Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 243 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar:
Tarih: 23.07.2006 Saat: 11:31 Gönderen: karakutu
 

Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar:
Nasrallah'ın karargahında bir gece...



Lübnan'daki savaş, onun iki İsrailli askeri kaçırtmasıyla başladı. Halen İsrail'in en büyük hedefi... Arap dünyasının ise yükselen kahramanı. Nasrallah'la iki yıl önce Beyrut'taki karargahında görüşmüştük. İşte o günden izlenimler...

Dünyanın gündeminde Seyit Hasan Nasrallah... İki İsrail askerini kaçırarak Lübnan'daki krizi tetikleyen Hizbullah lideri... İsrail onun kellesini almadan operasyonun bitmeyeceğini söylüyor.
Amerika için Bin Ladin neyse, Nasrallah İsrail için o anlama geliyor.
Ama bu kin, onu Arapların gözünde bir kahramana dönüştürüyor.

Hizbullah'ın karargahında

İki yıl önce Doğu Konferansı grubuyla birlikte Beyrut'a gittiğimizde her duvarda fotoğrafı asılı olan Nasrallah'la da görüşmek istemiştik.


O, Lübnan'da görüşülmesi en zor adamdı. Son ana kadar cevap gelmedi. Bir akşam, Hizbullah liderinin bizi kabul edeceğini öğrendik.
Saat 20.00'de otobüsümüz bir eskort önderliğinde Beyrut'un ara sokaklarından geçerek kale gibi duvarlarla çevrili bir sitenin kapısında durdu.
Bu "kurtarılmış bölge" demir bir kapıyla şehirden ayrılıyordu. Kapıda eli silahlı Hizbullah militanları bekliyordu.
Demir kapıdan geçip büyük bir mahallenin geniş avlusuna girdik. İçerde çarşaflı kadınlar ve sakallı adamlar dikkati çekiyordu.
Yaklaşık 25 kişilik heyetimizi dört katlı bir binaya aldılar.
İşte Hizbullah liderinin karargahındaydık.

Kadın-erkek ayrı oturtuldu

Dedektörlerden geçtik, cep telefonlarımız, fotoğraf makinelerimiz alındı. Kadınlar ve erkekler ayrı odalarda arandı.
Asansörle dördüncü kata çıktık. Hacıyağı kokan genişçe bir salonda yan yana dizilmiş sandalyelere oturduk. Erkeklerden sonra başları örtülmüş şekilde heyetin kadınları da salona alındı ve arkalara buyur edildi.

Salonda Nasrallah, Humeyni ve Kudüs fotoğrafları, yapma çiçekler, ağır kadife perdeler, Hizbullah ve Lübnan bayrakları vardı.
Az sonra kulaklıklı korumalar hareketlendi ve siyah cübbesi içinde, uzun boylu, gözlüklü Nasrallah gülümseyerek salona girdi.

Üç saatlik görüşme
Kadınların elini sıkmadı. Erkeklerle tokalaştı.
Kendi resminin altına oturup serçe parmağındaki iki gümüş yüzüğü okşayarak konuşmaya başladı.
"İlk kez böyle çeşitli görüşten insanlardan oluşan bu kadar kalabalık bir grup bu saatte bizi ziyarete geliyor" diye başladı söze...
Bunun önemine işaret etti.

Önce onun uzun konuşmasını dinledik, sonra sorular yönelttik.
İki yıl sonra patlayacak savaşta İsrail'in baş hedefi durumuna geçecek adam, saldırıda ilk bombalanacak karargahında, Türkiye'ye önemli mesajlar verdi.
Çıktığımızda saat gece yarısına yaklaşıyordu.


Hizbullah liderinden Türkiye'ye mesajlar

Türkiye'nin Irak savaşındaki tavrı
Türkiye'nin durumunu takdir ediyoruz. ABD'nin, Türkiye üzerinden cephe açma baskısına karşı ciddi bir siyasi duruş sergiledi. Bunun da Arap dünyasında ciddi etkisi oldu. Irak konusunda bölge ülkeleriyle birlikte hareket etmelisiniz. Çünkü ortak çıkarlarınız var: Mesela Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması... Irak bölünürse bu, Türkiye, Irak, Suriye, Suudi Arabistan'ın da bölünmesinin yolunu açar. Irak'ta federal yapı da çok tehlikeli olur.

Kürtlerin tavrı

Maalesef Irak'taki bazı Kürt gruplar ABD-İsrail yönünde siyasi tercih kullandı. Bu onların tarihi ve geleceği açısından kötü bir tercih. Kürtlerin çoğu Müslümandır ve bölgede büyük bir Müslüman çoğunluk arasında yaşıyorlar. Onların çıkarı okyanus ötesi güçlerle değil, bölgedeki İslam ümmetiyle ittifaktadır. Yakın gelecekte ABD'nin çıkarı gerektirirse ilk kurban yine Kürtler olur.

Türk-İsrail ilişkileri

Bu, Türkiye ile İslam dünyası arasındaki en büyük sorun... Arap halkları İsrail'le yaptığınız ortak tatbikatları görünce endişeye kapılıyor. Çünkü işgalci İsrail devlet terörü uyguluyor. Biz ise sizin din kardeşiniziz. Eğer saldırganlığın bertaraf edilmesine yardımcı olmuyorsanız, en azından düşmanımıza yardımcı olmamalısınız.

Türkiye'nin AB üyeliği

AB'nin Türkiye için önemini biliyor ve takdir de ediyoruz. Ancak Türkiye dikkatli olmazsa AB'ye giremediği gibi İslam dünyasından da uzaklaşıp yalnızlığa itilebilir. Temennimiz Türkiye'nin kendi kararlarını almakta bağımsız davranabilmesidir. Yöneticileriniz Batılıların elinde oyuncak olmamalı...

Türkiye ve Arap dünyası

Türklerin Arap dünyası ile ortak çıkarları var. 400 yıl bu topraklara egemen oldunuz. Ama şimdi Hıristiyan kültürünün egemen olduğu bir birliğe girmeye çalışıyorsunuz. Türkiye sırtını Araplara, kıblesini Avrupa'ya dönmüş görünüyor. Oysa İran, Suriye gibi komşularında Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönünde ciddi arzu var.



Beş çocuk babası

Nasrallah 1960 doğumlu...
1975'teki Lübnan iç savaşında ailesiyle Güney Lübnan'daki bir köye göçmek zorunda kalmış. Burada Şii Emel hareketine katılmış.
Necef'te ve Kum'da bir süre dini eğitim gördükten sonra Lübnan'a dönmüş. Emel hareketi içinde tırmanmış.
1982'deki İsrail işgalinden sonra Hizbullah'a katılmış ve kendini İsrail direnişine adamış.
Lübnanlı Fatma Yasin'le evli. Adları Muhammed ön takısıyla başlayan beş çocuğu var. Bunlardan en büyüğü olan Muhammed Hadi, 1997'deki Güney Lübnan saldırısında İsrail güçlerince öldürülmüş.
Nasrallah, Hizbullah'ın başına 1992'de geçti.
Güney Lübnan'daki saldırıları sonucu 2000'de İsrail'in çekilmesini sağladı.
İsrail bu coğrafyada ilk kez yeniliyordu.
Bu zafer, Nasrallah'a büyük itibar kazandırdı.
Daha sonra 2004'te İsrail'le Filistin arasındaki esir değiş-tokuşunu ve Hizbullah mensuplarının salıverilmesini sağladığı için itibarı katlandı.
Lübnan'daki son seçimde 23 sandalye kazandı.
 

Milliyet
23/07/2006


 
İlgili Bağlantılar
· 2005 Galerisi
· Daha fazla East Conference
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: East Conference:
Doğu Konferansı Nedir ?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.6
Toplam Oy: 10


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Osmanlı'dan bugüne 1: Kürt milliyetçiliğinin ‘geç’ doğumu
The Daily Star: Kapatma davası Ortadoğu'da açılsa silahlar konuşurdu
Thomas L. Friedman: Evde barış yoksa Ortadoğu'da da yok
Türkiye'de Demokratikleşme ve Kürt Sorununun Çözümü Konferansı
Doğu Konferansı’ndan Kamuoyuna Duyuru
"Dünyanın Onuru İçin" Doğu Konferansı
Can Dündar: Basbayağı bir linç bu... Tabu nedir şimdi anladım
Gilles Deleuze: Yaratma Eylemi Nedir?
Derin Devlet nedir, nasıl oluşur?
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?

"Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar:" | Hesap Aç/Yarat | 4 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar: (Puan: 1)
Gönderen: Kubuc Tarih: 24.07.2006 Saat: 02:49
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Türkiye'de spritual life guruluğu da yapan sayın yazar, bir Batı yeniçerisi edasında gözlemlerini aktarıyor. Verdiği ayrıntılar İsrail in devlet terörü ve zulmüne karşı direnmeye çalışan bir örgütü güya bazı "aşırı" tavırlarıyla tasvir ederken tezyif ve tahkir eden özel bir uslup kullanıyor. Sayın guru, o insanların varlıklarını korumak için tutundukları değerlerin anlamayan ve aşağılayan beyaz adamın tavrına çok benziyor! Egemen söylemlerin bildik ifadeleri ile yapılan yazarlığın bilgelik ve bilginlikten öte bilgiçlik anlamına geldiğini vurgulamak gerek! Bu bilgiçlerimiz bir yabancılaşmanın ve "evrimleşme"nin temsilciliğini yapmaktan öteye gitmiyorlar. Anlam savaşçılığı Türk toplumuna "soft yarı postmodern" bilgiçlikler sunmak değil kendi coğrafyasına ve kültürüne saygı duymak ve anlamaya çalışmaktır. Hizbullah ı(Türkiye'deki ile karıştırmamalı), FKÖyü, Bin Ladin'i, PKK'yı oluşturan faktörleri belirlemeli ve kendini suçlayıcı ve özür dileyici bir mankurt olmaktan kurtulmalıdır. Bu durum içine düştüğümüz düşünce sefaletini ve perişanlığımızı çok iyi açıklıyor. Şu ifadelere bakınız:-güya betimleme yapıyor ve iki yıl önceki görüşme!- Kale demir kapılıymış, içi kurtarılmış bölgeymiş, sakallı ve şalvarlı kimseler varmış, kadınlarla tokalaşmamış. Hatta biraz zorlansa 5 vakit de mnamaz kılıyorlardı diyecek. Sayın Guru, acaba aydan mı geldi? Akdeniz kıyısı diye kendini Cannes e veya Yunan adalarına gider hayal etti de şaşkınlığından böyle mal görmüş mağribi gibi mi yazıyor, ayırt etmek zor. Bilinçli bir batı yaşam tarzı askeri olarak görevini yapıyor, bu açıdan insaflı davranıp takdir etmek gerek. Mazlum ile zalimin karıştığı şu günümüzde, mazlumların yanında olmak kültür kodumuzu da kaybettiğimiz anlaşılıyor. Selamlar



Re: Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar: (Puan: 1)
Gönderen: Atilla_alm Tarih: 24.07.2006 Saat: 19:35
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ben Hizbullah liderinin bazi dediklerine katilmiyorum Biz dogru 400 yil degil 500 yil o topraklari yönetik, yönetik ama ama ne oldu, Araplar Lawrence ile isbirligi yapti, Osmanliyi sirtindan vurdu. Allah (c,c) ne diyor, bir muminin bir mumini nedensiz yere, helede o kitap verilenlerle isbirligi yaparak öldururse Zulum bizden degil geldigi yer beli. Simdide yönunuzu bize dönun diyorsunuz, döneriz, biz cok acilar cektik, biz musluman turk milleti olarak her zaman nazlumun yaninda oluruz, helede o nazlum muslumansa, ama Hizbullah lideri bizi suclayici bir tavir takinacaginin yerine , Musluman Turk milletinden, kendi dedlerinin osmanliya yaptiklarindan dolayi özur dilesin, dilemesede biz Musluman Turk milleti olarak yardim etmek zorundayiz, cunku Musluman Muslumanin kardesidir, her ne kadar araplar bunu bilmiyorlarsada. BIz Musluman Turk milleti olarak rahat uyumamiz lazim, Musluman cocuklar, kadinlar ve insanlar öldurulurken. en azindan dua etmemiz lazim. Allah(c,c) o israililerin insallah belasini verir.



Re: Hizbullah lideri ile üç saatlik bir görüşmeden notlar: (Puan: 1)
Gönderen: ZeYL Tarih: 19.01.2007 Saat: 13:09
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Can Dündardır ne yapsa ne dese yeridir(!)...


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke