Hey babam hey. Takvim 1965 yazıyor. Ocak 1.
Aklım neye takılıyor biliyor musunuz? 1865'in 1 Ocak'ında yazılmış yazılara... O
yazıları yazanlar şimdi toz olarak kim bilir nerelerde uçuşuyorlar.
Bir de 2065'in 1 Ocak'ında yazı yazacakları düşünüyorum...
Dünya derler buna dünya... Döner bu dünya. Döner de döner... Biz 1965 1 Ocak'ta
varız, 1865'in 1 Ocak'ında yoktuk, 2065'in de 1 Ocak'ında olmayacağız.
***
Şu anda doğmuş çocuklar da dahil, 2065'in 1 Ocak'ında pek az kimse bulunacak
dünyada, şimdiki sağlardan.
Bu korkunç akışı kavramak yoruyor insanı. Kopar takvimden bir yaprak, bir yaprak
daha... Bakarsın yapraklar azalmış, erimiş, bitmiş, sepete atılmış takvimi
taşıyan karton. Ve 1966 gelmiş.
***
1932'yi hatırlıyorum. Sonra 1933'ü. Doğrusu 2000'i görmek isterdim. İçin için de
biliyorum göremeyeceğimi. Görseydim 2000'i, o günlerin insanlarına 1932'yi
anlatırdım:
"Biz derdim, yıllar değiştikçe 1'lerle, 9'larla, 2'lerle, 3'lerle, 4'lerle,
5'lerle uğraşırdık. Sizin işiniz kolay bir 2 yazacaksınız, sonra üç tane sıfır.
***
Yeni bir yüzyılın başlangıcı, 21. yüzyıl. Bizimkine hiç benzemeyecek 21. yüzyıl.
Nasıl bizimki de 19. yüzyıla hiç benzemedi. En çok canımı gelecek yüzyıla layık
işlerle uğraşmamış olmamız sıkıyor. Hatta biz 20. yüzyıla dahi layık bir marifet
gösteremedik. Anlayamadık çağımızı. Anlayamadık insanlığın akışını. Bu akış
sadece mide ile anlaşılamıyor.
***
Yeryüzünde 8'inci geliyormuşuz cehalette. Sıçan zehri yutar gibi bir istatistik.
Yeryüzünde cehalette 8'inci olarak 21. yüzyıla hazırlık yapılamaz elbette.
Ama yine de umutlar var yüreğimizde. Belki de, diyoruz, belki de 21. yüzyılda
çok önemli bir memleket olur Türkiye. Bütün memleketlerin kucaklaştığı bir
dünyada, istatistikler cehalet 8'incisi olarak göstermez Türkiye'yi.
Biliyor musunuz, yeryüzünde yaşayan bütün Türkler arasında en geri kalmış olan
biziz. Biz ki ne de olsa bir imparatorluk saltanatını tatmışlardanız. Bu
dengesizlik devam etmez. Elbet yerimizi buluruz biz de... Bütün Türklerle sarmaş
dolaş, kardeşçesine ve bütün insanlığa karşı seviyemizle saygılı ve değerli.
***
1965 Ocak 1. Eskisin takvimler alabildiğine. 2000'in ilk yaprağını koparacak
ellere şan olsun. Biz onların mutlu olmasını isteyenlerdendik. Onlar bizim
çektiklerimizi çekmeyecekler. Onlar da 2100 çağına hazırlıklar yapacaklar. Büyük
insanlık akışı içinde elbet bizim de yerimiz olacak ileride. Bu topraklarda
yaşayanların daima yeri olmuş. Bir bizim olmamış. İhanet etmişiz onların
yaptıklarına, medeniyetlerine, davalarına; midelerimizi düşünmüşüz.
***
Bu ihaneti ödemek gerek. İstatistikleri tersine çevirmek gerek. Büyük, büyük
olmak gerek. İnsanlığa, geçmiş ve gelecek çağlara layık olmak gerek.
Böyle bir arzu kımıldıyor mu kalplerimizde? Evetse olacağız. Başka yolu yok
bunun. 20. yüzyılda sürü gibi yaşayıp gittiler dedirtmeyeceğiz kendimize. Bu
heyecan yangınıyla koparalım ilk yaprağı. Bugün 1965 1 Ocak, yarın 2 Ocak. Yarın
daha güzel, öbür gün daha güzel olmalı.
***
Bütün güzellikten yana olanlar!
İnsanlığı bu topraklar üzerinde temsil edenler sadece sizlersiniz. İnsanlığın
mutluluğu, mutluluğunuz; mutluluğunuz, insanlığın mutluluğu olsun...
Not: 41 yıl önce yazılmış bir yazı... "Kral Öldü Yaşasın Kral. 2027 Yılının
Anıları"ndan...