Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 95 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 Uyanıştan önce
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Ayıkla o pirincin taşlarını
Tarih: 27.08.2006 Saat: 06:53 Gönderen: karakutu

 

Diyelim ki cumhurbaşkanımızın uyarılarını dinlemediler (biz de uyardık ama bizimkisi davulcu yellenmesi), Lübnan'a birlik gönderdiler... Siz de o birliğin komutanısınız...

Devriye gezerken bir kiliseden üzerinize ateş açıldı, bu arada üç de kayıp verdiniz, Erzurumlu Ahmet oğlu Mehmet, Konyalı Hasan oğlu Hüseyin, Rizeli Temel oğlu Cemal öldüler, Burdurlu Süleyman oğlu İbrahim can çekişiyor... (Amerikan çocuklarının anlayacakları şekilde söyleyelim, 'down' oldular.)

Ateşe karşılık verecek, yani kiliseye ateş açacak mısınız?

Yoksa 'önce havaya, sonra yere, sonra ayak dibine' olmak üzere 'enayi uyarısı' mı yapacaksınız?



Yoksa, yüreğiniz ılgıt ılgıt insan sevgisiyle dolu, 'olur böyle şeyler' deyip geçecek, sizi vuranları Allah'a mı havale edeceksiniz?

Gülmeyin, geçen gün Irak'ta Ramadi kasabasının El Kadir-ül Kilami camiinden Amerikan askerlerine ateş açıldı, biri yaralandı. Amerikan komutanı da karşılık verdi, üç Arap öldü. Ne ki, camiye tank atışı yapmışlar, kubbe ve minare ağır hasar görmüş.

Elbette buna çok kızdınız. Ben de kızdım.

Peki kullanılacak silahın ölçüsü ne olmalıydı, Kalaşnikov'a ancak AK-47 ile mi yanıt verilmeliydi?

Bir tek Amerikan askeri yaralandığına göre bir tek Arap yaralamakla mı yetinilmeliydi?

'Amerikan ordusunun orada ne işi var' gibi siyasi, ya da 'namussuz kefere camiye nasıl el kaldırır' gibi dini bir soru sormuyorum, ani ve somut bir durumda ani ve somut olarak ne yapacaksınız, onu merak ediyorum.

Gene geçen gün, on dokuz yaşında bir İngiliz askeri intihar etti.

Irak'ta falan değil, İngiltere'de, daha yola çıkmadan. Eğitimde komutanı 'kimi zaman iki yaşında çocuğu bile canlı bomba olarak kullanırlar, çekinmeden o çocuğu vurmak zorundasınız' demiş, o da dayanamayıp ölmeyi seçmiş.

Beylik tüfeğiyle değil. Altmış adet ağrı kesici hap almış, sonra da bileklerini kesmiş. 'Zaten ruhsal sorunları varmış' şeklinde tıbbi ukalalık etmiyorum, siz olsaydınız ne yapardınız? Daha ortada ne çarpışma var ne çocuk, tepkiniz ne olurdu?

Diyelim Lübnan'da Türk askerisiniz, Hizbullah örgütü de size gıcık kapmış, 'Kemalist zındık Türk'ün burada ne işi var' gibilerden, size kendince bir ders vermeye karar vermiş, bacak kadar çocuğun gövdesine bağlamış C-4 kalıplarını, çocuk üzerinize geliyor...

Yanınıza yaklaşırsa yalnız siz ölmeyeceksiniz, arkadaşlarınız da ölecek.

Vurur musunuz çocuğu, vurmaz mısınız?

Yoksa böyle şeyler yalnız Hollywood filmlerinde mi olur?

Silahlı bir sivil, kaç yaşından gün almışsa 'muharip' sayılır? Yoksa tutuklanıp yargılanması mı gerekir? Savaş esiri sayılacak mıdır sayılmayacak mıdır? Bütün bunları siz öldükten sonra askeri mahkeme yargıçları mı düşüneceklerdir?

Birkaç saniyeniz var, hemen karar verin.

Diyelim İsrail askerisiniz, karşınızda hem kişi olarak sizi, hem de vatandaşı olduğunuz devleti, yani korumakla yükümlü olduğunuz devleti yoketmeye azmetmiş bir düşman var, fakat cephe göstermiyor, düzenli ordu gibi dövüşmüyor; silah ve mühimmatını sivillerin arasına, evlere saklıyor ve sizin sivillerinizi, belki de ananızı babanızı öldüren uzaktan atışlarını da buradan yapıyor... O evi hedef olarak görecek misiniz, görmeyecek misiniz?

Daha da somutlayalım canım: Savaş çıkmış, Yunan ordusuyla çarpışıyorsunuz, Gümülcine'de bir eve saklanmışlar, sizi de makineli tüfek çaprazıyla çivilemişler olduğunuz yere, yalnız Yenice-Kavala yolunu kesmekle kalmıyorlar, oradan yaptıkları uzun menzilli atışlarla Enez ve Gelibolu'da birçok Türk de öldürüyorlar... Evde de Niko, Maria ve küçük Yorgo olmak üzere üç kişilik bir Rum ailesi bulunuyor...

Ateş edecek misiniz etmeyecek misiniz?

Yoksa Sortie'nin barından ahkam mı keseceksiniz?

Karta kaçmış aşk ve futbol çocukları yazsalar da öğrensek.




Akşam
27/08/2006

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 5


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Ayıkla o pirincin taşlarını" | Hesap Aç/Yarat | 3 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Ayıkla o pirincin taşlarını (Puan: 1)
Gönderen: Arzukaymak Tarih: 29.08.2006 Saat: 06:26
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ben aslında şunu merak ediyorum Engin Ardıç maaşını nereden alıyor. Pentagondan mı? Yoksa Beyaz Saray'dan mı? Ayrıca Engin Bey madem silahlara, savaş planlarına bu kadar meraklı, gitsin kendisi savaşa? Engelleyen mi var?



Re: Ayıkla o pirincin taşlarını (Puan: 1)
Gönderen: zemheri Tarih: 31.08.2006 Saat: 07:15
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Biz Lübnana ve bu durumdaki bütün ülkelere askerle gitmememeliyiz.Eğer gidersek bir de işgalcilerle beraber gidersek o zaman başımıza gelenlere katlanacağız demektir.Eğer oraya giden bütün ülkelerin derdi yardımsa bunu askerle değil sivil toplum örgütleriyle yapsınlar.Ülkesini savunan hizbullah bu bahaneyle bizim askerimizi de vurur ve bunu sevgili işkembeden ahkam kesenler önleyemez...



Re: Ayıkla o pirincin taşlarını (Puan: 1)
Gönderen: nksoycan Tarih: 27.08.2006 Saat: 22:18
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
Sevgili Engin o kadar zor bir problem sormuş ki. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal cinsinden. Artık Birleşmiş Milletler diye bir teşkilat yok. Sadece tabelası olan hiç bir şeye engel olamayan göstermelik bir kurum. Bugün ne idigü belirsin Uluslararası Toplum var. Tüm medyada sözü edilen. Soyut bir kavram. Uluslararısı Toplum istiyorsa gideceğiz, Birleşmiş Milletler ambalajı gittiğimiz yerlerde bizi saygıdeğer yapacak mı? İsrail Saldırılarından sonra Lübnan'da halkın ilk taşladığı yer Birleşmiş Milletler Binası idi. Haydi hayırlısı diyorum. Av.Nusret Kadri SOYCAN


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke