Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 92 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 HAYAT
 ÖZGÜRLÜK
 Bugün Sokağa Çıktım!
 kongo tren istasyonunda ertelenen lübnan bandıralı sevgili
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Memedali bey ve özürlüler!
Tarih: 28.06.2006 Saat: 15:29 Gönderen: karakutu
 

Mehmet Ali Erbil ve toplum arasında yıllardır gizli bir sözleşme imzalanmıştır.
Bu mıncıklamalar, alay etmeler bir tek ona yakışır..
Milli maç bile Erbil’in pespayeliğe karşısında reyting alamıyorsa, “Vurun Memedali’ye” tavrı, tek kelimeyle ayıptır!
Maskara olmayı sorgulamaktan bile aciz özürlüler için neden hiç kimse ayağa kalkmaz.
Kalkamaz! Çünkü onlar, her gün milyonlarca insanın gözü önünde alay edilen, donu indirilen özürlü insanların haline kahkahalarla gülmekle meşgul!





Yıllardır, halkımızın alicenap destekleri ile pespayeliğin dibini bulan Mehmet Ali Erbil, son numarasıyla, kendi şov hayatını taçlandırdı…

Hatırlarsanız, Reha Muhtar da Atina’dan yurdumuza teşrif ettikten sonra sunduğu Şov-haber’le reytinglerin içine etmiş, kırılmadık yanını yamacını bırakmamıştı. Muhtar’ın “haberleri” de bayağılığa, psikopatlığa ve zırvalamaya zirve yaptırmış, ilk defa Türkiye’de haberler, reyting sıralamasında tüm programların üstüne çıkmıştı.

Ağlayan, sızlayan, bırakın otomobili, motosikleti. Bir halı, bir battaniye, üç kuruş dünyalık için, Erbil’in karşısında tüm kişiliklerinden sıyrılan insanlar, Erbil’in bu son numarasıyla, çırılçıplak ortada kalmıştır. Bütün Türkiye’nin ne yazık ki donu düşmüştür…

Bir halı için 40 takla atan yaşlı-başlı teyzeler…

2 bin YTL için bütün mahremiyetini faş edip yardım dilenenler...

Milli maçların, en ciddi programların bile Erbil’in belaltı esprileri karşısında reyting sıralamasında tutunamadığı gerçeğini unutmayalım…

Biz istiyorduk! Erbil’in ellemelerinin, mıncıklamasının neremize kadar gelip dayanacağını merak ediyorduk işte. Şimdi koro halinde ona küfretmek de neyin nesi?

Erbil ile toplum arasında gizli bir sözleşme imzalanmıştı. Ve, ailede aynı hareketleri yapacak biri olsa “sapık” diye nitelenecek Erbilvari haller, ona yakışıyordu(!) Bütün millet elele vermiş onu şımartıyorduk işte… Sonunda da olan oldu ve don düştü, kel göründü…

Neyse bu vesileyle ben asıl meramıma geleyim.

Mehmet Ali Erbil yıllardır, tikli, cüce, zeka özürlü ve bedensel özürlü insanları çıkarıp, reytinge malzeme yapıyor…
Bütün gruplardan seyirciler de bu ekranlardaki canlı “madara etme performansı” karşısında kasıklarını tutarak kahkahalar atıyor…
Peki, en küçük mevzuda, itin-bitin, börtü-böceğin hakları için ayağa kalkan hayvan hakları örgütlerinin, özürlü hakları için mücadele eden sivil kuruluşların sesi niçin hiç çıkmaz?
Toplumla Memedali Bey arasındaki bu gizli “Sözleşme”nin maddeleri arasında Erbil’e böylesi bir dokunulmazlık hakkı da mı tanınmıştır?
Erbil, geçen akşam bir haber programında kendini savunurken, özürlü insanları ekrana çıkartarak, onlara madden ve manen destek olduğunu, onların bu hallere düşmekten mutlu olduğunu söyleyince öfkemi dizginleme telaşına düştüm.

Nasıl yani ya? Nasıl?

Bir programda şahit olduğum, doğum yerini ve yılını bile bilmekten aciz bu özürlü insanları, ekranların önüne sürmek, reyting mezesi yapmak, onların en “savunmasız” halleri ile alay etmek, nasıl özürlüleri mutlu etmektir?

Bırakın donunu indirmeyi, onlara çok daha gayrı ahlaki şeyler ve ağır insanlık dışı espriler dahi yapılsa, bunu sorgulayacak, buna karşı çıkacak melekeden ve değerlendirmeden aciz insanları mutlu etmek bu mudur?

Onların adına konuşma jakobenliği değil kastım. Ama onların göreceli “mutluluğu”na sığınarak haklılık payı çıkarmak tek kelime ile ayıp!

Ve son soru!

Ne zamandan beri içine düştüğü rezilliğin bile farkına varmadan gülücükler dağıtan özürlülere kahkaha atacak kadar merhamet damarlarımız nasır tuttu bizlerin?

 

gayberia@yahoo.com


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.81
Toplam Oy: 22


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Memedali bey ve özürlüler!" | Hesap Aç/Yarat | 9 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: raskolnikov_144 Tarih: 07.07.2006 Saat: 05:45
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
YAZINIZDAN DOLAYI SİZİ TEBRİK EDİYORUM.İNSANLARLA DALGA GEÇMEYİ,ÖZRÜNÜ YÜZÜNE VURMAYI MARİFET SANAN İNSANLARA SESLENİYORUM.KENDİ İÇLERİNDE YAPTIKLARI GİZLİ SAVAŞLARDAN,GİZLİ DUYGULARDAN YA DA KENDİ ÖZÜRLERİNDEN MALZEME YAPILARAK EKRANDAKİLERİ GÜLDÜRSELERDİ EMİN OLUN O DALGA GEÇTİKLERİ VE KAHKAHALAR ATTIKLARI ÖZÜRLÜLER ASLA BUNU YAPMAZLARDI.İNSANLIĞIN BU DENLİ KAYBOLDUĞU BİR MEDENİYETTE BÖYLE BİR ÜLKENİNDE AYAKTA KALMASI MUCİZE.BÖYLE KONULARLA DALGA GEÇEN İNSANLARDA İNSAN OLMANIN EN ÖNEMLİ GEREĞİ OLAN VİCDAN NE YAZIK Kİ KAYBOLMUŞTUR.VİCDANI OLMAYAN İNSAN,İNSANLIKTAN ÇIKAR.TOPLUMUMUZUN BU DENLİ ÇÖKÜŞ İÇİNDE OLMASINDA HEPİMİZİN PAYI VAR NE YAZIK Kİ! ARTIK KENDİMİZE GELME ZAMANI.BAŞARILAR.



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: zeynepdi Tarih: 01.07.2006 Saat: 12:10
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
hak ediyoruz! inanın hak ediyoruz bir çok şeyi.. geçmiş ola!



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: bigbang Tarih: 03.07.2006 Saat: 03:04
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
BİR İNSANIN AŞAĞILIK OLMA LİMİTİNİ ZORLAYAN BİR İNSANIMSI OLARAK ADLANDIRIYORUM BU İNSANCIĞI.HİÇBİŞEY DİYEMİYORUM KELİMELERİN KİFAYETSİZ KALACAĞINDAN O KADAR EMİNİM Kİ.BİR İNSAN AKIL SAĞLIĞI YERİNDE OLMAYANLARI MAYMUNDAN BETER BİR DURUMA DÜŞÜRÜYOR HALKTA BUNA ONAY VERİYOR,GÜLÜYOR.BU SON REZİLLEĞE BİLE GÜLENLERİ TANIYORUM.KAPİTALİST SERMAYENİN CEVABI HAZIR TABİ ARZ-TALEP MESELESİ....



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: kafkara Tarih: 29.06.2006 Saat: 10:57
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Yazar , "Börtüböcek ... için ayağa kalkan sivil kuruluşları" na sitemde bulunuyor doğal olarak . RTÜK adlı kuruluşa , bu ve benzeri yayınlarla ilgili birçok kez yorum , makale vb. yollarla uyarı görevini yapan yüzlerce insan olmuştur . Belli ki kıymetleri kendinden menkul bu muktedirler , toplumun ayarını Memedali'nin dalgaboyunda tutmakla görevliler . ABD'ye söyleyemediklerini de "Kurtlar vadisi " ve kamuoyunun yoğun ilgisi üzerinden söylemişlerdi . Halkımıza gelince ... Seçim fileleri ile dünyanın gözü önünde "demokraaasi " oyunu oynatmamış mıydık onlara ? O toplum , işte bu toplum ...



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: hicrancelik Tarih: 29.06.2006 Saat: 04:39
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
anlattıklarınızın hepsi çok doğru şeyler ve kesinlikle altına imzamı atabilirim ancak bu olay mehmet ali erbilin rezilliği olarak görülmemelidir kesinlikle.mehmet ali erbil sadece bataklığın üstündeki sivrisineklerden biri. televizyon bizleri yozlaştıran gözlerimizi kör kulaklarımızı sağır eden asıl gündemlere değil de böyle gündemler ile oyalanmamızı sağlayan bilinçli şekilde bu hale getirilen bir kutu....... mehmet ali erbil değil bunun tek sorumlusu hatta sorumlu o bile değil. bence tepkimizde onlara medya patronlarına olmalı.... tabi bir de şu boyutu var işin bu tür programları insanlar neden bu kadar ciddi bir ilgiyle izliyoruz bu kültürel yozlaşmanın sebebi ne... benim en çok üzüldüğüm nokta da bu....



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: nksoycan Tarih: 12.09.2006 Saat: 12:26
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
Sevgili Ahmet Zeki GAYBERİ, Yazınızı çok beğendim elinize dilinize sağlık. Ancak böyle güzel yazıları yazmak için donların indirilmesi gerekmeseydi diye düşünmeden de edemiyorum. Aslında Perşembe’nin geleceği Çarşamba’dan belli idi. Her şey yavaş yavaş gelişti. Ama biz bunun farkında bile olmadık. . Ünlü Showman M.Ali ERBİL’i don indirme espirisine kadar getiren halkımızın onun her yaptığını ne kadar edepsiz olsa da hoş karşılaması olmuştur. Bırakın halkı ünlü köşe yazarlarımızdan bile en ufak bir eleştiri almadan, gele gele gelinmiştir o kara taşa. Olaya bire bir uymasa da bir hikayeyi anlatmadan edemiyeceğim. Belki kıssadan hisse alınır. Günlerden bir gün adamın birinin penisinde hastalık belirir. Hemen doktora başvurur. Muayene sonucu şok edicidir. Tayland sendromu. Çaresi de bir operasyonla hastalıklı organın alınması. Adam çok ama çok üzülür. Türkiye’de ve Avrupa’da gezmediği doktor kalmaz. Hepsi de tüm testlerden sonra kendisine aynı cevabı verirler. Tayland Sendromu. Tedavisi operasyonla hasta organın alınması. Artık tüm umutları birer birer kaybolan adamın aklına ansızın bir fikir gelir. Bu hastalık mademki Tayland Sendromu, oraya gideyim, belki derdime bir çare bulabilirim. Hemen uçağa atlar ve ver elini Tayland. Uçaktan iner inmez soluğu bir doktor muayenehanesinde alır. Doktor organı muayene eder. Ve ooo Tayland Sendromu der. Artık son ümidi de biten adam, titrek bir sesle,yani bu operasyon anlamına mı geliyor diye sorar ? Doktor hayır der, operasyon filan gerekmez. Ben size bir merhem vereceğim günde üç defa organınıza süreceksiniz. Ve bir hafta sonra, geleceksiniz. Operasyon gerekmediğini görecek ve meselenin hal olduğuna şaşacaksınız. Adam hemen merhemi aldığı gibi, bir otele yerleşir .Bir hafta boyunca günde üç defa olmak üzere merhemi kullanır. Son kullanmadan sonra da sevinçle doktorun muayenehanesine gelir. Doktor dediğim gibi merhemi kullandınız mı? Diye sorar. Adam sevinçle evet der . Doktor o halde şu sandalyeye çıkar mısınız.? Adam sevinçle belden aşağısı çıplak halde denileni yapar. Doktor şimdi lütfen aşağı atlayın deyince,de hemen denileni yapar.. Fakat bu son hareketle organ pat diye yere düşer.. Doktor adama dönerek, Gördünüz mü ? Her şey size dediğim gibi oldu. Operasyona gerek kalmadan mesele hal oldu. M.Ali ERBİL denen zatın başından beri hedefi zaten buydu. Çeşitli densizliklerle hedefine yavaş yavaş ilerledi. O hep merhem sürdü, değer verdiğimiz etik değerlerimizin üstüne. Hep gülündü hep alkışlandı. Takdir edildi. İnsanlar kendisine yalvardı. Bir otomobil, televizyon, veya üç paralık bir mutfak robotu için tüm gururlar ayaklar altına alındı. Sizin de dediğiniz gibi tikli,cüce, zeka özürlü, bedensel özürlü insanlar ekrana çıkarılıp reytinge malzeme yapıldı. Tüm bu olumsuzluklara sivil toplum kuruluşları hiç ses çıkartmadı. Ne zamandan beri içine düştüğü rezilliğin bile farkına varmadan gülücükler dağıtan özürlülere kahkaha atacak kadar merhamet damarlarımız nasır tuttu bizlerin? Diye soruyorsunuz.Biz bu noktaya hoşgörü taşlarına basa basa geldik. Güldük, düşünmeden, sadece güldük. Artık sıra gelmişti don indirmeye, bay utanmaz onu da yapmaktan çekinmedi. Çünkü merhemleye merhemleye etik değerlerimizin yere düşme zamanı gelmişti. Don indirme, yukarıdaki fıkrada anlattığım, sandalyeden atlama olayına benziyor. Sevgi ve saygılarımla.



Re: Memedali bey ve özürlüler! (Puan: 1)
Gönderen: zulal_aydin Tarih: 04.12.2006 Saat: 16:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Toplum zihinsel ve bedensel özürlüleri arasında görmek istemiyor. Onlara yaşama alanları sağlamıyor. Kimi korkuyor özürlülerden kimi de aşırıya kaçıp acıma gösterilerinde bulunuyor. Özürlüler sokaktaki zorluklar nedeniyle yaşamlarını dört duvar arasında devam ettirmek zorunda kalıyor. Hal böyleyken M.Ali Erbil'in bir ilki başararak, hiç değilse özürlü insanlarla aklı ve uzuvları yerinde olan insanların göz teması kurmasını sağlamasını takdir ediyorum. Sağlam bireylerin gözlerinin özürlülere alışması lazım.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke