Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 104 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 Uyanıştan önce
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ferhat Ünlü: Asker postalı ve parmak arası terlik
Tarih: 31.07.2006 Saat: 23:25 Gönderen: karakutu

 

Ben bir asker postalıyım. ABD, İsrail, Rusya, Türkiye ve İran gibi savaşmayı seven, kudretli memleketlerin fabrikalarında üretilir, ordulara servis edilirim. Kimimiz Amerikan askerlerinin çöl sıcağında ceset gibi kokan iri ayaklarına geçirilir, Felluce'de, Bağdat sokaklarında ev basıp çoluk çocuğu ve kadınları tekmeleriz. (Tabii bu arada askerlerin çorap kokusundan âdeta ciğerimiz delinir.)



Kimimiz Sümerbank'ta imal edilip, çiğ köftesiyle meşhur Urfa'nın, fındığı ile meşhur Ordu'nun ve horozuyla meşhur Denizli'nin kara yağız oğlanlarının ayağına geçirilip darbe günlerinde sokakları rap rap döverek geçit yapar ve nümayişleri, suikastları önleyip nizamı tesis ederiz.

Kimimiz, üç yıllık bir operasyonu yöneten Mossad casusuyla Arap çöllerinde it ayağı yemiş gibi gezer, sonra sahibimizin karısının o sırada başka bir Mossad ajanıyla ilişkiye girdiğini öğrenince kahroluruz. (Kadın dışarıdan biriyle ilişkiye girip bilgi sızdırmasın diye yine Mossad tarafından kuşatılmıştır!)

Kimimiz de, bugün olduğu gibi, pire için yorgan yakıp Doğu'nun talihsiz limanlarını bombalayan Yahudi askerlerinin ciplerinde gaz pedalını kökleyip cepheye gider ve iskeleti çıkmış binalarla kaplı Beyrut'a durmadan füze göndeririz.

Ne çok ölüm, ne çok katliam, ne çok hayal kırıklığına şahit oluruz, bir bilseniz. Acemi birliğinde "Tanrımıza hamdolsun, milletimiz varolsun" duasını müteakip taze fasulye, pilav ve hoşaftan müteşekkil yemeklerini yiyip demir bardaklarda su içen ve usta birliğinde Tunceli'nin, Diyarbakır'ın, Hakkâri'nin dağlarında konserveyle beslenen "Mehmetçik"e aylarca eşlik ederiz.
Hülya Avşar'ın mayolu, Rambo'nun kasaturalı ve İbrahim Tatlıses'in mikrofonlu fotoğraflarıyla dolu, kalp ve çiçek desenleriyle bezeli defterlerine estetikten yoksun, "şiirimsi"lerle, "şafak 114" ya da "doğan güneş" yazan bu körpe, cahil çocuklar dağlarda şehit olunca yüreğimiz parçalanır.
Ekseriya kamuflajlarının ceplerinde, üzerinde "Made in USA" yazan vukuat düdükleri olur bu vatan evlatlarının. Ve ölmeden önce, "Ulan şu düdüğü bile Amerikalılar'dan mı alıyoruz?" diye sorup kederle gülümserler.

Şimdi Lübnan'daki kardeşleri de benzer soruları soruyorlar birbirlerine. Dağlarda serin yellerin estiği ıslak yaz gecelerinde birbirlerine sokulup, "Niye böyle oldu kardeşim. Biz neden geri kaldık" diyor ve her defasında yüreklerini daha çok acıtan bu soruyla içleniyorlar.

Kendinizi onların yerine koyun. Ve deyin ki;
Ey insanlık! Bir bilsen ne kadar ezildiğimi, aşağılandığımı… Ereksiyon halindeki birer penisi andıran o delici füzeler gökyüzünden hiç durmamacasına tepeme inerken dönüp dolaşıp aynı soruyu soruyorum kendime:
"Ah kardeşim, vah kardeşim, canım kardeşim. Biz neden geri kaldık?"
Doğu'nun makus talihi işte, lanet olsun.

"Şark oturup beklemenin yeridir, biraz sabırla her şey ayağına gelir" demişti üstad. Gelmiyor be anacığım, maatteessüf gelmiyor. (Mümtaz sabırsızlanmağa başlamıştı!) Beckett'ın Godot'yu geliyor, Atay'ın korkusu geliyor en sonunda. Ve sonsuzluk kendine dönüştürüyor onu sonunda!
Neyi bekliyoruz? Batı'yı mı? Sürekli Doğu'ya giden İskender'i mi? Şimdi Batı'dan Doğu'ya gelenler Azrail gibi geliyorlar ama.
Bu şartlarda Şark'ta, Ortadoğu'da bir askerin ayağındaki postal olmaktansa Orta Batı'da, Kıta Avrupası'nda seksi bir Fransız karısının parmak arası terliği olmayı yeğlersiniz, eminim.
Zira Fransızların "Doğu'nun Limanları" dediği yerler bombalanıyor. Maalesef Amin Maalouf! Senin limanların bombalanıyor. Hayat, edebiyat kadar mert, ilahi ve anlamlı değil.
Bir görsen, Beyrut bir yangın yeri kardeşim, Beyrut bir şömine... Öyle ya, şömineye "fireplace" demezler mi zaten. Papyonlu, ensesi kalın efendiler uzak, güvenli bir diyarda şöminelerinin başında viskilerini yudumlayarak izliyorlar savaşı.

Şu insanoğlunu anlamak öyle zor ki... Bir arada yaşamayı bir türlü öğrenemedi ve öğrenemeyecek. Ali Kemal Erdem'in dediği gibi "Kardeşlik koca bir yalandan ibaret".
Ancak postallar kardeş olabilir, onların milliyeti yoktur çünkü. İnsanlarsa birbirlerinden nefret ediyor ve "uygarlaştıkça" daha şeytan oluyorlar. Sanayi devrimleriyle şaha kalktıktan sonra -yirminci yüzyılın ilk yarısında- oluk oluk kan akıtmaları tesadüf müydü?

Baksanıza, soykırıma kadar felsefe, sanat, bilim ve ticaretten başka bir şey bilmeyen Yahudiler altı milyon kayıp verince "asker millet" oluverdiler birden. Marks, Freud, Kafka, Adorno, Marcuse ve zamanında İsrail'in cumhurbaşkanlığı teklifini reddeden Einstein gitti, yerine Golda Meir'ler, Şimon Peres'ler, Rafi Eitan'lar, Ariel Şaronlar, Ehud Olmert'ler geldi.
Teknoloji devrimleri durmaksızın devam ediyor. Öyleyse daha çokkk kan akacak. Daha fazla kan akıtmak için daha çok asker postalına ihtiyaç var.
Cephelerden önce cenazeler, sonra kartpostallar gelmeye devam edecek. Dünya, "cehennemi" bir şömineye dönecek. Herkes oturup Azrail'i bekleyecek. Ve biraz sabredersek, elinde tırpanıyla, o da ayağımıza gelecek.



28 Temmuz-3 Ağustos 2006
Haftalık Dergisi


funlu@gazetevatan.com
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İşte hancı; ben her bahar böyleyim
İşte siyasal günlükler
İşte Alev Alatlı'nın sakıncalı bulunup yayınlanmayan yazısı
Yeni bir ordu
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Sermaye yeni anayasa istiyor, işçiden tık yok
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Asker postalı ve parmak arası terlik" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke