Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 237 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Cogito: Wayne C. Booth: Gerçeğe Uygun On Tez
Tarih: 02.11.2006 Saat: 13:53 Gönderen: karakutu
 

Benim bildirim genellikle eğretilemeli olduğu için sempozyuma katılan bazı kişiler söylemek istediğim şey hakkında, özellikle de Mailer’den aldığım pasaj üzerine şaşkınlıklarını dile getirdiler. Aşağıda, bildirinin kanıt olarak gösterdiği, imlediği ya da dayandığı gerçeğe uygun on “tez”i bulacaksınız.

1. Eğretilemenin ne olduğu bir tek yanıtla asla belirlenemez. Sözcüğün kendisi bugün, bizim benzerlik ve farklılık kavramlarımızın bütün belirsizliğinin konusu haline geldiği için, benzerliklerin ve farklılıkların birbiriyle nasıl bir ilişki içinde olduğuna değgin felsefi görüşlerin indirgenemez çokluğu, her zaman, eğretilemenin ne olduğu ve ne olmadığı arasında farklı sınırlar üretecek olan çelişkili tanımlamalar doğuracaktır. Dolayısıyla, donmuş, tek tanımlamalara değil, bu “temelde tartışmalı kavramın” sınıflandırmalarına gereksinimimiz vardır.



2. Bir eğretilemenin söylediği, kastettiği ya da yaptığı şey, bağlamının değişmesiyle, bir dereceye kadar değişebilir olacaktır. Sempozyumdaki bildirilerin herhangi birinde geçen her eğretileme, anlamın değişik ayırtılarını (nüans) dile getirmek için yapılmış olabilir; onlardan her biri, ironinin kolay sapaklarını kullanarak, söyler gibi göründüğü şeyin tersini söylemek için yapılmış bile olabilir.

3. Bu tür dönüştürümler olsun ya da olmasın, alıcının yorum işlemi, dile getirilen şeyin bir parçasıdır; konuşanın egemenliğinde yapılmış olan yorumlama eylemi, bir “bağ” oluşturur, ki bu da “anlam”ın bir parçasıdır. Böylece eğretilemeyi yorumlama eylemi, bizim eğretilemesiz olarak aldığımız bazıları için gerçeğe uygun (literal; başkaları için normal olan şey) şeylere bağlanmaktan hep daha yoğun olacaktır.

4. Böylece, bir eğretilemenin ne anlama geldiği sorusu aslında birçok farklı sorudur. Eğer “anlam”la “bir sözcenin ortaya çıkardığı her şeyi” ya da “bir konuşmacının dile getirdiği her şeyi” kastediyorsak, o zaman çoğu eğretilemenin anlamı çoğu beyanın onayladığından, hatta eğretilemeli anlamların gizemli ya da dile gelmez olduğunu ileri sürenlerden çok daha zengindir. (Donald Davidson’un, bu anlam kavramı ile söylemek arasındaki kökten farklılığa dikkat edilsin.)

5. Buradan, herhangi bir eğretilemenin iyi olup olmadığı kararının, kaçınılmaz biçimde onun bağlamına bağlı olduğu sonucu çıkar: sözlü ya da yazılı metinde çevresinde ne vardır, kim kime ne amaçla söylüyor bu eğretilemeyi. Fakat “bağlam” da bir başka tartışmalı kavramdır: farklı eleştirel amaçlar farklı bağlamlar ortaya çıkarır, farklı bağlamlar yükler.

6. Belli bir toplumsal bağlamda belli bir amaç üzerinde anlaşanlar için değer yargıları basit, açık, ve herhangi bir kimsenin bu belirsizlikler vadisinde akla uygun olarak isteyebileceği kadar kesin olabilir. (bkz. yukarda ‘yayın balığı’.)

7. Bununla birlikte, tanınabilir bir eğretilemenin bilerek kullanımı (herhangi bir normal dışılığın, herhangi bir değişmecenin bilerek kullanılmasında özel bir durumdur bu) konuşanın karakteriyle ilgili yargıları kaçınılmaz bir biçimde çağırdığı için, bu tür yargılar alışılmış anlamda basit ustalıklı yargılar değildir. Hiçbir jüri üyesi eğretilemeyi yapan kişinin karakteriyle olan bu uygunluğa karşı çıkamaz. Herhangi bir eleştirmen, belli bir eğretilemenin onu yapan kişi üzerine ne ima ettiğini açıklayarak bu uygunluğu daha ileri yargı düzeylerine taşıyabilir.

8. Yani ustalıkla ilgili yargılar her zaman karmaşıktır, ya da maksatlı sorularla karmaşık hale getirilmeye yatkındır, maksatlı yargılarsa, bunları üreten ve bunlar tarafından üretilen kültürlerde etkili olan karakter yargılarını gerekli kılar. Hoşlandığımız eğretilemelerin çoğu, Mailer’inkiler gibi, son derece karmaşıktır ve bizi “ustalık” konularının ötesine taşıyan soruları düşünmeye zorlayan bağlamlar içine sarılıdır.

9. Karakterleri ve kültürleri yargılayacak eleştirmen için kaynaklar, bizim bilinen “yazınsal eleştiri” kavramlarımızın düşündürdüklerinden çok daha zengindir. Mailer’in en iyi eleştirisi, aynı olayların bir başka tarihi, değişik eğretilemelerle yüklü başka bir tarih olabilir pekâla; ya da felsefi bir araştırma, bir din alanı ya da epik bir şiir olabilir.

10. Kültürümüz için iyi bir ölçü, bu tür eleştiriyi yapabilme, yani Mailer’in yaratıcı, cesur, fakat sonunda tersine işleyen patlamasıyla rekabet edebilecek ve onu geliştirebilecek eğretilemeli vizyonlar yaratma kapasitesi olurdu.

İngilizceden çeviren: Mehmet H. Doğan

kitap-lık
Sayı: 65 Ekim 2003


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Cogito
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Cogito:
AVRUPA’DA AYDINLANMA DÖNEMİ SİYASİ HAREKETLERİNİN ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMA


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

AVRUPA’DA AYDINLANMA DÖNEMİ SİYASİ HAREKETLERİNİN ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMA
Aydınlanma Nedir ?
Katolik aydınlanmacılık: Kemalizm
Son 100 yıllık dönemin fiyaskoları yazılabilseydi
Cumhuriyet Dönemi Öncesinde Rus Edebiyatından Türkçeye Yapılan Çeviriler
Cengiz Çandar: Askeri harekât; Siyasi skandal...
Yeni bir siyasi parti tutar mı?
Beyrut'ta yine siyasi suikast, gözler Suriye'de
Cengâver Alman milleti
BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 1
BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 2

"Wayne C. Booth: Gerçeğe Uygun On Tez" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke