Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 35 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


italo Calvino: Vicdan
Tarih: 23.08.2006 Saat: 18:07 Gönderen: karakutu

 

Savaş çıktığında Luigi adında bir adam, gönüllü olarak gidip gidemeyeceğini sordu.

Herkes onu övdü. Luigi tüfek dağıtılan yere gitti, bir tane aldı ve dedi ki: "Şimdi gidip Alberto denen herifi öldüreceğim."

Alberto kim diye sordular ona.

"Bir düşman," dedi Alberto, "benim bir düşmanım."

Ona belirli bir tür düşmanı öldürmesi gerektiğini, öyle istediği herkesi öldüremeyeceğini anlattılar.

"Ee?" dedi Luigi. "Siz beni salak mı sandınız? Bu Alberto tam sizin dediğiniz gibi biri, onlardan biri yani. Bütün o gruba karşı savaşa girdiğinizi duyduğumda şöyle düşündüm: ben de gideceğim, böylece Alberto'yu öldürebilirim. O yüzden geldim. Alberto'yu tanırım ben: sahtekarın biridir. Bana ihanet etti, neredeyse bir hiç uğruna, benim kendimi bir kadın yüzünden küçük düşürmeme yol açtı. Eski hikaye. Bana inanmıyorsanız size herşeyi anlatabilirim."



Tamam, dediler, boşver.

"İyi öyleyse," dedi Luigi, "bana Alberto'nun nerede olduğunu söyleyin de gidip dövüşeyim."

Bilmiyoruz dediler.

"Fark etmez," dedi Luigi. "Bilen birini bulurum. Eninde sonunda onu yakalayacağım."

Bunu yapamayacağını, nereye yollanırsa oraya gidip savaşması, orada kim varsa onu öldürmesi gerektiğini söylediler ona. Bu Alberto hakkında da hiçbir şey bilmiyorlardı.

"Bakın," diye ısrar etti Luigi, "size hikayeyi anlatmam gerekecek. Çünkü bu adam gerçek bir sahtekar ve ona karşı savaş açmakla doğrusunu yapıyorsunuz."

Ama öbürleri dinlemek istemiyordu.

Luigi laftan anlamıyordu: "Özür dilerim, sizin için şu ya da bu düşmanı öldürmem fark etmeyebilir, ama Alberto'yla ilgisi olmayan birisini öldürsem çok üzülürdüm."

Diğerlerinin sabrı taştı. İçlerinden biri ona uzun bir konuşma yaptı ve savaşın ne olduğunu, nasıl istediğin belirli bir düşmanı gidip öldüremeyeceğini açıkladı.

Luigi omuz silkti. "Eğer öyleyse," dedi, beni yok sayın."

"Varsın ve de olacaksın," diye bağırdılar.

"İleri marş, bir-ki, bir-ki!" Savaşa yolladılar Luigi'yi.

Luigi mutlu değildi. Rastgele adam öldürüyordu, Alberto'ya ya da ailesinden birine denk gelir diye. Öldürdüğü her düşman için ona bir madalya verdiler, ama Luigi yine mutlu değildi. "Alberto'yu öldürmezsem," diye düşündü, "Bir sürü insanı boş yere öldürmüş olacağım." Kendini kötü hissetti.

Bu sırada ona hala birbiri ardından madalyalar veriyorlardı, gümüş, altın, ne varsa.

Şöyle düşündü Luigi: "Bugün birkaçını öldürürüm, yarın birkaçını daha öldürürüm, sonuçta sayıları azalır ve bu sahtekarın sırası da elbet gelir."

Ama Luigi Alberto'yu bulamadan düşman teslim oldu. Boş yere o kadar insanı öldürdüğü için kendini kötü hissediyordu, şimdi barış ilan edildiği için de bütün madalyalarını bir çantaya doldurdu ve düşman ülkede dolaşarak ölenlerin karılarına ve çocuklarına hepsini dağıttı.

Böyle dolaşırken Alberto'yla karşılaştı.

"İyi," dedi, "geç olsun da güç olmasın," ve Alberto'yu öldürdü.

İşte o zaman Luigi'yi tutukladılar, cinayetten yargıladılar ve astılar. Mahkemede vicdanının sesini dinlemiş olduğunu defalarca söylediyse de kimse onu dinlemedi.


(1 Aralık 1943 tarihli elyazmasından; İngilizceye çeviren Tim Parks)


Türkçe Çeviri: Cem Akaş


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Öykü - Roman
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Öykü - Roman:
GENÇ WERTHER'İN ACILARI- ikinci Kitap SON


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.41
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Genç Siviller’in sesi: Sözün başladığı yer...
Gençlik Kokuları
Genç Subaylar Rahatsız
GENÇ WERTHER'İN ACILARI- ikinci Kitap SON
GENÇ WERTHER'İN ACILARI- ikinci Kitap Bölüm-2
GENÇ WERTHER'İN ACILARI- ikinci Kitap Bölüm-1
Tiyatro ve İkinci Yüzü
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Satranç Dersleri -İkinci Bölüm-
Hüküm Giymiş Bir Kitap İçin Yazıt
Hangi kitaptan sinemaya uyarlanırdınız?
Kitaplar
Haşmet Babaoğlu: Son kez Venedik!
Avni Özgürel: Bir asır sonra aynı tartışma
'Bilmiyorum seninle sonumuz ne olacak'

"Vicdan" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke