Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 215 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Salih Tuna: Ehud Olmert, Hitler'in gözlerine bakıyor!
Tarih: 01.08.2006 Saat: 21:19 Gönderen: karakutu
 

Nazi rejimine yaptığı aktif işbirliğiyle tanınan, yirminci yüzyılın en mühim siyaset teorisyeni olarak kabul edilen Carl Schmitt, politik alanın, düşman oluşturmadan var olamayacağını savlamıştı. İnsanın varlık sebebini düşmanlığa,çatışmaya, "ötekini" üretmenin gerekliliğine dayandırmıştı: "Distinguo ergo sum."(Ayırım yapıyorum öyleyse varım.)

"Medeniyetler Çatışması" da, "Yeni Ortadoğu" martavalı da, Hitler'in, "Yahudileri dağıtarak Tanrı'ya hizmet ediyorum" sözünün altına imzasını koyan 'Carl Schmitt aklının' değişik versiyonlarıdır. Faşizmin yeri, zamanı,dili ve ırkı yoktur. Onun için Tanrı'yla konuştuğunu söyleyen Bush, İsrail'in katliamlarına omuz veriyor. Onun için Olmert, Hitler'in gözlerine bakıyor.

Henry Kissinger,Amerika'nın soğuk savaşı kazanmasını şöyle değerlendirmişti: "Öyle bir zafer ki; Amerika'yı, B. Shaw'un söylediği çıkmazla karşı karşıya getirmiştir."

Shaw, "Hayatta iki trajedi vardır" demişti, "Biri gönlünün istediğine kavuşamamak, diğeri ise ona kavuşmaktır."

İşte, Kissinger'in söz konusu ettiği düşmansızlık 'trajedisine' çözüm arayışı Amerika'nın, Ortadoğu halklarına yaşattığı trajediden başka bir şey değildir.
 

* * *



Kana katliamı çok önemli bir kırılma noktasıdır ve İsrail'in zavallılığının resmidir. Kestirmeden söyleyelim: İsrail artık kaybetme sürecine girmiştir.

Halbuki, savaştan önce,yani üç hafta önce her şey İsrail'in istediği gibi gelişiyordu. Seçimleri kazanan Hamas ekonomik ve siyasi ablukaya alınmış, yetmezmiş gibi Filistin'de iç savaşın bir unsuru haline dönüştürülmeye çalışılmıştı.

Hariri cinayeti vesilesiyle,Suriye askeri BM Güvenlik Konseyi'nin kararıyla Lübnan'dan el çektirilmiş ve iç politikanın, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına elverişli hale gelecek şekilde dizayn edilmesi planlanmıştı. Dolayısıyla silahsızlanmak konusunda yaşanabilecek gerginliğin ardından, Hizbullah'la demokratik parçası olduğu Lübnan hükümeti arasında, küçük çapta bile olsa,bir iç çatışmanın yaşanması bekleniyordu.

Böylece Amerika'nın, BM'den onaylı Lübnan müdahalesine davetiye çıkarılacaktı. Irak'ta mezhep çatışmasının fitili ateşlenmiş; fitne ateşinin bölge insanını bir daha asla yan yana gelemeyecek kadar yakması için her türlü rüzgar estirilmişti.

Lafın düzünü edelim; ABD'nin bölgedeki ebedi işgal karakolu İsrail'in göz zevkine uygun manzara tam anlamıyla şekilleniyordu. Peki, ne oldu da bu 'manzara' kısa bir süre içinde berhava oldu? Galiba, Bush'un veciz ifadesiyle, "Hamas ve Hizbullah işi b.k etti!"

İsrail terör rejiminin, Kana'da çocukları ve bebekleri katletmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada Suriye'ye, "Lübnan'ın egemenlik hakkına saygı göstermesi, teröre verdiği desteği kesmesi" çağrısını yapan Bush'un, G8 zirvesinde mikrofonu açık unutup mezkur 'b.k'lu konuşmasına neden olan Hizbullah ve Hamas'ın gerçekte ne yaptığına kısaca değinmenin tam vaktidir.

Şii Hizbullah, İsrail tarafından tamamıyla yok edilmekte olan Sünni Hamas'a yardım elini uzatmış ve her şeyden önce mezhepçilik fitnesine ağır bir darbe indirmiştir. Direniş, Lübnan Ortodoks Ermeni Halifesi Hatceryan'dan, Dürzi lider Velid Canbolat'a, Başbakan Fuat Sinyora'dan Michel Aoun'a kadar Lübnan'daki bütün 'aktörlerin' takdirini kazanmıştır. Üç hafta önce tasfiyesi planlanan Hizbullah, Lübnan'ın ta kendisi olmuş, işbirlikçi Arap rejimlerinin oturduğu zemini yırtıp atmıştır. Dolayısıyla da, direnişin İran'la olan gönül bağını bilen Ortadoğu halkları ile İran arasında tarihin hiçbir bölümünde görülmeyecek kadar büyük bir duygusal bağın oluşmasını sağlamıştır.

Nazi rejimine yaptığı aktif işbirliğiyle tanınan, yirminci yüzyılın en mühim siyaset teorisyeni olarak kabul edilen Carl Schmitt, politik alanın, düşman oluşturmadan var olamayacağını savlamıştı. İnsanın varlık sebebini düşmanlığa,çatışmaya, "ötekini" üretmenin gerekliliğine dayandırmıştı: "Distinguo ergo sum."(Ayırım yapıyorum öyleyse varım.)

"Medeniyetler Çatışması" da, "Yeni Ortadoğu" martavalı da, Hitler'in, "Yahudileri dağıtarak Tanrı'ya hizmet ediyorum" sözünün altına imzasını koyan 'Carl Schmitt aklının' değişik versiyonlarıdır. Faşizmin yeri, zamanı,dili ve ırkı yoktur. Onun için Tanrı'yla konuştuğunu söyleyen Bush, İsrail'in katliamlarına omuz veriyor. Onun için Olmert, Hitler'in gözlerine bakıyor.

Henry Kissinger,Amerika'nın soğuk savaşı kazanmasını şöyle değerlendirmişti: "Öyle bir zafer ki; Amerika'yı, B. Shaw'un söylediği çıkmazla karşı karşıya getirmiştir."

Shaw, "Hayatta iki trajedi vardır" demişti, "Biri gönlünün istediğine kavuşamamak, diğeri ise ona kavuşmaktır."

İşte, Kissinger'in söz konusu ettiği düşmansızlık 'trajedisine' çözüm arayışı Amerika'nın, Ortadoğu halklarına yaşattığı trajediden başka bir şey değildir.

İsrail rejiminin yalan ve masallarıyla uyuyan dünya kamuoyu Kana katliamıyla sarsılmıştır. Araplar çocuklara ayrım yapmayan bombaların mezhep ayrımı hiç yapmayacağını idrak etmiştir. Türkiye başına terörü bela edenlerle piyasada harita dolaştıranların aynı eller olduğunu fark etmiştir. Ve Lübnan direnişini korkaklıkla suçlayarak, İsrail'in çocuk katletme 'cesaretine' mazeret üreten Cüneyt Ülsever gibi yazarcıkları, "İsrail'in zaferi Sünnilerin zaferidir" diye yayım yapan müzevir şebekeyi tanımaya başlamıştır. Velhasıl, İsrail her yerde kaybetme sürecine girmiştir.




Yenişafak
02/08/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.91
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İbrahim Karagül: İşte Adamımız!
İşte Adolf Hitler'in en sevdiği yemekler
Budur işte, bu, bu!
yenilgi günlüğü
Yeni dalga...
Pink Floyd grubunun kurucu üyesi Richard Wright kansere yenildi
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Ehud Olmert, Hitler'in gözlerine bakıyor!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke