Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 212 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Bir sansürün 32 yıl boyunca gizli kalmış öyküsü
Tarih: 13.07.2006 Saat: 11:01 Gönderen: karakutu
 

Cemil Meriç'in "Bu Ülke" adlı eserinin 1974 tarihli ilk baskısında üç kaçıştan söz edilir:

1. İrfan'a kaçış
2. Yunan'a kaçış
3. İran'a kaçış


Bu Ülke'nin daha sonraki baskılarında ise bu kaçışlara iki tane daha eklenir:

4. Mutlak'a kaçış
5. Batı'ya kaçış




Demek ki 32 yıldır "Bu Ülke" okurlarının haberdar olabildiği 5 kaçış var sadece. Oysa Ankara'dan gelen bazı kişiler devreye girmeseydi, bu zikredilenlerin arasında bir kaçış hikâyesi daha okuyacaktık; 32 yıldır farkına bile varmadığımız bambaşka bir kaçış hikâyesi daha...

TURAN'A KAÇIŞ

Evet, Ankara'dan gelenler müdahale etmeselerdi, bizler şimdi Cemil Meriç'in Bu Ülke adlı kitabında Turan'a kaçışın da hikâyesini okuyacaktık. Ne var ki 2004 yılında 29. baskısını 5000 aded olarak yapmış olan "Bu Ülke"de hâlâ Turan'a kaçıştan söz edilmiyor; hem de "Bu Ülke"nin ilk baskısı 180 sayfa iken, 2004 tarihli son baskısı 340 sayfa olmasına rağmen... Yıllar içinde gerçekleşen iştahalı müdahaleler kitabı şişirdikçe şişirmiş, genişlettikçe genişletmiş. Eh normaldir, tabii karşılamak lâzım. Tabii karşılanamayacak husus, onca şişmanlığına karşın "Bu Ülke"nin hâlâ eksik, hâlâ sansürlü basılıyor olması ve nedense hiç kimsenin bir türlü bu eksikliğin farkına varmaması...

Dilerseniz, bu sansür müdahalesinin nasıl gerçekleştiğini bizzat Cemil Meriç'ten dinleyelim:

- "Tanzimat'tan beri bütün nesiller birer kaçış neslidirler. Kimi İran'a, kimi Turan'a, kimi Yunan'a kaçmış. Bu Ülkeye "Turan'a kaçış"ı almadım. Ankara'dan Galip (Erdem) Bey geldi, [Ötüken Yayınevi'nin yöneticisi] Nurhan [Alpay] Bey ile beraber. "Ziya Gökalp bahsini çıkaralım!" dediler. Bir yazar olarak hür değilim. Tâbi [yayıncı], yazara bağlı olmalı, yazar tâbi'e değil."

Cemil Meriç, Turan'a kaçan Ziya Gökalp hakkındaki yazısının Bu Ülkeden çıkarılışına, bir başka vesileyle daha değinmiştir. Şimdi de bu değiniye bir göz atalım:

- "Ziya Gökalp hakkında yazı yazdığım zaman Ankara'dan geldiler, "Çıkar!" dediler. Ben de çıkardım. Yazı [daha önce] çık[mış]tı çünkü. Herkes okudu okuduğu kadar."

Evet, görüldüğü gibi Cemil Meriç bir yazar olarak hür değildi ve ister istemez sansüre boyun eğmek zorunda kalmış, en önemli kitabını gönlünce neşretmenin sevincini yaşayamamıştı. Meriç'in yazgısı bu... daha önce de iki kitabı benzer şekilde yayınevi sahiplerinin müdahalesinden kurtulamamıştı.

Bu Ülke'de "Turan'a kaçış" adıyla yayımlanacakken sansürlenen bu yazının orijinal adı neydi peki? Hemen söyleyelim: "Türkperestlik ve Türkiyat".

Hikâye burada bitmiyor. Bu yazı bir dergide yayımlandıktan sonra o dönemlerin sağcı bir gazetesinde çıkan bir söyleşide kendisine bir itirazda bulunuluyor ve Meriç de hemen kaleminin ucunu sivriltip aynı dergide bir tenkid daha neşrediyor. Bu yazının adı da: "Türkoloji".

Garip olan şu ki bu yazı, tam üç yıl sonra (1978'de), nasılsa Cemil Meriç'in Mağaradakiler adlı kitabına giriyor, ama bu sefer 1980 tarihli ikinci baskısından sessiz sedasız bir biçimde buharlaşıveriyor. Yazarının vefatından 10 yıl sonra (1997'de) üçüncü baskısını yapan bu kitap, 2005 yılında 12. baskısına ulaştığı hâlde, 26 yıl boyunca kimse bu Türkoloji yazısıyla bir daha karşılaşma imkânı bulamıyor.

Sizin anlayacağınız, Meriç'in 1973'de yayımladığı Türkperestlik ve Türkiyat yazısı 1974'de "Bu Ülke"ye sokulmazken, bu yazının devamı sayılabilecek 1975 tarihli Türkoloji yazısı da Mağaradakilerin ilk baskısında kısa bir süreliğine görünmesine rağmen 1980'den itibaren bir daha aslâ ortaya çıkmıyor.

Bu Ülke'ye uygulanan sansürün 32 yıl boyunca gizli kalmış öyküsünü bütün teferruatıyla ve bir dosya halinde, bu hafta çıkan "Tarih ve Düşünce" dergisinin 67. sayısında yazmış bulunuyorum: Cemil Meriç'ten Gökalp'e Ağır Tenkidler: "Ziya Gökalp Ezeli Çıraktır!" (Dileyenler hikâyenin aslını oradan okuyabilirler.)

Belirtmem gerekirse, "Bir Mâbed Bekçisi: Cemil Meriç" yazım "Doğu Batı" dergisinin, "Kronoloji: Aptalların Tarihi/Cemil Meriç'in Düşünce Yıllığı" adlı yazım da "Dergâh"ın son sayısında neşredildi.

Sorduğunuz için söylüyorum: Lütfen kusuruma bakmayınız, ben size bildiğiniz ve beklediğiniz gibi bir 'Meriç' anlatmakla vaktimi ziyan edemem.
 

Yenişafak
08/07/2006
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Cemil Meric
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Cemil Meric:
''Bu ülke''den Seçmeler


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Bunu yapanlar, köpekten daha aşağıdır'
'Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür'
'Bulaşıcı davranışlar'
Bu Ülke'den...
AFORİZMALARINDAN SEÇMELER
''Bu ülke''den Seçmeler

"Bir sansürün 32 yıl boyunca gizli kalmış öyküsü" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Bir sansürün 32 yıl boyunca gizli kalmış öyküsü (Puan: 1)
Gönderen: unlem_isareti Tarih: 13.07.2006 Saat: 13:49
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Hemen elime Bu Ülke' yi alıp inceledim. Haklıymış. Hiç dikkat etmemişiz.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke