"Yeryüzünün, insanlığın şu ana kadar kurduğu hiçbir kuruma güvenemeyeceğimiz
günlerdeyiz" diye yazmıştım geçen hafta. Çünkü Birleşmiş Milletler (BM),
İsrail'in bombalarıyla ölen dört BM gözlemcisi için bile bir kınama kararı
çıkaramamıştı.
İsrail'in bombaları Yahudi soykırımının efsunlu suyuyla kutsandığı için öyle
mübarekti ki BM bile İsrail'e karşı kendisini savunamaz, İsrail'i ayıplayamaz
hale gelmişti.
Bugün ise Kana köyü katliamında aynı bombalarla ölen 37 çocuğa bakıyoruz.
İsrailli çocuklara imzalatılan bombalarla öldürülen 37 çocuk!
BM yine bir kınama kararı bile çıkaramıyor. Kaldı ki çıkarsa ne olacak?
İnsanlığın kara bahtını BM'nin "tatlı diliyle" çıkardığı bir kınama kararına mı
bağlayacağız? Bu kınama çıksa rahatlayacak mıyız? Ölü çocukların ve daha da
ölecek çocukların ruhları huzura mı kavuşacak?
15 Şubat! Yeniden!
İsrail, operasyonun genişlediğini açıkladı. Şam'da 2 bin kadın yürüdü önceki
gün. ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın sözünü ettiği "Yeni Ortadoğu"yu temsilen
siyahlara bürünmüşlerdi ve tabutlar taşıyorlardı.
İranlı kadınlar, aynı gün Tahran'da yapılan gösteriye canlı bomba kılığında
katıldılar. Endonezya, Hindistan ve Pakistan'da benzer gösteriler düzenlendi.
Ortadoğu ve giderek Doğu, bağıra bağıra Batı'ya seslendiler. Tıpkı Irak
işgalinden önce olduğu gibi Ortadoğu halkları Batı'daki vicdan sahiplerinden
daha hızlı davranıp sokaklara döküldüler. Şimdi, yine tıpkı Irak işgalinden önce
olduğu gibi sıra Batı'da.
Londra, Paris, Madrid sokakları nasıl yüz binlerle, milyonlarla dolduysa o
küresel eylem günü olan 15 Şubat'ta, aynı sokaklar yeniden dolmalı. Ve bu kez bu
eylemlerin başını her ülkenin Yahudi vatandaşları çekmeli!
Yahudilerin vicdanı
İnsanlığın vicdanına, bu vicdanın küresel düzeyde örgütlenişine yeniden ve
acilen ihtiyacımız olduğu günlerdeyiz.
Bu küresel vicdan örgütlenmesi, nasıl ABD'nin Ortadoğu'yu işgali öncesinde ABD
vatandaşlarının etkin olduğu bir platform olduysa şimdi de İsrailli
yöneticilerin arsızlığına ve dehşetine karşı Yahudilerin de ses verdiği bir
ortak tavır olmalı.
Bütün dünya Yahudileri kendileri adına yapılan ya da kendilerinin de sonunda
zarar göreceği bu savaşı durdurmak için uluslararası topluma, yerkürenin
halklarına çağrıda bulunmalı.
Bunu yapmadıkları zaman Amerikalıların başına gelen "küresel nefretle"
karşılaşacaklarını, bu dünya üzerinde kendi yataklarından başka yatacak yerleri
kalmayacağını bilmeli.
Yahudiler, İsrail'in dış politikasına karşı kendilerini ve insanlığı korumalı.
İsrail'de yaşayan Yahudilerin çoğunluğunun şimdilik bu savaşı desteklediğini
çeşitli anketlerle duyuruyor basın organları. Orada, korku içinde yaşamanın
getirdiği bir sonuç bu büyük olasılıkla.
Bu yüzden bu korku ile zehirlenmemiş olan İsrail dışındaki Yahudiler bu konuda
insanlığın vicdanıyla, insanlık için düşünmeli.
Yeryüzü Beyrut olur
Batılı halklar, Irak işgali öncesi kendi ülkelerinde de insanların savaşa
çağrılacağını, o kirli savaşın içine kendilerinin de çekileceğini düşünerek
belki daha cevval davranmışlardı bugüne nazaran.
Onlar da bilmeli ki eğer dünyanın sinir uçlarının birleştiği İsrail'de bu savaş
sürerse, şiddet, bir fay kırığı gibi içine çeker bütün dünyayı. Yerküre o
çatlaktan içine çekilir ve çöker. Bütün yeryüzü Beyrut olur. Sonra "Dünya güzel
bir yalandı" deriz bu mavi-yeşil top uzayda bir toz bulutu olurken...
Milliyet
02/08/2006