Ekmeğini çöpten çıkaranlar
Freeganizm, 'lüks tüketime hayır' diyenlerin;
çevreyle uyuma önem verip her türlü kirliliğe karşı çıkanların ve 'ikinci el
yemek' tüketmek için çöp karıştırmayı göze alanların dahil oldukları yeni bir
akım.
* * *
Tüketim çılgınlığına karşı bireysel devrim: Freeganizm
Dünya vatandaşı olmak; çevreyle barışık yaşamak; hava,
ses veya görüntü kirliliği oluşturmamak... Yedikleri, içtikleri, yaşam tarzları
ile çoğunluğun dışında kalan ve kalmaya mahkûm olan, yeni bir akımın
insanları... İsraf olmasın diye, çöpe attıklarınızı onlar tüketiyor.
"Bedava yaşıyoruz bedava, hava bedava bulut bedava,
peynir ekmek değil ama acı su bedava..." Orhan Veli'nin bu dizelerinden
esinlenmişler midir bilinmez ama Freeganlar, yani ekmeği çöpten çıkaranlar için
peynir de ekmek de bedava. Tabii eğer yiyecekler buzdolabı yerine çöp kutusunda
ise... Freeganizm günümüz kapitalist dünyasının tüketim çılgınlığına karşı
koyanların oluşturduğu bir yaşam biçimi ya da bir felsefe akımı. İlk kez
Amerika'da ortaya çıkan ve İngiltere'ye yayılan bu akımın takipçileri
yoksulluğun kader kurbanları değil, seçmeli hayat dersini tercih eden kapitalizm
karşıtı aktivistler.
POLİTİK BİR HAREKET
Çöpe atılan yiyeceklerle besleniyor, ikinci el giysiler giyiyor, az çalışıp çok
gönüllü iş yapıyorlar. Freeganizm sosyal olduğu kadar politik bir hareket olarak
da yorumlanıyor. Çünkü hedef kapitalist kısır döngüyü hayata karşı freegan bir
duruşla eritebilmek. Başkalarının attığı yiyecekleri, eşyaları, giysileri
kullanarak yaşamaya çalışmak tüketim çılgını toplumların genç kuşaklarına,
onların deyimiyle 'kal' getirebilir. Karavandan bozma evinde çöplükten topladığı
sosisleri kızartarak kendisine nefis bir akşam yemeği hazırlayan Ash Falkhingham
için
durum
hiç de öyle değil. Falkhingham, "Yediğim her şeyin çöplerden olması mantıklı bir
yaşam seçimi. Bir süpermarket hayal edin ki; her şey bedava. Market rafları
gibi. İsteyen gelip istediğini alıyor," diyor. Freeganizmin İngiltere'deki ilk
temsilcisi olan Falkhingham geçtiğimiz ekim ayından bu yana ülkeyi baştan sonra
dolaşarak akımı diğer insanlara da yaymaya çalıştı. Freeganlar kendilerini
evsizlerle karıştırtanlara "Benim evim dünya," cevabını veriyor. Freegan'ın
kökeni vegan, yani sebzeleri hayvansal ürünlere tercih eden kesim. Freegan ise
bunun bir adım ileri olanı. Yani hayvan kesimi dahil doğaya zarar veren her
türlü harekete karşı israf etmekten kaçınmak, insanoğlunun doğaya verdiği zararı
minimuma indirecek şekilde yaşamak. Tüm freeganların vejeteryan olduğunu
düşünmeyin. Bazı freeganlar et ürünlerini de yiyiyor. Amerikalı genç freegan
John Philips çöpün yiyecek için bir hazine olduğunu söyleyerek "Çöpten yemek
sağlıksız diyorlar. İnsanlar öylesine tüketim çılgını olmuş ki paketi açılmamış
olanları bile çöpe atıyor. Onlar kapitalizmin çöp kutuları olabilir, ama
sosyalistlerin buzdolapları," diyor.
Zamanını kendin kontrol et
"Freeganizm sadece çöpten yiyerek yaşamak mı?" diye sorulabilir. Cevap "Hayır".
Akımın takipçileri insanın kendi zamanını kontrol etme hakkı olduğuna inanıyor.
Bu yüzden kendilerini kalıplara sokan, ay sonunu getirmek için onlar için çok da
bir şey ifade etmeyen maaşa ulaşmak için çalışmayı reddediyorlar. Bir de bu
rutine "12 taksitli satış reklamlarının etkisi eklenince biz mi yaşıyoruz yaşam
mı bizi kullanıyor sorunsalı ortaya çıkıyor. Freeganların felsefelerini
aktardığı internet sitesinde 'gönüllü işsizlik' başlığı altında bu sorunsalın
nedenleri şöyle açıklanıyor: "Bizler çalışan olarak şiddet, ölüm, yok etme
makinesinin çarklılarından biri haline gelmeyi reddediyoruz. Temel ihtiyaçlar
giderildiği zaman alınan ekstra maaşın hiçbir anlamı yok.
ULAŞIMDA DA FREEGANİZM
Freeganlar ekolojik dengeyi bozan taşıtlarla seyahat etmiyor. Kaykay, bisiklet
gibi çevre dostu araçlar onların da dostu. Sebze yağı ile çalışan arabalar ise
alternatif tercihleri. Freeganlar ev sahibi olmanın bir ayrıcalık değil o
kişinin yaşamdaki hakkı olduğunu
düşünüyor.
Onlar terk edilmiş ya da eve dönüştürülebilecek (ağaç kovuğu, karavan vs.) her
nesneyi yaşam alanı olarak kullanabiliyor.
'GÜÇLÜ BİR SEMBOL'
ABD'nin New York City kentinde açlıkla mücadele için faaliyet gösteren sivil
toplum örgütü The New York City Coalition Against Hunger'ın ulusal servis
koordinatörü J.C. Dywer ile görüştük. İşte Dywer'ın freeganizm ile ilgili
kişisel görüşleri: "Yaklaşık 1.2 milyon kişi New York'ta her zaman yeterli
yiyecek bulamadan açlık sınırında yaşıyor. Bana göre freeganizm 9 milyonluk New
York kentinde ne kadar yiyecek israfı yapıldığını ortaya koymak için en iyi
protesto yolu. Çözüm için geçerli bir yol değil. Herkes çöpe atılan yiyecekleri
yiyemez. Çünkü o yiyeceklerin var olması için ilk önce birilerinin onları satın
alması gerekir. Ancak freeganizm yine de güçlü bir sembol. Amerikan hükümetinin
daha eşitlik yanlısı politikalar çizmesi için de oldukça etkili bir politik
hareket."
Murat
KARPUZ
Sabah
04/06/2006