hiç de kuşku götürmez görünen 'eril' ve 'dişil' kavramlarının oldukça müphem sayılabilecek en az üç kullanımının ilmen (bilim'de) tefrik edilebildiğine açıklık kazandırmakta fayda mülahaza ediyorum: 'eril' ve 'dişil' kavramları, bazen etkin'lik ve edilgin'lik anlamında, bazen biyolojik anlamda ve bazen sosyolojik anlamda kullanılır. Bu üç anlamdan birincisi, en köklü olanı ve Psikanaliz açısından en ziyade işe yarayanıdır."

Klasik Matematik, Fizik, Kimya, Astronomi, yapısı gereği, Astroloji, Simya gibi bilim dallarını düşünülebilir olanın dışında bırakmazdı. Hikmet-sevgisinin (philo-sophia) tarzı ve üslûbu böyleydi.

Hikmet sözcüğü Arapça'da dişildir, hiç farkettiniz mi bilemiyorum. Boethius da "Philosophiae Consolation" adlı eserinde hikmet'i bir 'kadın' olarak tasavvur ve tasvir eder. Bu, çok tabii. Çünkü hikmet sevilendir; seven değil; tıpkı bir kadın gibi.



Milliyet
25/11/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Tıpkı bir kadın gibi" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke